AA
Mimar Sinan'ın, her yönüyle mimari bir şaheseri olarak günümüze ulaşan Süleymaniye Camisi, yalnızca bir ibadet mekanı değil, 469 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal yaşamı aynı çatı altında toplayan kapsamlı bir külliye olarak İstanbul'un tarihine yön vermeyi sürdürüyor.
Anadolu Ajansının (AA) "İstanbul'un selatin camileri" isimli dosya haberinin bu bölümünde, Osmanlı'nın baş mimari Mimar Sinan'ın "kalfalık eseri" olarak nitelendirdiği Süleymaniye Camisi ele alındı.
Mimar Sinan'ın kendine özgü matematiğini kullanarak 7 yılda tamamladığı, İstanbul'un silüetinde mücevher gibi duran ve dış görünüşü kadar keşfedilmeyi bekleyen dehlizleriyle de önemini koruyan Süleymaniye Camisi, heybetli kapılarından içeri girildiği andan itibaren ziyaretçilerine hissettirdiği manevi huzurun yanı sıra mimarisiyle de kendisine hayran bırakıyor.
Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1550-1557 yılları arasında yaptırılan cami, etrafında konumlanan medreseleri, darüşşifası, imareti, kütüphanesi, hamamı ve türbeleriyle Osmanlı şehir anlayışının en bütüncül örnekleri arasında yer alıyor.
Külliye bünyesindeki medreseler, asırlar boyunca İstanbul'u ilim merkezlerinden biri haline getirirken, darüşşifa ve imaret yapıları sosyal devlet anlayışının mimari karşılığı olarak hizmet verdi. Süleymaniye Camisi, bu yönüyle yalnızca dini değil toplumsal bir merkez işlevi de gördü.
Fatih'te, Haliç'e hakim konumu ve İstanbul silüetindeki belirleyici rolüyle öne çıkan Süleymaniye Camisi, günümüzde de yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği tarihi yapılar arasında bulunuyor. Külliye, ibadet edenlerin yanı sıra araştırmacılar, öğrenciler ve mimarlık tarihine ilgi duyanlar için canlı bir kültür mirası olma özelliğini koruyor.
Osmanlı döneminde yüksek öğretim merkezi olarak faaliyet gösteren medreselerin bir bölümü, günümüzdeki restorasyonların ardından İstanbul'daki üniversiteler ve araştırma kurumları tarafından bilimsel faaliyetler için kullanılıyor.
Külliye'nin birinci ve ikinci medreselerinin kitaplık haline getirilmesiyle oluşturulan "Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi" ise sahip olduğu nadir koleksiyonlarla araştırmacılara hizmet vererek geçmişten bugüne ilim geleneğinin devamlılığını sağlıyor.