HABER MERKEZİ
İslam dininde ibadetlerin yerine getirilmesi, kişinin akıl sağlığının yerinde olması ve fiziksel gücünün elvermesi şartına bağlanmıştır. Ramazan ayı boyunca farz kılınan oruç ibadeti, sağlıklı bireyler için zorunlu bir görev teşkil ederken; geçici veya kalıcı rahatsızlıkları bulunan kişiler için dinen belirli kolaylıklar (ruhsatlar) tanınmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı, tıp biliminin verilerini ve dinî kaynakları esas alarak hastalık durumunda oruç tutmanın sınırlarını ve sonrasında yapılması gerekenleri vatandaşların bilgisine sunmaktadır. Bu rehberlik, bireylerin sağlıklarını riske atmadan manevi görevlerini yerine getirmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Peki, hastayken oruç tutulur mu?
HASTAYKEN ORUÇ TUTULUR MU?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun resmî kararlarına göre, hastayken oruç tutmamayla ilgili yer alınan açıklama;
İslâm dini, ilke olarak, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, bazı durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu belli şartlara bağlı olarak erteleme veya fidyesini verme konusunda bazı ruhsatlar getirilmiştir.
Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyrulmuştur: "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir yoksulu doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (el-Bakara, 2/183-184)
KRONİK RAHATSIZLIĞI BULUNANLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ?
Kalıcı ve kronik rahatsızlığı bulunan, yaşlılık gibi nedenlerle oruç tutma imkânı bulunmayan bireyler için İslam hukukunda farklı bir düzenleme mevcuttur.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verilerine göre, iyileşme umudu bulunmayan ve oruç tutamayan kişiler, tutamadıkları her gün için bir "fidye" vermekle yükümlüdür.