AKŞAM GAZETESİ
Hareketsiz yaşam, fazla kilo, ağır kaldırma, kazalar ve genetik yatkınlık bel fıtığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Fizyoterapist Burak Deste, bel fıtığının omurgadaki disklerin kayarak sinirler üzerine baskı yapmasıyla oluştuğunu belirterek, "Disk siniri sıkıştırdığında vücut hemen alarm verir ama çoğu kişi bu sinyalleri görmezden geliyor" dedi. Fizyoterapist Burak Deste, bel fıtığında görülen temel belirtileri şöyle sıraladı: "Yanma, uyuşma ve karıncalanma, bacak kaslarında güçsüzlük, ayakta ya da bacakta keskin zonklayıcı ağrı, his azalması ve his kaybı... Bu beş belirti ortaya çıktıysa artık sinir etkilenmiş demektir. Bu noktada beklemek hastalığı büyütür."
HAREKETSİZLİK FITIĞI PATLATIR
Günümüzde bel fıtığının hızla arttığını vurgulayan Burak Deste, "İnsanlar saatlerce masa başında hareketsiz oturuyor, kilo alıyor, kaslar zayıflıyor. Zayıf kas, diski koruyamaz. Bu da fıtığın oluşmasını hızlandırır" dedi. Toplumda ciddi bir bilgi kirliliği olduğunu belirten Deste, "Hastalar genelde ancak ağrı dayanılmaz hale gelince geliyor. Oysa erken yakalanan bel fıtığı, çoğu zaman ameliyatsız çözülebiliyor" ifadelerini kullandı. Tedavinin gecikmesinin çok ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Deste, şunları söyledi: "Sinir uzun süre baskı altında kalırsa kaslar zayıflar, kalça ve diz eklemleri etkilenir, kişi yürümekte zorlanır. Daha ileri evrede ayak düşmesi, hatta felç riski bile ortaya çıkabilir." Bel fıtığında ağrıların sadece belde değil, bacaklara yayılarak hissedildiğini belirten Burak Deste, "Öksürme, hapşırma, ıkınma gibi hareketlerle ağrı şiddetleniyorsa bu sinirin ciddi baskı altında olduğunu gösterir. Buna uyuşma ve güçsüzlük de eşlik ediyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir" dedi.
KİLO EN BÜYÜK DÜŞMAN
Yaşam tarzı değişikliğinin şart olduğuna dikkat çeken Fizyoterapist Burak Deste, "Fazla kilo, bel omurlarına binen yükü artırır. Hareketsizlikle bir- leştiğinde bel fıtığı kaçınılmaz olur. Yüz- me, pilates, yoga ve düzenli yürüyüş bel sağlığı için olmazsa olmazdır" dedi.
HER VAKA AMELİYATLIK DEĞİLDİR
Ameliyat korkusuyla doktora gitmeyen hastaların büyük bir hata yaptığını söyleyen Fizyoterapist Burak Deste, "Bel fıtığı vakalarının sadece yüzde 2–3'ü ameliyat gerektirir. Yüzde 97–98'i doğru planlanmış fizik tedaviyle iyileşir. Ama fıtık kanala taşmışsa veya kopma riski varsa cerrahi gerekebilir" diye konuştu.
FİZİK TEDAVİ OMURGAYI YENİDEN AYAĞA KALDIRIR
Bel fıtığının büyük bölümünün ameliyatsız tedavi edilebildiğini vurgulayan Deste, "Fizik tedavide bel fıtığı nedeniyle meydana gelen kas spazmlarının çözülmesi, ağrı nedeniyle ortaya çıkan hareketsizlikle gelişen ödemin ve ağrının giderilmesi için kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlar uygulanıyor. Tüm bunlara destek olacak nitelikte soğuk ve sıcak uygulamalar, vakum interferans, ultrason, lazer, elektrik akım ve manyetik alan tedavileri de etkili oluyor. Hastaların günlük hayatlarında zorlayıcı hareketlerden uzak kalması, eğilme, dönme gibi hareketlerinin kısıtlanması, gerekli tedaviler tamamlandıktan ve hasta kendisini daha iyi hissetmeye başladıktan sonra ise kasları ve omurgayı güçlendirecek bazı egzersiz programlarının fizik tedavi uzmanı gözetiminde yapılması gerekiyor" diye konuştu.