Önce öğretmeni sonra babası en son katili oldu

7 gün önce kaybolan liseli 15 yaşındaki Ahmet Coşkun’un cesedi bir su kuyusunda bulundu. Annesi yıkılmıştı. Katili hiçbir şey olmamış gibi gözyaşı döküyordu.

ÖZKAN TAMİRAK

ozkantamirak@gmail.com
twitter: @OzkanTamirak

ANNESİYLE YAŞIYORDU

Karşıyaka’daki Atakent Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi Ahmet Coşkun annesi Elif’le birlikte yaşıyordu. Babasından ayrılmıştı. Başarılı bir öğrenci olan Ahmet öğretmeni Müştak M.’yi çok seviyordu. Bekar olan M. Ahmet’in annesinden çok hoşlanıyordu.

ELİF’TEN 7 YAŞ KÜÇÜK

Ahmet annesinin artık mutlu olmasını istiyordu. Öğretmeniyle annesinin arasını yapmak için çalışmalara başlamıştı. Sürekli annesine, "Keşke öğretmenimle evlenseniz" diyordu. Müştak öğretmen annesinden 7 yaş küçüktü. Oğlunun bu isteğine daha fazla kayıtsız kalamadı. Artık Ahmet’in çok sevdiği öğretmeniyle çıkıyorlardı.

AHMET’E KARDEŞ GELİYOR

Kısa süre sonra ikili evlenmeye karar verdi. Bu habere en çok Ahmet sevinmişti. Annesini evlendirmişti. Üçlü beraber yaşamaya başladı. Başlarda her şey çok güzel gidiyordu. Elif hamile kalmıştı. Ahmet’e kardeş geliyordu. Ama Müştak huzursuzdu. Elif’in oğluna bu kadar bağlı olması onu kıskançlığa sokmuştu.

ONDAN KURTULMALIYIM

Elif 4,5 aylık hamileydi. Ama Müştak sürekli hain düşünceler içindeydi. Ahmet’ten kurtulmalıydı. Yeni doğacak 

çocuklarını Elif ya Ahmet’ten az severse diye kendi kendine kuruyordu. O gün okulda dalgın bir haldeydi. Artık Ahmet’e nefretle bakmaya başlamıştı.

HADİ PİKNİĞE GİDELİM

Bugün dedesine gidecekti. Dedesinin evinden kendi evlerinde unuttuğu USB belleği alacaktı. Ahmet yola çıkmıştı. 

Müştak peşine takıldı. Bugün Ahmet’ten kurtulmalıydı. “Naber Ahmet?” diyerek karşısına çıktı. Üvey babasını karşısında gören Ahmet mutlu olmuştu. “Hadi bizim köye pikniğe gidelim” diyerek kandırdı. İkili ormanlık alana doğru girmişti.

SOPAYLA ÖLDÜRÜP KUYUYA ATTI

Herşeyden habersiz zavallı çocuk gülücükler atıyordu. Müştak montunun içine sakladığı sopayla Ahmet’i acımasızca vurmaya başladı. Ahmet kanlar içerisinde yere yığılmıştı. Cebinde getirdiği çuvala koyarak talihsiz çocuğu bir suyu kuyusundan aşağıya attı. Aşağıya doğru bakarak öldüğünden emin olmak istedi.

AHMET KAYIP

Müştak M., hiçbir şey olmamış gibi evlerine döndü. Ahmet’i sordu eşine. Elif, “Hâlâ gelmedi merak ediyorum” diye 
korkusunu dile getirdi. Zaman ilerliyordu ama Ahmet ortalarda yoktu. En yakın karakola giderek kayıp başvurusunda bulundular. Elif sürekli ağlıyor Müştak teselli etmeye çalışıyordu. Bazen de eşiyle timsah gözyaşları döküyordu. Ahmet’i arama çalışmalarına da katılıyordu. Müştak sakindi, bir katil paniği onda yoktu.

SİNYAL KÖYDE

Soruşturmayı İzmir cinayet masası polislerinden Levent takip ediyordu. Önce anneyi sonra üvey babayı dinledi. Ahmet’in cep telefonu son olarak Manisa’nın Recepli Köyü’nden sinyal vermişti. Levent ve ekipleri jandarmayla birlikte o köye doğru yöneldi.

