Salihi: İsrail’in amacı Türkiye’de Kürt bölgesi oluşturmak

IKBY’nin geçtiğimiz pazartesi günü düzenlediği referanduma Türkiye dâhil bölgesel aktörlerden sert tepkiler gelirken tartışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Peki, bölgede neler yaşanıyor. Amaç ve çözüm ne? Irak Türkmen Cephesi lideri ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Akşam Gazetesi’nden Pınar Işık Ardor’un sorularını yanıtladı. Salihi, İsrail’in Türkiye’nin de içinde olduğu gizli hedeflerini anlattı ve çözüm olarak ANKARA-BAĞDAT-TAHRAN yakınlaşmasından bahsetti. Salihi, Bağdat yönetimine de seslendi.

1

PINAR IŞIK ARDOR

IKBY referandumu tartışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bölge ülkelerinin büyük çoğunluğu haritada bir Kürt devleti istemiyor. Türkiye referanduma çok sert şekilde karşı çıktı. Yaptırımlar olacak. Bu süreç nasıl başladı?

“1959 KATLİAMI YOK SAYILDI, BUGÜNE GELDİK”

Bölgede bu adım çoktan atıldı aslında yani yeni mesele değil. 1927’de petrolün keşfedilmesiyle süreç başladı. Kuzey Irak’tan Kürtler, Kerkük ve diğer Türkmen bölgelerine akın ettiler. Bunu herkesin önceden takdir etmesi lazımdı. Özellikle 1959 senesinde yaşanan katliam bugünün bir macerasıydı. Maalesef o zaman Türk basını bile 1959 katliamını göz ardı ettiler. Bağdat yönetimine karşı Saddam döneminde yine de biz imkân dâhilinde direniş hareketleri kurduk. Kürtlerde Kuzey Irak’ta kurdular ama onlar farklı bir şekilde muhtariyet kanunundan Erbil, Süleymaniye ve Duhok’ta bir otorite kurdular kendilerine. O zaman Ankara’daki yetkililerin bunu hissetmesi lazımdı. Çünkü 1974’de atılan adımla üç vilayete özerklik verildi. Saddam döneminde yaşandı bunlar. İşte tüm bunlar bugünün hazırlığıydı aslında

Sn. Başbakan bu bir tiyatro dedi. Oyuncuları ve ne sergilediklerini anlatır mısınız?

“İSRAİL’İN BÖLGEDE BÜYÜK PROJELERİ VAR”

Bu bir tiyatroysa oyuncuları belli ve o oyuncular kesinlikle bu işi doğru bir tiyatro olarak gerçekleştirdiler. Maalesef herkes yeni oluşum gibi algıladı. Şu anda bu bölgede İsrail’in büyük projesi var. Özellikle Suriye’yi parçalamak. Bunun yanında Suudi Arabistan’da Katif bölgesi var. Katif bir Şii bölgesidir. Orada bazı sorunlar yaşanıldı. Şii- Sünni sorunu yarattılar orada da. Amaç şu; gizli servisler imkân dâhilinde oraya gelecekler. Ve yine o servisler orada Şii Bölgesi’nden Mekke’ye, Medine’ye, Krallığa karşı o bölgeyi kullanabilirler.

“O GÜÇ TÜRKİYE VE İRAN’I PARÇALAMAK İSTİYOR”

Yine aynı ülke Türkiye’nin, İran’ın içini parçalamak isteyebilir. İran’da ne var? Araplar, Türkler, Kürtler var her şey var orada. İsrail belki de İran’ın yanında da olabilir. Bu gibi meseleleri çok dikkatli gözlemlemeli. İllaki iş başa düşünce herkes dikkate aldı ama daha önce olmalıydı

“Barzani’nin başına yeni maceralar gelecek”

 Bu müreffeh hayattan Kürtleri yine dağlara gönderecek. Yani başa dönecek 1950-60’lar senesinde yaşadıklarına. Barzani’nin başına Irak, Türkiye, İran’ın eliyle yeni maceralar gelecek.

