Futbolda umudumuz var

ENDER EREN

endereren@gmail.com

Tüm dünyanın yakından takip ettiği 2018 Dünya Kupası başladı. Geniş kitleler tarafından takip edilen turnuva, ilk kez kullanılacak teknolojik yeniliklere sahne oluyor. Başta Video Yardımcı Hakem olmak üzere Elektronik performans takip sistemi, 5G teknolojisi, NFC’li turnuva topu ve daha birçok yenilik turnuvaya damgasını vurdu. 

Diego Costa’nın İspanya Portekiz maçında 3-3 berabere kaldığı karşılaşmada attığı golün, Dünya Kupası’nda kendi adına ilk golü olmasından daha fazla tarihi anlamı vardı. Bu gol turnuva tarihinde, Video Yardımcı Hakem Sistemi (VAR) ile değerlendirilerek verilen ilk gol olarak da kayıtlara geçti.  Bu tarz bir teknolojiye ihtayaç olduğu fikri, aslında 2010 Dünya Kupası’nın ikinci turunda oynanan meşhur Almanya-İngiltere maçında Frank Lampard’ın çektiği şutta topun kale çizgisini geçmesine rağmen hakemin devam kararını vermiş olması sonucu ortaya çıkmıştı. O pozisyondan sonra ciddi biçimde tartışılan bu konu için 2011 senesinden itibaren geniş kapsamlı çalışmalar başladı. FIFA, bu doğrultuda “Gol Çizgisi Teknolojisi” olarak bilinen düzeni ilk olarak 2012’deki Dünya Kulüpler Kupası esnasında kullandı. Uygulamanın başarıyla sonuçlanması üzerine harekete geçen İngiltere Futbol Federasyonu da 2013 yılında bu sistemi devreye soktu. İlerleyen dönemde bu teknolojinin daha da geliştirilip, maçın skoruna direkt etki edebilecek pozisyonlar için uygulanabilir versiyonu gündeme geldi ve hakem hatalarının minimize edilmesi amacıyla ‘’Video Hakem Uygulaması’’ konuşulmaya başlandı. Bu fikre göre VAR; ofsayt, penaltı, kırmızı kart gibi oyunun kaderini değiştirebilecek olaylarda tartışmaya açık pozisyonlarda hakeme yardımcı olarak bu konuda en doğru kararı vermeye çalışan bir sistem olarak nitelendiriliyor.

VAR – Video Yardımcı Hakem

Futbolda hakem hatalarını en aza indirmek için uygulanan video hakem sistemi, Dünya Kupası’nda ilk kez bu sene kullanılıyor. VAR ile birlikte kontrol odasında ekran karşısında maçı izleyen hakemler, birinci hakemi yönlendiriyor ve dilerse birinci hakem kontrol odasından bağımsız olarak görüntüleri kendisi izleyip kendisi yorumlayabiliyor. VAR, tüm kararlar değil belirli kararlara etki ediyor. VAR, grupların ilk maçlarına damga vurdu. Hakemler bu sistem ile üç kez penaltı noktasını gösterdi.

EPTS (Elektronik performans takip sistemi)

FIFA’nın ikinci büyük yeniliği ise EPTS’yi (Electronic Performance and Tracking Systems) kullanması oldu. Bu teknoloji sayesinde teknik direktörler maç esnasında oyuncu istatistiklerine ve maç görüntülerine anında erişim sağlıyor. Her takıma üç adet tablet bilgisayar dağıtılıyor. Isı haritası, pasların yönü ve isabeti, oyuncu hızı, vuruş hızı gibi bilgiler görüntülenebiliyor. Veriler sadece 30 saniye gecikmeyle tablete aktarılıyor.

TURNUVADA VAR TEKNOLOJİSİYLE VERİLEN PENALTILAR

Fransa-Avustralya: Griezmann

İsveç-G.Kore: Gronqvist

Japonya-Kolombiya: Kagawa

Mısır-Rusya: Salah

Danimarka-Avustralya: Jedinok

Arabistan-Mısır: Salman Al Faraj

Nijerya-Arjantin: Moses

NFC’li turnuva topu

Adidas Telstar 18Adidas’ın Dünya Kupası için ürettiği ilk top 1970 yılında Meksika’da düzenlenen turnuva içindi. Adidas, o topu aynı isimle Rusya için yeniden tasarladı. Adidas Telstar’da NFC bulunuyor. Akıllı telefonlara etiketi okuyarak Adidas’ın özel hazırladığı futbol içeriğine, yarışmalara ve etkinliklere ulaşılabiliyor.

5G testleri yapılıyor

Dünya Kupası’nın iletişim sponsoru TMS ve Megafon, turnuva boyunca 5G teknolojisini test ediyor. Turnuvanın ikinci günü St. Petersburg’da oynanan Fas-İran karşılaşmasının görüntüleri 5G teknolojisi ile 600 km uzaklıktaki Moskova’ya iletildi. Moskova’daki 5G Zone’da futbolseverler sanal gerçeklik gözlükleriyle takılma olmadan yüksek çözünürlükle maç seyretti.

VAR TEKNOLOJİSİ YA OLSAYDI!

Tanrı’nın Eli

Bu seriye, “Tanrı’nın Eli” ile başlayalım. Bu tanımı hiç duymamışlar için hemen de söyleyelim; Arjantinli efsane oyuncu Diego Maradona, başa baş giden çeyrek final karşılaşmasında Peter Shilton’ı sol eliyle attığı bir golle geçmeyi başarmıştı. Eğer VAR teknolojisi olsaydı, Maradona’nın kendisinden 20 santimetre uzun olan üstelik de elle uzanma avantajı olan bir kaleciyi kafasıyla aşmadığı anlaşılacaktı.

Yanlış karar ve gol

Bebeto ve Romario’nun golleriyle iki farkla geriye düşen Hollanda, eşitliği Dennis Bergkamp ve Aaron Winter’in golleri ile sağlamıştı. Branco’nun frikiği ise Brezilya hanesine 81’inci dakikada galibiyet golünü yazdırıyordu. Ancak VAR teknolojisi olsaydı Brezilya’nın kazandığı golü öncesinde faulü, Marc Overmars’ın değil bizzat golü atan Branco’nun yaptığı anlaşılacaktı.

Tassot’nin dirseği

Boğalar, Mavilere tüm güçleriyle saldırıyor ve bu sırada ceza sahasına gelen bir ortaya kafa uzatan Luis Enrique kanlar içinde kalıyor. Mauro Tassoti’nin dirseği Enrique’yi kanlar içinde bırakıyor ama ne penaltı ne de kırmızı kart veriliyor. Macar hakem Sandor Puhl ve yardımcılarının devam ettirdiği pozisyon sonrası maç, İtalya’nın galibiyeti ile sonlanıyor. Ancak İspanya artık çoktan turnuva dışında...

Hakemi kandırırsın VAR’ı asla

Dünya Kupası’na ikinci kez evsahipliği yapan Brezilya, turnuvadaki ilk maçına kabus gibi bir başlangıç yapmıştı. 10’uncu dakikada Marcelo’nun kendi kalesine attığı golle geriye düşmüş Neymar ile eşitliği sağlasa da oyun olarak üstün olan Hırvatlar galibiyete yakın taraf olarak görünüyordu. Ta ki Brezilyalı forvet Fred, 70’inci dakikada Hırvatistan ceza sahası içinde kolay bir şekilde kendini yere bırakana dek. Japon hakem penaltıyı verdi ve Neymar bunu gole çevirdi fakat ya VAR teknolojisi olsaydı?