Kışın antibiyotiğe değil probiyotiğe sarılın

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türkay Güncü, hastalıkları önlemenin ve daha hafif atlatmanın en etkili yollarından birinin bağışıklık sistemini güçlendirmek olduğunu belirtti.

AKŞAM GAZETESİ

Soğuk havanın üst solunum yollarının savunma mekanizmasını zayıflatmasıyla birlikte hastalıklara yakalanma riski de artıyor. Pendik Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türkay Güncü, hastalıkları önlemenin ve daha hafif atlatmanın en etkili yollarından birinin bağışıklık sistemini güçlendirmek olduğunu belirtti. Bağışıklık sisteminin önemli bir bölümünün bağırsaklarda yer aldığını ifade eden Dr. Güncü, "Sağlıklı bir mikrobiyota vücudun savunma gücünü doğrudan etkiliyor. Mikrobiyotayı güçlendirmenin en temel yolu ise beslenmeden geçiyor. Günlük ortalama 25–30 gram lif alımı mikrobiyota üzerinde oldukça olumlu etkilere sahiptir. Lifler kalın bağırsakta yararlı bakteriler tarafından fermente edilerek kısa zincirli yağ asitlerine dönüşür. Bu maddeler bağırsak mukozasını ve bariyerini güçlendirerek bağışıklık sisteminin daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" dedi.

SAĞLIKLI YAĞLAR BAĞIŞIKLIĞI DESTEKLER

Beslenmede fermente gıdaların mutlaka yer alması gerektiğini belirten Dr. Güncü, "Ev yapımı yoğurt, kefir, turşu ve tarhananın mikrobiyota için önemli bir kaynak. Ayrıca yeterli protein alımı, zeytinyağı ve omega-3 gibi sağlıklı yağların tüketimi de bağışıklık sistemini destekler. Doymuş yağ oranı yüksek besinlerin ise azaltılması gerekir. Gereksiz antibiyotik kullanımı ise mikrobiyotaya zarar veriyor. Yalnızca hekim önerisiyle kullanılmalı. Zorunlu durumlarda antibiyotik kullanımı sonrası 1–2 hafta probiyotik desteği alınabilir. Bunun yanında stres ve yetersiz uyku da mikrobiyal çeşitliliği azaltarak bağışıklığı olumsuz etkiler" dedi.