Merve Kantarcı Çulha
Ramazan, sadece manevi bir arınma değil, aynı zamanda vücut için kapsamlı bir biyolojik yenilenme süreci sunuyor. Ancak bu sürecin karaciğer dostu bir detoksa mı yoksa organı yoran bir yüke mi dönüşeceği, tamamen beslenme tercihlerine ve mevcut hastalık evresine bağlı.
Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ender Dulundu, karaciğer hastaları için orucun etkilerini anlattı.
Dulundu, özellikle metabolik karaciğer yağlanması (MAFLD) olan bireylerde orucun karın içi yağlanma indeksini düşürdüğüne dair 2025 ve 2026 yılına ait uluslararası güncel çalışmalara dikkat çekti.
Orucun vücuda faydaları neler?
Oruç, metabolik, endokrin, bağışıklık ve nörolojik yolları hedefleyerek insan sağlığı üzerinde geniş kapsamlı faydalar sağlar.
Stres adaptasyon yanıtlarını aktive eder, hücre içi enerji jeneratörleri olan mitokondriyal verimliliği artırır, insülin duyarlılığını iyileştirir ve sistemik inflamasyonu düşürür. Bu hücresel etkiler, vücut kompozisyonunda iyileşme, glisemik ve lipid kontrolünde iyileşme, kan basıncında düşüş ve bağışıklık direncinde güçlenme gibi somut klinik sonuçlara dönüşür.
Ancak belli bir hastalığı olan kişilerde hastalar ve hekimler arasında bilinçli ortak karar alma ve risk azaltma stratejileri, oruç tutmanın güvenliğini artırmak ve belirli sağlık sorunları olan kişilerde önlenebilir komplikasyonları engellemek için çok önemlidir.
İftar ve sahur düzeni karaciğerin yükünü hafifletir mi? En sık yapılan hatalar nelerdir?
İftar ve sahurda beslenme düzeni çok önemlidir. Doğru bir planlama ve yaklaşımla karaciğerin yağ metabolizmasındaki olumlu değişikliklerle kolesterol ve trigliserit düzeylerinde bir düşüş olabilecek iken aşırı ve dengesiz bir diyet tam tersi etki ile metabolik sendrom ve karaciğer yağlanmasına olumsuz etki yapabilir.
Tokluk için neler tüketilmeli?
Tokluğu artırmak için protein ve lif ağırlıklı yiyecekler ile minimum düzeyde işlenmiş besinsel değeri zengin gıdalara öncelik verilmeli ultra işlenmiş gıdaları mümkün olduğunca minimum seviyede tutulmalıdır.
Aşırı yeme ataklarını önlemek için bilinçli tempoyu (bilinçli yeme), tutarlı yemek zamanlamasını ve önceden planlanmış menüleri teşvik etmek fayda sağlayacaktır.
Özellikle obezite, insülin direnci veya düzensiz yeme alışkanlıkları olan bireyler için, her akşam besinlerin bu döngüsel olarak yenilenmesi, sirkadiyen ritmi güçlendirir ve hormonal dalgalanmaları optimize ederek iştah hormonlarını dengeler ve diyet kalitesini iyileştirir böylece fizyolojik faydaları güçlendirebilir.
Dengeli bir sahur karaciğeri nasıl etkiler?
Sonuç olarak; dengeli sahur, kontrollü iftar ve yeterli sıvı alımı karaciğerin insülin direncini, trigliserid yükünü ve inflamasyonu azaltabilir. Aksine uzun açlık sonrası ani ve aşırı yükleme karaciğeri zorlar.
En sık yapılan hatalar neler?
* İftarı çok hızlı açmak ve aşırı miktarda yemek
* Şerbetli tatlılar, beyaz ekmek, kızartmalar
* Sahura kalkmadan oruç tutmak
* Yetersiz su tüketimi
* "Oruçluyum" gerekçesiyle hareketsizlik
Karaciğer yağlanması olan hastalar Ramazan'da nelere dikkat etmeli? Oruç bu hastalarda olumlu/olumsuz sonuçlar doğurur mu?
Karaciğer hücrelerinde; iltihaplanma ve hücre ölümü ile karakterize, yağ birikimi (steatoz) ile birlikte ortaya çıkan bir durumu tarif eder.
Yapılmış olan uluslararası çalışmalarda MAFLD olup da oruç tutan kişiler incelendiğinde; kan kolesterol ve trigliserid düzeylerinde, karin içi yağlanma indeksinde (VAI) önemli bir azalma olduğu bildirilmiştir.
Ek olarak insülin duyarlılığını olumlu yönde etkilediği, vücut kitle indeksini düşürdüğü, inflamatuar mediatörleri azalttığı, karaciğer yağlanmasına bağlı olarak karaciğer enzimlerinde olan yükseklikleri olumlu yönde düzelttiği ve karaciğerde olan doku hasarında olumlu gerileme sağladığı gösterilmiştir.
Ancak tüm bu olumlu etkilerin ancak güçlü bir diyet kontrolü dengeli ve kontrollü bir beslenme ile sağlanabileceğini akıldan çıkartmamak gerekir.
Siroz hastalarında oruç tutma konusu çok merak ediliyor. Hangi evrelerde kesinlikle önerilmez, hangi durumlarda hekim kontrolünde değerlendirilebilir?
Karaciğer sirozu, normal karaciğer dokusunun fibrozis gösteren düzensiz dokuyla değişen oranlarda yer değiştirmesi ve karaciğerin işlevlerinde bozulmalara neden olması sonuçlanan bir hastalıktır.
Sirozda uzun açlık kas kaybı ve hipoglisemiyi tetikleyebilir. Aynı zamanda karında sıvı birikmesinde artışa, sarılığın şiddetlenmesine ve hepatik ensefalopati dediğimiz yarı koma hali ile ani yemek borusu mide kanamalarında artışa neden olabilir.
Child-Pugh B ve C sınıfına giren sirozlu hastalar Ramazan boyunca oruç tutmaktan kaçınmalıdır, ancak Child-Pugh A sınıfına girenler ise eğer adele kaybına sahip değillerse ve beslenme bozukluğuna bağlı problemleri yoksa belirli önlemlere uymaları koşuluyla yüksek riskli olarak oruç tutabilirler.
Karaciğer nakli olan hastalar oruç tutabilirler mi?
Son 12 ay içinde karaciğer nakli olmuş olan hastalar,
Nakil karaciğerde son 6 ayda doku reddi yasamış olan hastalar,
Nakil karaciğer fonksiyonları iyi olmayan, insülin bağımlısı nakil hastaları kesinlikle oruç tutmamalıdırlar.
Nakil karaciğerinde kısmen yetersizlik yaşayan kullandığı ilaçlara bağlı yan etkilere sahip ve diğer organlarla (örneğin böbrek yetmezliği gibi) ilgili sağlık problemi olan nakil hastaları oruç tutarlarsa organı kaybetme ile ilgili çok ciddi bir riski almış olurlar.