AKŞAM GAZETESİ
Toplumda en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan migren, yalnızca şiddetli baş ağrısıyla değil; bulantı, ışık ve sese hassasiyet, görme bozuklukları ve günlük yaşamı sekteye uğratan ataklarla da hastaların hayat kalitesini ciddi biçimde düşürüyor. Uzmanlara göre migren, "katlanılması gereken bir kader" değil; doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle kontrol altına alınabilen kronik bir hastalık. Migrenin sıklıkla diğer baş ağrılarıyla karıştırıldığını belirten Türkiye Akupunktur Derneği Başkanı Dr. Murat Topoğlu, doğru tanının tedavideki en kritik adım olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Murat Topoğlu, "Gerilim tipi baş ağrıları, sinüzit kaynaklı ağrılar ya da boyun problemleri migrenle karıştırılabiliyor. Migren genellikle tek taraflı, zonklayıcı karakterdedir ve ataklar halinde gelir. Bulantı, kusma ve ışığa hassasiyet eşlik ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır" diyor.
Akupunkturun yalnızca ağrıyı bastırmadığını vurgulayan Dr. Murat Topoğlu, "Biz migrenin altında yatan nedenleri hedefliyoruz. Dolaşım bozukluğu, kas gerginliği, stres yükü ve hormonal dengesizlikler birlikte değerlendirilir. Tedavi kişiye özel planlanır" diyor. Uzmanlara göre migren tedavisinde başarı, tek bir yöntemle sınırlı değil. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme, stres yönetimi ve tetikleyicilerden uzak durmak büyük önem taşıyor. Dr. Topoğlu bu noktada uyarıyor: "Hiçbir tedavi, hastanın yaşam tarzını göz ardı ederek kalıcı başarı sağlayamaz. Migrenle mücadele bir süreçtir ve disiplin ister." Akupunkturun mutlaka hekimler tarafından uygulanması gerektiğinin altını çizen Topoğlu, bilinçsiz uygulamalara karşı uyarıyor: "Akupunktur basit bir iğneleme işlemi değildir. Anatomik bilgi, klinik deneyim ve steril koşullar şarttır. Doğru ellerde uygulandığında son derece güvenli ve etkili bir yöntemdir." Türkiye Akupunktur Derneği Başkanı Dr. Murat Topoğlu, "Migrenle yaşamaya mahkûm değilsiniz; doğru tedaviyle ataklarınızı kontrol altına alabilirsiniz" diye ekliyor.
İLAÇLAR TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYABİLİR
Migren tedavisinde en sık başvurulan yöntemin ilaçlar olduğunu belirten uzmanlar, uzun süreli ve sık ilaç kullanımının farklı sorunlara yol açabildiğini vurguluyor. Dr. Murat Topoğlu, bu noktada tamamlayıcı tedavilerin önem kazandığını söylüyor: "Bazı hastalarda ilaçlar atakları baskılayabilir ancak sorunu kökten çözmeyebilir. Üstelik bilinçsiz ağrı kesici kullanımı zamanla 'ilaç aşırı kullanım baş ağrısı'na neden olabilir."
TETİKLEYİCİLERİ KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİR
Migren ataklarını başlatan faktörlerin kişiye özel olduğunu belirten Dr. Murat Topoğlu, stresin ilk sırada yer aldığını ifade ediyor: "Uykusuzluk, düzensiz beslenme, hormonal değişimler, açlık, yoğun stres, bazı kokular ve hatta hava değişimi bile migreni tetikleyebilir. Bu yüzden tedavi yalnızca ağrı anına değil, hastanın yaşam tarzına da odaklanmalıdır." Son yıllarda migren tedavisinde akupunkturun dikkat çekici sonuçlar verdiğini belirten Dr. Topoğlu, yöntemin etki mekanizmasını şöyle anlatıyor: "Akupunktur, sinir sistemi üzerinde düzenleyici bir etki yaratır. Endorfin ve serotonin gibi doğal ağrı kesici ve rahatlatıcı hormonların salgılanmasını artırır. Düzenli seanslarla migren ataklarının sıklığı ve şiddeti belirgin şekilde azalabilir."