Sağır ve dilsiz olmak kader değil

Doğumda ve sonradan ortaya çıkan işitme kaybı cerrahi yöntemler, tedavi ve düzenli takiple kader olmaktan çıkabiliyor.

HABER MERKEZİ

3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü nedeniyle İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinin ev sahipliğinde bir araya gelen uzman hekimler, işitme kaybının önlenebilirliği ve tedavisi konusunda gelinen son aşamayı ve Türkiye'deki durumu ortaya koydular.

Uluslararası Koklear İmplant Derneği adına bir açıklama yapan Başkan Prof. Dr. Mahmut Tayyar Kalcıoğlu, doğumda var olan işitme kaybının, zamanında teşhis edilip önlemlerin alınması ve bir yaş civarında gerekli görülen çocuklara koklear implant cerrahisi ile giderilebildiğini, böylece işitme ve ona bağlı konuşma engelinin tamamen önlenebildiğini açıkladı.

Sağır doğan ancak koklear implant ameliyatı ile işitme duyusuna tam olarak kavuşan çocuklara, 3 Mart işitme günü nedeniyle hediyeler takdim edildi.

Türkiye'de 2008 yılından itibaren tüm yeni doğan bebeklerin işitme taramasından geçirildiğini ve ülkemizin dünyada işitme taramasını en iyi yapan ülkeler arasında yer aldığını belirten Prof. Kalcıoğlu, koklear implant tedavisinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında devlet tarafından karşılanmakta olduğunu da vurguladı.

İLERİ YAŞLARDA DA İYİLEŞME MÜMKÜN

İleri yaşlarda işitme kaybına da değinen Prof. Kalcıoğlu, yavaş ilerlediği ve yaşlanmanın doğal parçası olarak görüldüğü için ihmal edilen bu durumun da önemli ölçüde düzeltilebilir olduğunu duyurdu. Prof. Kalcıoğlu, "Erken tanı ve uygun müdahale ile işitme kaybının etkileri önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Ayrıca ileri yaşta gelişen işitme kayıplarının önemli bir kısmı önlenebilir nedenlere bağlıdır. Yüksek sese maruz kalmak, ihmal edilen kulak enfeksiyonları, ototoksik ilaç kullanımı ve bazı sistemik hastalıklar işitme sağlığını tehdit etmektedir" dedi.

AKRAN EŞİTLİĞİ SAĞLANIYOR

Prof. Kalcıoğlu, "İşitme kaybı, özellikle çocukluk çağında erken tanı ve zamanında müdahale edilmediğinde; dil gelişimi, akademik başarı ve sosyal uyum üzerinde kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Oysa bilimsel veriler göstermektedir ki erken tanı, uygun cihazlandırma, koklear implant uygulamaları ve düzenli rehabilitasyon ile çocuklar akranlarıyla eşit eğitim fırsatlarına erişebilmektedir. Koklear implant teknolojisi, ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar ve yetişkinler için yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran, etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir" dedi.

TARAMA VE EĞİTİM ORTAMI ÖNEMLİ

Tedavi yönteminin dışında., düzenli takip, aile katılımı ve destekleyici eğitim ortamlarının da katkısını işaret eden Prof. Kalcıoğlu, "Yenidoğan işitme taramalarının sürdürülebilirliğinin sağlanması, okul çağında işitme taramalarının yaygınlaştırılması, toplum temelli erken müdahale programlarının güçlendirilmesi, rehabilitasyon hizmetlerine eşit ve erişilebilir ulaşımın sağlanması öncelikli hedefler olmalıdır" diye konuştu.

İŞİTME SAĞLIĞI İÇİN 4 ŞART

Prof. Kalcıoğlu, işitme sağlığı için şu önerilerde bulundu:

Yüksek sese uzun süre maruz kalmaktan kaçının.

Kulaklığın sesini çok açmayın ve uzun süre kullanmayın.

Çocukluk çağındaki kulak enfeksiyonlarını ihmal etmeyin.

İşitme ile ilgili en ufak şüphede mutlaka bir uzmana başvurun.