BU CUMA BANA MESAJ ATMADIN

Müştak M., olayın ardından önce kendi sonra Ahmet’in cep telefonundan yaptıkları konuşmaları sildi. Ardından da hiçbir şey olmamış gibi cinayetten sonra “Canım oğlum bu cuma bana mesaj atmadın, seni çok özledim nasılsın?” diye mesaj gönderdi. Levent için bu önemli bir ipucuydu. Katil kendini belli ediyordu. Ama bu onu suçlamak için yeterli delil değildi.

AHMET ÇUVALIN İÇİNDEN ÇIKTI

7 gün olmuştu. Ahmet son olarak bu köydeydi. Levent, Müştak’ı şüpheli bulmuştu. Çünkü adam çok rahat hareket ediyordu. Polisler bir su kuyusu bulmuştu. İçinde çuval vardı. Levent, “çıkaralım bu çuvalı” dedi. Çuval açılınca içerisinde Ahmet’in cesedi bulundu. Peki kim attı onu buraya?

 HANGİ NALBUR?

Kurt polis Levent etraftaki nalburların incelenmesini istedi. Son zamanlarda kim çuval almıştı? Ekipler tek tek gezmeye başladı. 3 tane nalbur vardı. Hemen şehrin merkezindeki nalbur Ali polislere önemli bir bilgi verdi. “Son bir hafta içinde bir tane sattım” diyerek bir kişiyi tarif ediyordu.

KATİL ÜVEY BABA

Levent’in şüpheleri doğru çıkıyor gibiydi. Toplantıda “Katil üvey baba olabilir arkadaşlar” dedi. Cenazede Müştak’ın hareketlerini izleyeceklerdi. Polisler Ahmet’in cenazesine katıldılar. Eşinin koluna giren Müştak herkesten çok ağlıyordu. Bu katilin gizlenme psikolojisiydi. Levent, “Yarın sabah bu adamı emniyete alın” talimatı verdi.

KIZINA SARILDI, AHMET’İ DÜŞÜNDÜ

Cenaze bitmiş evde Kur-an okunuyordu. Bir ekip her ihtimale karşı kapının önündeydi. Levent’te kendi evine gelmişti. Ahmet’in feci ölümünü düşündü. 4 yaşındaki kızına sarıldı. Öptü, kokladı. Bir insan evladına nasıl kıyardı. Katili hapise tıkmanın zamanı gelmişti. Komiser Levent’in aklındaki tek şey Ahmet’ti.

YAKALADINIZ MI KATİLİ?

Sabah polisler Müştak’ı gözaltına aldı. O bunun gözaltı olduğunu anlamamıştı. “Yakaladınız mı oğlumun katilini?” diye pişkin pişkin polislere sordu. Levent’in sinirli olduğunu ekip arkadaşları fark etmişti. “Sokun şunu sorgu odasına” dedi.

NİYE ÇUVAL ALDIN MÜŞTAK?

Polis memuru Kenan odadaki ışıkları yaktı. Müştak’ı sandalyeye oturttu. Levent silahını odasına bıraktıktan 
sonra Müştak’ın yanına girdi. “Niye çuval aldın?” diye başladı sormaya. Müştakı ter basmıştı. “Ne çuvalı?” deyince Levent çıldırdı. “Ahmet’i öldürüp koyduğun çuval şerefsiz” diye bağırdı.

AHMET’İ ÇOK SEVERSE DİYE KORKTUM

Müştak ağlamaya başladı. Su istedi. Bu çözülmenin ilk sinyaliydi. “Anlat hadi neden öldürdün masum yavruyu?” Müştak itiraflara başladı.” Annesine aşık oldum ve evlendik. 4,5 aylık hamile. Ahmet’e eşim çok düşkün. Doğacak bebeğimizi onun kadar sevmez diye korktum. Sopayla vurarak öldürdüm. Taş dolu bir çuvalla kuyuyum attım. Olaydan sonra eşimi aradım. O işi hallettim dedim. O da bana Bunu daha sonra konuşalım dedi.” Dinleyen polislerin bile kanı donmuştu. Bunu yapan bir öğretmendi. Anne işin içindeydi. Ama Elif suçunu kabul etmiyordu.

MEZARINA GİDİP DUA OKUDU

Müştak ve eşi Elif tutuklanarak cezaevine konuldu. Bir hafta süren sıkıntı bitmişti. Olay tüm emniyeti etkilemişti. Çünkü bir çoğu babaydı. Levent emniyetten çıkarak Ahmet’in mezarına giderek dua okudu.