İstanbul’un ‘huzur’ koruları

MEHMET EMİN DEMİREZEN

emin.demirezen@aksam.com.tr

Büyük şehirlerde yaşamak her zaman zordur. Çoğu zaman nefes almak için hep bir yerlere kaçarız. Ama İstanbul’un insan ve yapı yoğunluğundan sıyrılmak için şehirden çok uzaklaşmanıza gerek yok. Biz de sizler için kısa sürede ulaşabileceğiniz huzur dolu korulardan 3 tanesini seçtik. 

Ne eşsiz bir şehirdir ki İstanbul tam ortasından inci gibi bir Boğaz, Boğaz’ın etrafında da doğanın eşsiz huzuruna erişebileceğiniz mekânlar mevcut. Fethi Paşa, Emirgan ve Mihribat koruları da onlardan bir kaçı…  Buralarda gününüzün büyük bir kısmını geçirebilir, yeşilin maviyle buluşmasından doğan eşsiz bir güzelliği seyredebilir hatta denizin kokusunu içinize çekip asırlık çınarların gölgesinde doğanın iç sesiyle dinlenebilirsiniz. Sonra bir yürüyüş yapabilir, fotoğraf çekilebilir ve tarihi köşklerinde çay-kahve molası verebilirsiniz. İşte size o korulardan birkaç detaylar.    Emirgan Korusu   Sarıyer’deki Emirgan Korusu Sarıyer’in en güzel noktalarından birine konumlanmış durumda. Üstelik İstanbul’daki en geniş ağaç çeşitliliğine sahip de bir yerde. Koruya adım atar atmaz göletlerin ferahlığı, şelalelerin sesleri ve kuşların ötüşleriyle doğanın birçok özelliğini yansıtan şehir içinde bulunan ‘saklı bir cennet’ adeta. 43 bin hektar büyüklüğündeki büyük koruda birçok çiçeğin yanında yüzyıllık erguvan ve meşe ağaçları gibi türler mevcut. Korunun hikâyesiyse şöyle: 17. yüzyılda Revan seferine çıkan 4. Murat, Revan Kalesi’ni fethettikten sonra kale kumandanı Emir Mirgünoğlu’nu affederek Emirgan’da oturmasına müsade etmiş. Emirgan’ın adı da işte tam buradan geliyor. Koruyu 19. yüzyıl ortasında Hidiv İsmail Paşa kullanmış, 1943 yılındaysa tamamen halka açılmış. Emirgan Korusu, mekânlar ve etkinlikler açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahip. Koruluk içerisinde biyolojik gölet, şelaleli havuz, mesire alanları, çocuk oyun parkları, kafe, lale müzesi bölümleri ve Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk olmak üzere üç tarihi köşk de bulunuyor.    Mihrabat Korusu    İstanbul’un en güzel yeşilliklerine sahip Beykoz’da hafta sonunu geçirebileceğiniz ve kahvaltı edebileceğiniz harika bir yer var. Mihrabat Korusu… Beykoz’un Kanlıca semtinden, Boğaziçi’ne ve onu bir kolye gibi süsleyen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne bakan bu yer, Anadolu yakasının en güzel manzarasına sahip, huzur dolu bir mekân. 210 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu koru, mekânlar ve etkinlikler açısından diğer korulara göre biraz küçük kalıyor. Bu durumun var olması korununun diğer korulara nazaran daha sakin bir yer olmasını sağlıyor. Yürüme ve koşu parkurları, oturma alanları, mesire alanı, seyir terasları ve çocuk parkları bulunan koru vakit geçirmek için çok ideal bir nokta. Mihrabat Korusu, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızı Rukiye Hanım’a yüz görümlülüğü olarak hediye edilmesinden mi kaynaklanıyor bilinmez, burası nişan, düğün ve birtakım davetler için sıkça tercih edilen bir mekân. Koruya sadece gezmeye gelenler için de sabah kahvaltısından akşam yemeğine, Türk mutfağının mükemmel örnekleri sunan iki kafe ve restoran mevcut. Doğayla iç içe koru, çocuklu aileler içinde ideal bir nokta. Çünkü oyun parkları, spor alanları, labirentler gibi çocukların oyun oynayacağı birçok eğlence unsuru da söz konusu.     Fethi Paşa Korusu   İstanbul’un Üsküdar ilçesine bağlı Kuzguncuk semtinde yer alan koru giriş tarafında kısmen görülen deniz manzarası, tepeye çıkınca alabildiğine genişleyip şaşırtıcı bir panoramik tabloya dönüşüyor. İsmini Osmanlı vezirlerinden Fethi Ahmet Paşa’dan alan koru Boğaz’ı çok detaylı bir şekilde görmesiyle ün salmış durumda. Bol yeşilliği sahip, deniz ve havanın güzel atmosferinde kendinizi rahat hissedebileceğiniz İstanbul’un eşsiz noktaları arasında yer alıyor. 134 bin metrekare geniş bir araziye kurulan koruda çocuk oyun alanları, basketbol sahası, süs havuzları ve küçük bir şelale de mevcut. Seyir terası şeklinde yapılan küçük asma köprüsü Boğaz’ın eşsiz manzarasına bakıyor. Korunun girişindeki tarihi konak, Fethi Paşa Sosyal Tesisleri adıyla bir kafe-restoran olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletiliyor. Haftanın yedi günü serpme kahvaltı ve tabak kahvaltı bulabilirsiniz. Tabii hafta sonları önceden rezervasyon şart! Kafe kısmında atıştırmalık lezzetler ön plana çıkarken restoran bölümündeyse Türk mutfağından birçok eşsiz lezzet yer alıyor. Bir de bu korunun en büyük özelliği diğer korulardan daha çok gelin ve damatların fotoğraf çekimlerine ev sahipliği yapması. Bir yandan kahvaltınızı yaparken bir yandan da unutulmaz düğün fotoğraf karelerine girebilirsiniz.