Merkezi Bağdat Hükümeti ile gergin ilişkimiz özellikle Abadi’yle ve İran ilişkimiz.Bu referandumla işler değişti. Bunun devamı olur mu? Olmalı mı?

ANKARA-TAHRAN- BAĞDAT ANLAŞMAZSA BÜTÜN PROJELER SUYA DÜŞER

Biz her zaman söyledik ama yanlış anlaşıldık. Bunu açıkça söylüyorum. Sn. Cumhurbaşkanı Irak’a geldiğinde 2011 senesiydi. Bağdat’ta görüştük kendisiyle. Sn. Cumhurbaşkanı o zaman başbakan’dı. O zaman ‘Sn. Başbakanım dedim şimdiden 5 ilden 7 ile kadar bu durum öyle giderse Türkmenler Irak’tan silinirler. Sn. Başbakan nasıl diye sordu?’ Fiilen bizim başımıza DEAŞ belası geldi. Biz bu günlere geldik. Sn. Cumhurbaşkanı şu an çok ciddi şekilde bu meseleyi takip ediyor.

 Bizim için Irak’ın Türkiye ile ilişkilerinin iyi olması önemlidir. Özellikle 2008-2009 senelerinde ekonomik gelişmeler, şirketler yolunda gidiyordu. Sonra birileri girdi içeriye. Orada Bağdat’la Ankara’nın ilişkilerini bozmak istiyor. Birileri istedi bunu Irak içinden bazı kişiler. Buna Türkiye’nin dikkat etmesi gerekiyor. Ortak projeler için Ankara- Bağdat- Tahran ilişkisi çok anlamlı. Mesela Tahran- Ankara ilişkilerini de bozmakta istediler. Şii- Sünni mezhep kavgası yaratarak amaçlarına ulaştılar. Şii-Sünni kavgasından Kürtler yararlandı. Ve özellikle de bu günler o mezhep kavgasının neticesinde yaşandı. Şii- Arap diye Sünni- Arap diye hatta Arap diye bir şey kalmadı bundan da Kürtler yararlandı. Bizim de korkumuz hep bu oldu. Sürekli onu söylüyorduk ki; bu bölgede özellikle Kuzey Irak’ta hiçbir siyaset hiçbir strateji gerçekleşmez Ankara- Tahran- Bağdat anlaşmadıysa. Bu anlaşma olmazsa herkesin projesi suya düşebilir.

Kerkük, DEAŞ tehlikesine karşı peşmerge güçlerinin kente konuşlanmasıyla fiilen Kürt yönetiminin kontrolüne geçti. Halkın can güvenliği önemli soru.  Kürtler, Araplar ve Türkmenler arasında bir etnik çatışma yaşanabilir mi?

“ÇİZDİLER, OYNADILAR KÜRTLERİ GÜÇLENDİRDİLER”

DEAŞ projesinden önce Irak’ta sadece Kerkük değil Ortadoğu’da bir kaos yaratılmak istendi. Önce El-Kaide terör örgütü Suriye ve Irak’a giriyorlar ondan sonra bir mezhep kavgası yaratıyorlar. 2014’de DEAŞ’ı getiriyorlar. 2017’de DEAŞ’i çıkartıyorlar. Bakınız DEAŞ getirildi ve sonrasında çıkarıldı. En son proje yani DEAŞ sonrası 3. Proje; peşmergenin anlaşmazlık bölgelerine getirilmesi. DEAŞ vesilesiyle Irak ordusunun silahlarını Kürtlere teslim ettiler. Kürtler güçlendiler. Ekonomik olarak da güçlendiler. Yatırımlar ona göre oldu. Bunların hepsi belli başlı şekilde çizildi, uygulandı. Eninde sonunda en son projeleri Irak’ın toprak bütünlüğünü bozmak ve hem Suriye hem Irak hem Suudi Arabistan hem İran hem Türkiye hedef haline getirildi.

Irak’tan sonra bağımsızlık halkasına PYD-YPG kontrolündeki Kuzey Suriye eklenir mi?

