Bayramda tatlı geleneği Peygamberimize dayanıyor

RAMAZAN BİNGÖL

ramazan@ramazanbingol.com

Peygamber Efendimiz bayram namazını kıldıktan sonra musallaya çıkmadan önce hurma yerdi. Bu âdeti sünnet telakki edilince bayramda tatlı ikramı geleneğini doğdu. Ancak tatlı yeniyor diye Ramazan Bayramı'nı Şeker Bayramı yapmak, bayramı ticarileştirmek doğru değil. 

Her ne kadar bir çoğu için olağan bir durum olsa da Bayramınız kutlu olsun' cümlesiyle başlayan şeker, çikolata vb reklamlarla sadece tatlı üzerine endekslenen bayramlaşmalar, aslında büyük bir vahametin göstergesi. Bilerek veya bilmeyerek dini bir bayramı ticari bir bayrama dönüştürüyorlar. Sanki sadece şeker yemek adına bayram yapıyormuşuz gibi bir havaya büründürdüler. Bu yönlü tanıtımların olması ve Ramazan Bayramı'na Şeker Bayramı denilmesi beni çok rahatsız eden bir olay. Bu durum devam ettiği için, yazma gereği duydum. Belki bu yazımızdan sonra Şeker Bayramı yerine,"Ramazan Bayramı" (fıtr bayramı) demelerine katkımız olur.

Şeker Bayramı denir mi?

Arapça idü'l-fitr ve idü'l adha şeklinde adlandırılan Ramazan ve Kurban Bayramları, hicretin 2.yılından itibaren kutlanmaya başlamıştır. Esasen Ramazan orucu ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren mü'minler sonraki ayın (Şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı veya bayramdan önce fitre (fıtr sadakası) verildiği için Fıtr Bayramı denilmiştir. 

Bayramda neden tatlı yeriz?

Bayram; Ramazan boyu yemeden içmeden ve her türlü istek ve arzularından kendimizi alıkoyarak oruç tutan biz Müslümanların, orucun bitimiyle sevince kavuştuğumuz ve vaat edilen mükâfata kavuşmakla manen huzur bulduğumuz bir gündür. Bayram günü sabah namazının hemen sonrasında tatlı yemek, özelikle hurma yemek, sünnettir. Birkaç çeşit de tatlı. Fakat genelde, ev baklavası, lokma, kadayıf tatlıları olur. Bunların yanı sıra sütlü tatlılar mutlaka olur. Asıl tatlı yeme geleneğimizin Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanından geldiğini biliyoruz. 

Asr-ı Saadet'te tatlı geleneği 

Dini ve sosyal olmak üzere iki yönü bulunan Ramazan ve Kurban Bayramı kutlamaları Asr-ı Saadet'te musalla adı verilen geniş bir alanda, kadınların ve çocukların da katıldıkları bayram namazı ile başlardı (bk.Tirmizi, Cum'a, 36). Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) bayramı namazını kıldıktan sonra musallaya çıkmadan önce hurma yeme âdeti bir sünnet telakki edilmiş ve bu telakki bayramda tatlı ikramı geleneğini doğurmuştur. Daha Tabiin döneminde İbn Sirin gibi un, tereyağı ve bal veya hurma ezmesinden yapılan bazı tatlıları ikram etmeyi adet haline getirenler vardı. Bağdat'ta 380 yılında yapılan bir bayram kutlamasında uzunluğu yaklaşık 150 metreye varan sofralarda tatlıların sunulduğu rivayet edilmektedir. Ve binlerce yıldır bu güzel geleneği tüm İslam âlemi devam ettiriyor. Küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmetle ve şefkatle dolu günlerin en değerlilerinden olan Ramazan Bayramınızı kutluyorum ve bu bilgilere sahip olduktan sonra Ramazan Bayramına hala 'Şeker Bayramı' diyenlere ne demek gerekir sizlere bırakıyorum. 

Devleti-i Ali Osmani'de bayram

Osmanlı döneminde saray içerisinde önce bayram alayına katılınır, bayram alayından sonra Has Oda önüne konulan tahtına padişah oturur ve saray nedimleri, musahipleri birbirinden güzel nüktelerle padişahı eğlendirirlerdi. Bu sırada padişahın yanında yer alan saray erkânına, vezirlere ve meşayihe helvalar, tatlılar dağıtılırdı. Hemen ardından vezirler ve ehl-i divan yerine oturur. Matbaha-ı Amire'den (saray mutfağı) getirilen yemekler yenirdi. Bayramlarda en başta şekerciler olmak üzere çarşı pazar dolup taşar; bayram tebriklerinde herkese şeker ikram edilirdi. Bugün halen geleneklerimizde de süregelen bayram şekeri ikramında akide şekeri ikram etmek makbuldü. Kaynak: "İslam Ansiklopedisi  257-263 sayfalar"...

KADAYIF

MALZEMELER

- 350 garm kırılmış tel kadayıf hamuru

- 100 gram fıstık
- 50 gram kaymak
- 15 gram katı yağ *60 gram eritilmiş katı yağ

ŞERBETİ İÇİN

- 300 GARM SU

- 500 gram şeker
- 1 dilim limon

HAZIRLANIŞI

Tepsinin dibini katı yağla yağlayın. Üzerini kırılmış hamurla döşeyin. Sonrasında fıstığı ve kağmayı ekleyin ve üzerini tekrardan hamurla kaplayın. Hazırladığınız karışımı kısık ateşte ters düz ederek yarım saat pişirin.( Ters düz ettiğiniz kadayıfa kızarması için eritilmiş katı yağı ekleyin) Ocak üzerinden indirdiğiniz tepsiye soğuk şerbeti ilave ederek servis edebilirsiniz.