Burun tıkanıklığı şikayeti olan ve bunun için bir ameliyat planladığımız ya da ameliyat olmayı düşünen hastalarımızın en sık sorduğu sorudur. Gerçekten de yapılacak müdahale ile tek seansta sorunun çözülmesini istemekte haklıdırlar. Çok kolay gözüken ve küçük bir ameliyat gibi algılanan burun eti cerrahisi, aslında burundan nefes almak gibi çok önemli bir fonksiyonun değişmesini ya da düzelmesini sağlar. Peki, burun etleri ne işe yarar? Burun etleri, burun içince her iki burun deliğinde bulunan üst üste sıralanmış, içlerinde ince bir kemik içeren yapılardır. Aslında üç adettirler, ancak nefes alma ile ilgili olan en alttaki burun etidir. Diğerleri daha çok sinüs yapılarının yanında yer alırlar ve bunların fonksiyonu, işlevi ile ilgili görevleri vardır. Burun etleri nefes ile aldığımız havayı akciğerlerimize gitmeden ısıtmak, nemlendirmek ve biraz filtre ederek temizlemek ile görevlidirler. Bir çeşit klima, ısıtıcı ya da kalorifer gibi çalışırlar. Akciğerlerimize her zaman temiz ve sağlıklı bir havanın gitmesini sağlarlar. Daha önceleri uzmanlar, burun etinin tamamına yakınını keserek çıkartırlar ve burun içinde geniş bir hava pasajı oluştururlardı. Pratikte çok işe yarayacağı sanılsa da aksine hastaların burun tıkanıklığı yakınmaları geçmez, hava nemlenemeyip burun içinde oluşan akıntıları kurutarak oldukça fazla miktarda kabuklanma oluşmasına ve bazen kötü kokuya neden olurdu. Bu yüzden bu yöntem artık terkedildi. Burun içi hava pasajını içinden geçen havanın ısıtılması nemlenmesi ve temizlenmesine olanak verecek şekilde yapılmaya başlandı. Bu, anatomik ve fizyolojik olarak çok uygun bir yöntemdi, ancak bunda da bu yeterliliği sağlamanın kriterlerini elde etmek zordu. Burun etinin sadece yumuşak doku olan bölümüne, örneğin radyo frekans ile küçültülme yapılsa her zaman için tekrar büyüme riski vardı. Eğer hastada allerji gibi burun içi akıntının ve hareketin fazla olduğu hastalıklar varsa burun eti kolaylıkla tekrar büyüyebilirdi. O yüzden hastanın ek başka bir rahatsızlığı var ise bu da göz önüne alınarak her hastaya anatomik özelliğine göre bir yöntem seçmek en uygunu olurdu. Yapılan tüm bu çalışmalar ve klinik araştırmalar neticesince burun etleri cerrahisine yeni yöntemler girmeye başladı. Örneğin radyo frekans ile başarılı sonuçlar alındı. Radyo frekansa ilaveten burun eti içindeki ince kemik parçanın çıkarılması da yöntemlere ilave edildi ve böylece hem yeterli fizyolojik bir pasaj sağlanırken hem de burun etinin tekrar büyümesine engel olundu. Yine de yöntemi hastaya ve hastalığa göre karar vermek gerekmektedir. Bazı durumlarda burun etlerine yapılacak müdahaleyi en düşük seviyede tutmak ve ikinci bir seansta örneğin sadece radyofrekans yaparak sorunu çözmekte yarar vardır. Yıllara dayanan tecrübelerime göre, her zaman için 'hastalık yok hasta vardır' prensibini göz ardı etmeyerek, hastanın hastalığı anatomisi ve beklentilerine göre hareket edilmesi gerektiğine inanıyorum.