Prof. Dr. Sabri DEMİRCAN
sabri.demircan@florence.com.tr
Beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon, D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.
Kötü kolesterol ve iyi kolesterol
*LDL kolesterol, kanda, kolesterolü taşıyan başlıca pakettir. Kanda yüksek olduğu zaman damarların iç yüzüne yapışıp, plaklar oluşturur. Kolesterol dışındaki bazı maddelerin de eklenmesiyle bu plaklar büyür. Damar sertliğinin oluşumunda önemli olan bu rolü nedeniyle LDL kolesterol kötü kolesterol olarak bilinir.
Kolesterol neden önemlidir?
Kalp ve beyin damar hastalığı, tüm toplumlarda ölümlerin en önde gelen iki nedenidir. Her iki hastalık aynı zamanda, sakat bırakıcı, belli oranda hastaların yaşam kalitesini değiştiren hatta bozan, tedavisi zor, uzun süreli ve maliyetli hastalıklardır. Bu hastalıkların oluşumunda damar duvarında oluşan yapısal bozulmalar ve nihayetinde damarlarda kan akımını engelleyen darlık veya tıkanmalar rol oynar. Kan kolesterol düzeyi belli oranların üzerine çıktığında, özel alıcıları tarafından kandan damar duvarı içine alınır. Burada biriken kolesterole vücudun oluşturduğu tamir mekanizması da eklenince, damar duvarında kalınlaşma, fonksiyonlarında bozulma ve sonuçta kan akımının olduğu lümende daralma gerçekleşir. Sonuçta, kalp ve beyin başta olmak üzere vücuttaki diğer organların beslenmesini sağlayan atar damarların organlara sunduğu kan miktarı az olacağından organlarda hasarlanma ve fonksiyon kaybı görülür. Bu süreçte, kolesterol yüksekliği tek başına rol almaz. Kişinin yaşı, cinsiyeti, diğer risk faktörlerini taşıyıp taşımaması, genetik hastalık eğilimi gibi faktörlerde önemlidir. Ancak doğruluğu net olarak ortaya konmuş olan, kişisel olarak damar hastalığı ile ilişkili risk taşıyan bireylerde uzun süreli kolesterol yüksekliğinin ileride kalp veya beyin damar hastalığına yakalanma olasılığının fazla olmasıdır. Yine iyi bilinen bir şey, kalp veya beyin damar hastalığı olan veya hastalık açısından risk taşıyan kişilerde yüksek kolesterol özellikle bazı ilaçlarla düşürüldüğünde, hastalığa yakalanma veya hastalıkla ilişkili yeni bir soruna maruz kalma olasılığı azalmaktadır.
Yapılması gerekenler
Genetik olarak yüksek kolesterolü olmayan kişilerde kolesterol düzeyleriyle ilgili sorun yaşanmasında bazı etkenler vardır. Bunlar, beslenme alışkanlığı, egzersiz alışkanlığı, diyabet (şeker) hastalığı ve başka nedenlerle kullanılan birtakım ilaçlardır. Kolesterol düzeyi yüksek olarak saptanmış kişilerde, eğer tedavi gerekiyorsa, başlangıçta ve hastanın tüm yaşamı boyunca bu faktörlere dikkat etmesi ve mümkünse düzeltmesi gereklidir.