“15 YIL SONRA TÜRKİYE’DE KÜRT BÖLGESİ OLUŞTURMAK İSTEYECEKLER”

Şimdi Suriye’de YPG’nin bölgesinİ hazırlayan gizli serviler Irak’ın da içinde Kürt Bölgesi hazırlıyor. Gelecekte İran’ının da 15 yıl sonra Türkiye’nin de içinde bunu yapmak isteyecekler. Biz gözümüzün önünde görüyoruz bunları. Kürtlerin hakkının karşısında değiliz kimse değil. Kürt’te, Türkmen’de, Arap’ta hakkını alsın. Yeter ki Kürt Türkmen’in hesabından almasın ya da tersi de olmasın.

“ABD, YPG’YE “SEN GEL AL BURAYI” DİYOR”

Telebyad Suriye’nin Türkmen bölgesidir. Ne oluyor orada? Oraya DEAŞ getiriliyor. Türkmenleri çıkartıyorlar Türkiye’ye geliyorlar. Sünni Arapları çıkartıyorlar Rakka’ya gidiyorlar. Sonra ABD orayı bombalıyor. YPG’ye söylüyor ‘sen gel burayı al’ diye. YPG geliyor orayı alıyor. Artık Telebyad bir PKK bölgesi oluyor. Bunlar belli başlı bir projenin adı altında gerçekleşiyor. Aynısı bizim bölgelerimizde oldu.

Referandum sonuçlarının açıklanmayacak olması beklemede kalmalar, Barzani’den yumuşak Türkiye açıklamalarının arka planında ne var?

Kendisi meydan okumuş gibi oldu kamuoyuna karşı. ABD’ye Avrupa’ya ve komşu ülkelerine. Ama Neçirvan Barzani yumuşak bir siyaset kullanmaya başladı. Yavaş yavaş Türkiye’yi sakinleştirmeye çalışıyorlar.

“PETROL, IRAK MERKEZİ HÜKÜMETİ ÜZERİNDEN GELMELİ”

Bu bölgede petrol satışını Irak Merkezi Hükümeti üzerinden Türkiye gerçekleştirmiş olursa artık tekrar KDP gücünü kaybedip ve Türkiye’nin de isteklerini kabul etmiş olur. Ama tekrar Türkiye’den başka bir kanal gelip ticareti ve oraya bir egemenliği oraya bir gücü takdim ederse ki;  bunu Sn. Cumhurbaşkanı Tayyip Bey’de kabul etmez. Burada bir Türkmen otoritesi tehlikeye gidiyor. Kerkük olsun Tuzhurmatu olsun biz toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim bu toprak bütünlüğü istememizden Türkiye’de bir zarar görmeyecektir.

“TAHRAN-ANKARA BİRBİRİNE ADIM ATMALI”

En iyi adım Bağdat- Ankara ilişkilerinin iyi olması. Irak Parlamentosunda Abadi’ye Kerkük’le anlaşmazlık denilen bölgeyle ilgili yetkinin sunulması önemli bir adımdır. Kürtler referandumu yapmadan önce uzlaşı, masa başında oturmayı denemiş olsaydılar daha iyi bir adım olurdu. Ama burada tekrar hatırlatmak isterim. Tahran- Ankara birbirlerine adım atmadıkları takdirde zarar çeker her iki ülke.

“IRAK HÜKÜMETİNE SESLENİYORUM”

Bizde Irak Türkmenleri olarak eğer Bağdat yönetimi ciddi şekilde bizim yanımızda olmadığı takdirde ve Türkmenlerin can güvenliğini korumadığı takdirde bizim de önümüzde başka kapılar var çalmak için

Hangi kapı bunlar? Tam olarak ne demek istediniz?

“OLMAZSA BAŞKA MESELE DOĞACAK”

Biz bütün isteklerimiz Bağdat’tan istiyoruz. Vermedikleri takdirde o destek için kesinlikle başka kapılar vardır. Uluslararası kapılar, hukuki yollar vardır ve diğer yollar da vardır. Kastımız odur. Önceden biz Bağdat’tan hukuki yollarla, Irak Parlamentosu yoluyla Başbakan’a verilen yetkiler vesilesiyle taleplerimiz istiyoruz. Olmadığı takdirde başka mesele doğacak