ÖZKAN TAMİRAK
ANNESİYLE YAŞIYORDU
Karşıyaka’daki Atakent Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi Ahmet Coşkun annesi Elif’le birlikte yaşıyordu. Babasından ayrılmıştı. Başarılı bir öğrenci olan Ahmet öğretmeni Müştak M.’yi çok seviyordu. Bekar olan M. Ahmet’in annesinden çok hoşlanıyordu.
ELİF’TEN 7 YAŞ KÜÇÜK
Ahmet annesinin artık mutlu olmasını istiyordu. Öğretmeniyle annesinin arasını yapmak için çalışmalara başlamıştı. Sürekli annesine, "Keşke öğretmenimle evlenseniz" diyordu. Müştak öğretmen annesinden 7 yaş küçüktü. Oğlunun bu isteğine daha fazla kayıtsız kalamadı. Artık Ahmet’in çok sevdiği öğretmeniyle çıkıyorlardı.
AHMET’E KARDEŞ GELİYOR
Kısa süre sonra ikili evlenmeye karar verdi. Bu habere en çok Ahmet sevinmişti. Annesini evlendirmişti. Üçlü beraber yaşamaya başladı. Başlarda her şey çok güzel gidiyordu. Elif hamile kalmıştı. Ahmet’e kardeş geliyordu. Ama Müştak huzursuzdu. Elif’in oğluna bu kadar bağlı olması onu kıskançlığa sokmuştu.
ONDAN KURTULMALIYIM
Elif 4,5 aylık hamileydi. Ama Müştak sürekli hain düşünceler içindeydi. Ahmet’ten kurtulmalıydı. Yeni doğacak
HADİ PİKNİĞE GİDELİM
Bugün dedesine gidecekti. Dedesinin evinden kendi evlerinde unuttuğu USB belleği alacaktı. Ahmet yola çıkmıştı.
SOPAYLA ÖLDÜRÜP KUYUYA ATTI
Herşeyden habersiz zavallı çocuk gülücükler atıyordu. Müştak montunun içine sakladığı sopayla Ahmet’i acımasızca vurmaya başladı. Ahmet kanlar içerisinde yere yığılmıştı. Cebinde getirdiği çuvala koyarak talihsiz çocuğu bir suyu kuyusundan aşağıya attı. Aşağıya doğru bakarak öldüğünden emin olmak istedi.
AHMET KAYIP
Müştak M., hiçbir şey olmamış gibi evlerine döndü. Ahmet’i sordu eşine. Elif, “Hâlâ gelmedi merak ediyorum” diye
korkusunu dile getirdi. Zaman ilerliyordu ama Ahmet ortalarda yoktu. En yakın karakola giderek kayıp başvurusunda bulundular. Elif sürekli ağlıyor Müştak teselli etmeye çalışıyordu. Bazen de eşiyle timsah gözyaşları döküyordu. Ahmet’i arama çalışmalarına da katılıyordu. Müştak sakindi, bir katil paniği onda yoktu.
SİNYAL KÖYDE
Soruşturmayı İzmir cinayet masası polislerinden Levent takip ediyordu. Önce anneyi sonra üvey babayı dinledi. Ahmet’in cep telefonu son olarak Manisa’nın Recepli Köyü’nden sinyal vermişti. Levent ve ekipleri jandarmayla birlikte o köye doğru yöneldi.
BU CUMA BANA MESAJ ATMADIN
Müştak M., olayın ardından önce kendi sonra Ahmet’in cep telefonundan yaptıkları konuşmaları sildi. Ardından da hiçbir şey olmamış gibi cinayetten sonra “Canım oğlum bu cuma bana mesaj atmadın, seni çok özledim nasılsın?” diye mesaj gönderdi. Levent için bu önemli bir ipucuydu. Katil kendini belli ediyordu. Ama bu onu suçlamak için yeterli delil değildi.
