HABER MERKEZİ
İnsanoğlunun dünyanın bilinmezlerine ilişkin merakı çok uzun yıllardır sürüyor. Bu meraka bastığımız yerin altı da dahil. Hem Soğuk Savaş yıllarının rekabeti hem de bilim insanlarının daha derinleri inceleme amacı birleşince ortaya ürkütücü bir kuyu çıktı.
Rusya'nın Norveç sınırına yakın Murmansk bölgesinde, terk edilmiş bir proje sahasının kalıntıları arasında, paslı bir metal kapakla kaynaklanmış, sadece 23 santimetre çapında bir delik bulunur. Yerel halkın korkutucu efsanelerinden dolayı "cehenneme giden kuyu" olarak adlandırdığı bu nokta, aslında insanlığın yer kabuğuna attığı en derin imzadır: Kola Süper Derin Sondajı (SG-3).
Proje tam olarak Soğuk Savaş döneminin o meşhur rekabet ikliminde hayata geçirildi. Hatta bu çaba, o dönemde uzay yarışı kadar popüler olmasa da bilim dünyasında "Yer Altı Yarışı" olarak adlandırılıyordu.
Sondaj çalışmaları 1970 yılında, yani Soğuk Savaş'ın en yoğun olduğu dönemlerden birinde başladı. Sovyetler Birliği, ABD'nin 1958'de başlattığı ancak başarısız olduğu Mohole Projesi'ne bir cevap vermek ve teknolojik üstünlüğünü kanıtlamak istiyordu. Amerikalıların rakip projesi 1961'de Meksika'nın Pasifik kıyılarında başlatılan Mohole Projesi'ydi, ancak finansmanı 1966'da tükenmişti.
1970'te Sovyet bilim insanları tarafından başlatılan bu proje, petrol veya gaz bulmak için değil, bilimsel merakla hayata geçirildi. Hedef, yer kabuğunu anlamak ve yerin kilometrelerce altındaki katmanlar hakkında birinci elden veri toplamaktı.
12.262 METRE İNİLDİ, BEKLENMEDİK KEŞİFLER VARDI
20 yıl süren kazı çalışmaları sonucunda 1989 yılında 12.262 metre derinliğe ulaşıldı. Bu, Everest Dağı'nın yüksekliğinden çok daha fazladır. Ancak bilim insanları yerin altında beklemedikleri sürprizlerle karşılaştı.
Yaklaşık 9 kilometre derinlikte, daha önce bu derinlikte var olabileceğine ihtimal verilmeyen, sıvı suyla doymuş kırık metamorfik kayaçlar bulundu. Mühendisler yaklaşık 14.500 metreye inmeyi hedefliyordu, ancak 12 kilometrede sıcaklık 180°C ile 210°C arasına ulaştı. Bu, öngörülenin neredeyse iki katıydı.
Bu devasa sıcaklıkta 2,7 milyar yaşındaki kayalar artık sert bir kütle gibi değil, daha çok plastik gibi davranmaya başladı. Matkap uçlarının deforme olması ve fon yetersizliği nedeniyle sondaj 1992'de durduruldu.
Kola, hâlen dikey derinlik rekorunu elinde tutsa da dünya genelinde farklı amaçlarla açılmış devasa delikler mevcut.
"SÜRPRİZLERLE KARŞILAŞTILAR"
Kola, Guinness Rekorlar Kitabı'nda yer alıyor. Guinness'in sitesinde Kola ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:
"Kola sondajının amacı petrol veya gaz çıkarmak değil, Dünya'nın iç yapısının doğası hakkında birinci elden bilgi edinmekti. Sovyetler, özellikle yer kabuğundan geçen sismik dalgaları izleyen jeofizikçiler tarafından tespit edilen ve granit tabakalarının erimiş bazaltla buluştuğu yer olduğu düşünülen 'süreksizlik bölgesine' ulaşmak istiyordu. Araştırmacılar bazı sürprizlerle karşılaştı; süreksizlik bölgesinin aslında yerin yaklaşık 9 km (6 mil) altında, sıvı suyla doymuş çatlaklı metamorfik kayaçlardan oluşan bir bölgenin tabanında olduğunu keşfettiler. Bu durum, daha önce bu kadar derinlikte var olabileceği hiç tahmin edilmeyen bir bulguydu."