HABER MERKEZİ
İslam dininin beş temel şartından biri olan oruç ibadeti, Müslümanlar için belirli vakitler arasında yerine getirilen temel bir ibadet olarak kabul edilir. Şafak vaktinden gün batımına kadar ibadet bilinciyle sürdürülen bu süreçte, niyet edildikten sonra orucun geçerli bir mazeret olmaksızın sonlandırılması fıkhî açıdan ciddi sonuçlar doğurur. Oruç bozmanın günahı nedir?
ORUÇ BOZMANIN GÜNAHI NEDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun resmî açıklamalarına göre, Ramazan orucuna niyet ettikten sonra hiçbir makul ve dinî mazereti (hastalık, yolculuk vb.) bulunmaksızın bilerek yemek, içmek veya cinsel ilişkide bulunmak büyük günahtır. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun konuyla ilgili yaptığı açıklama:
Orucu kasten, yani mazereti olmadığı hâlde bilerek bozmak, Ramazan'ın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber (s.a.s.), orucunu bu şekilde bozanların kefaret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir. (Buhârî, Savm, 30[1936]; Müslim, Sıyâm, 81-84 [1111]; ayrıca bk. Dârekutnî, es-Sünen, 3/167 [2308]; Serahsî, el-Mebsût, 3/73)
Oruç kefareti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu kefaretin yanında ayrıca tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/122-123)
KEFARET VE KAZA GEREKTİREN DURUMLAR NEDİR?
Orucun hangi şartlarda nasıl telafi edileceği, bozma eyleminin niteliğine göre değişkenlik göstermektedir. Diyanet'e göre bilerek yemek, içmek veya cinsel birliktelik yaşamak hem kaza hem de kefaret gerektirir. İşte kurum tarafından yapılan açıklama:
Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık) güneş batıncaya kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki "imsak"ın ihlal edilmesiyle oruç bozulur.
Başlanan Ramazan orucunun aşağıdaki fiiller sebebiyle bozulmasından dolayı hem kaza hem de kefaret gerekir:
a) Cinsel ilişkide bulunmak: Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak, her iki taraf için de kaza ve kefareti gerektirir.
b) Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefîlere göre kaza ve kefareti gerektirir. (İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 2/409-411) Şâfiîlere göre ise bu durum sadece kazayı gerektirir. (Şirbînî, Muğni'l-muhtâc, 2/177-178)
FİDYE VE KEFARET FARKI
Yaşlılık, kronik hastalık veya sürekli tedavi gerektiren durumlar nedeniyle bu kefaret orucunu tutmaya gücü yetmeyen kişiler için alternatif yol, 60 fakiri doyuracak kadar fidye vermektir. Bu, kişinin gücü ölçüsünde sorumluluğunu yerine getirmesi anlamına gelir.
Ancak fidye, her durumda kefaretin yerine geçmez. Bilerek oruç bozan kişi için asıl hüküm kefarettir; fidye yalnızca gerçekten güç yetiremeyenler için geçerlidir.