AHMET ÇUVALIN İÇİNDEN ÇIKTI
7 gün olmuştu. Ahmet son olarak bu köydeydi. Levent, Müştak’ı şüpheli bulmuştu. Çünkü adam çok rahat hareket ediyordu. Polisler bir su kuyusu bulmuştu. İçinde çuval vardı. Levent, “çıkaralım bu çuvalı” dedi. Çuval açılınca içerisinde Ahmet’in cesedi bulundu. Peki kim attı onu buraya?
HANGİ NALBUR?
Kurt polis Levent etraftaki nalburların incelenmesini istedi. Son zamanlarda kim çuval almıştı? Ekipler tek tek gezmeye başladı. 3 tane nalbur vardı. Hemen şehrin merkezindeki nalbur Ali polislere önemli bir bilgi verdi. “Son bir hafta içinde bir tane sattım” diyerek bir kişiyi tarif ediyordu.
KATİL ÜVEY BABA
Levent’in şüpheleri doğru çıkıyor gibiydi. Toplantıda “Katil üvey baba olabilir arkadaşlar” dedi. Cenazede Müştak’ın hareketlerini izleyeceklerdi. Polisler Ahmet’in cenazesine katıldılar. Eşinin koluna giren Müştak herkesten çok ağlıyordu. Bu katilin gizlenme psikolojisiydi. Levent, “Yarın sabah bu adamı emniyete alın” talimatı verdi.
KIZINA SARILDI, AHMET’İ DÜŞÜNDÜ
Cenaze bitmiş evde Kur-an okunuyordu. Bir ekip her ihtimale karşı kapının önündeydi. Levent’te kendi evine gelmişti. Ahmet’in feci ölümünü düşündü. 4 yaşındaki kızına sarıldı. Öptü, kokladı. Bir insan evladına nasıl kıyardı. Katili hapise tıkmanın zamanı gelmişti. Komiser Levent’in aklındaki tek şey Ahmet’ti.
YAKALADINIZ MI KATİLİ?
Sabah polisler Müştak’ı gözaltına aldı. O bunun gözaltı olduğunu anlamamıştı. “Yakaladınız mı oğlumun katilini?” diye pişkin pişkin polislere sordu. Levent’in sinirli olduğunu ekip arkadaşları fark etmişti. “Sokun şunu sorgu odasına” dedi.
NİYE ÇUVAL ALDIN MÜŞTAK?
Polis memuru Kenan odadaki ışıkları yaktı. Müştak’ı sandalyeye oturttu. Levent silahını odasına bıraktıktan
sonra Müştak’ın yanına girdi. “Niye çuval aldın?” diye başladı sormaya. Müştakı ter basmıştı. “Ne çuvalı?” deyince Levent çıldırdı. “Ahmet’i öldürüp koyduğun çuval şerefsiz” diye bağırdı.
AHMET’İ ÇOK SEVERSE DİYE KORKTUM
Müştak ağlamaya başladı. Su istedi. Bu çözülmenin ilk sinyaliydi. “Anlat hadi neden öldürdün masum yavruyu?” Müştak itiraflara başladı.” Annesine aşık oldum ve evlendik. 4,5 aylık hamile. Ahmet’e eşim çok düşkün. Doğacak bebeğimizi onun kadar sevmez diye korktum. Sopayla vurarak öldürdüm. Taş dolu bir çuvalla kuyuyum attım. Olaydan sonra eşimi aradım. O işi hallettim dedim. O da bana Bunu daha sonra konuşalım dedi.” Dinleyen polislerin bile kanı donmuştu. Bunu yapan bir öğretmendi. Anne işin içindeydi. Ama Elif suçunu kabul etmiyordu.
MEZARINA GİDİP DUA OKUDU
Müştak ve eşi Elif tutuklanarak cezaevine konuldu. Bir hafta süren sıkıntı bitmişti. Olay tüm emniyeti etkilemişti. Çünkü bir çoğu babaydı. Levent emniyetten çıkarak Ahmet’in mezarına giderek dua okudu.