Tuna Nehri’nin güzelleştirdiği Budapeşte

Abdurrahman Cüneyd Fidancı

acuneyd@gmail.com

Macaristan’ın kültür, sanat, ticaret ve politik merkezi olan Budapeşte aynı zamanda Avrupa’nın da en genç ve dinamik kentlerinin başında geliyor. Birbirinden güzel iki yakadan oluşan bir kent Budapeşte… Şehri ikiye bölen Tuna Nehri, yüzlerce mağaralarında yer alan doğal termal hamamları, enerjik havası, canlı sokakları ve yemyeşil alanlarıyla yerli ve yabancı turistler için önemli bir destinasyon.  Budapeşte özellikle bahar ve yaz aylarında seyahat rotalarının başında geliyor.  Restoranlar, canlı sokaklar Peşte’de yer alırken, dağlık olan ve önemli tarihi binalar da Buda tarafında yer alıyor… 

KEYİFLE GEZECEKSİNİZ

İstanbul’dan her gün direkt uçuşların olduğu Budapeşte, Osmanlı egemenliğinde 150 yıl kalmış olmasına rağmen, pek bir iz bırakılmamış desek yanlış olmaz. Buda tarafında yer alan Gül Baba Türbesi önemli bir eser olarak günümüze kadar gelmiş. Gül Baba Türbesi ve çevresi şu anda TİKA tarafından restore ediliyor. Budapeşte bahar ve yaz ayları için keyif alınarak gezilecek bir kent. Metrosu dünyanın en eskilerinden. Bazı istasyonlar ve trenler ise çok sanatsal. Buda ve Peşte’yi birbirine bağlayan birbirinden güzel köprüler var. En önemlisi Zincirli Köprü. Mutlaka üzerinde fotoğraflar çekmelisiniz. Vaktiniz olursa mutlaka Tuna Nehri üzerinde tekne turu yapmalısınız. Ayrıca nehir kenarında bulabilirseniz, erkek görünümlü kız çocuğu heykelinin dizini okşadığınızda tekrar Budapeşte’ye geleceğinize dair inanış hâkim. 

TÜRK DAMAK TADINA UYGUN

Budapeşte mutfağına gelince Türk damak tadına uygun bir mutfak kültürü var. Yine Osmanlı’dan kalma kırmızı biber ve kahve kültürü çok yaygın. Birçok noktada paprika adı verilen kırmızı biber ve toz biber satışı göreceksiniz. Hediyelik olarak satılsa da almaya gerek yok çünkü daha iyisini başta İstanbul kapalı çarşı olmak üzere ülkemizin her yerinde daha iyisi var. Macarlar neredeyse tatlı dışında her yemekte paprika kullanırlar. En meşhur yemekleri gulaş çorbası. Etli patates yemeğinin biraz daha sulusu gibi. Hamur işleri, ekmek, acı ve baharat açısından ülkemize çok yakın. 

GEZİLECEK YERLER:

Parlamento ve Kraliyet Sarayı: Hayran kalacağınız muhteşem iki eser. Mutlaka gece ışıklandırılmış halini seyredin. 691 odalı binada, önde gelen liderler ve prenslere ait 88 heykel var. Parlamento binasına yakın yerde demirden ayakkabılar göreceksiniz. Bu ayakkabılar, 2. Dünya Savaşı sırasında Tuna Nehri kenarında sırtından vurulmuş Yahudilerin ayakkabılarını simgeliyormuş. Kraliyet sarayında ise Ulusal galeri, aslanlı avlu, Macar Ulusal Müzesi, Budapeşte Tarih Müzesi ile birlikte bahçeler, heykeller ve kuleleriyle mutlaka görülmeli.

Kahramanlar Meydanı: Macarların Avrupa’ya gelişinin 1000. yılında yapılmış ünlü bir meydan. Etrafında müzeler, ortasında heykeller var. Milenyum meydanı da deniliyor. Kahramanlar Meydanının arkasında da şehir parkı var. Vaktinize göre orayı da görebilirsiniz. 

Castle ve Gellert Tepesi: Turistlerin uğrak merkezi. Şehri panoramik açıdan en iyi görebileceğiniz ve en güzel fotoğrafları alabileceğiniz yer. Tepede bulunan heykel, 2. Dünya Savaşından sonra kısa dönem süren komünizme ait tek hatıra. Döneme ait tüm yapılar yıkılmış ama bu heykele dokunulmamış. Üzerine bir battaniye örtüp 3 gün kapatmışlar. Sonrasında ise özgürlüğün sembolü haline getirmişler. 

Margaret Adası: Tuna nehri ortasındaki ada, 100 bin metrekarelik geniş bir park alanı. Japon,     Fransız ve İngiliz bahçeleriyle görülmeye değer. 

Mattias Kilisesi: Macar Kralı Mattahias bu kilisede 2 kez evlendiği için ismini vermişler. 13. yüzyılda inşa edilen kilise kentin en eski eserlerinden. Osmanlı döneminde cami olarak hizmet vermiş daha sonra kiliseye dönüştürülmüş. 

Vaci Caddesi: Vaci Caddesi sadece yaya trafiğine açık olan, bir ucunda, sadece turistlerin değil yerel halkın da sebze, meyve, kasap ve hediyelik eşya ihtiyacını karşılayan kapalı bir pazar yeri var. Caddenin diğer ucunda ise çok şık bir meydan yer alıyor. Birçok kentte karşılaştığımız kilit bağlamalarını burada da göreceksiniz. Caddeye yakın yerde bulunan, şehrin en uzun yapılarından olan Szent İstivan Bazillikası dikkatinizi çekecek bir yapı.  

En ünlü caddesi Andrassy Ut: UNESCO tarafından koruma altına alınmış olan Andrassy Ut Caddesinin tarihi atmosferi görülmeye değer. İki tarafında mağazaların yer aldığı caddeyi gezerken opera binasını da görün. Görülmeye değer diğer mekanlardan Newyork Cafe'ye de hayran kalacaksınız.