HABER MERKEZİ
Modern tıp dünyası, karmaşık tedavilerin ötesinde, insan sağlığını koruyan en temel mekanizmanın "yürümek" olduğunu bir kez daha tescilledi.
Yapılan son kapsamlı araştırmalar, düzenli fiziksel aktivitenin sadece kilo kontrolü sağlamadığını, aynı zamanda hücresel düzeyde yaşlanmayı yavaşlattığını ortaya koydu.
BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?
British Journal of Sports Medicine'da yayımlanan geniş çaplı bir analiz, günde sadece 11 dakikalık orta şiddetli bir yürüyüşün, kalp hastalıkları ve belirli kanser türlerine bağlı erken ölüm riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdi.
Araştırma ekibi, haftalık 75 dakikalık fiziksel aktivitenin, her 10 erken ölümden birini önleyebileceği sonucuna ulaştı.
UZMANLAR UYARIYOR: HAREKETSİZLİK SESSİZ BİR TEHDİT
Konuyla ilgili görüşlerini bildiren Cambridge Üniversitesi Epidemiyoloji Birimi'nden Dr. Soren Brage, fiziksel aktivitenin dozajı üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Brage, "Eğer haftada 150 dakikalık orta yoğunlukta aktivite fikrini korkutucu buluyorsanız, bulgularımız bunun yarısını yapmanın bile hiç yapmamaktan çok daha iyi olduğunu kanıtladı. Kalp atış hızınızı artıran kısa yürüyüşler, kardiyovasküler sistemi yenileyen en ucuz ilaçtır" şeklinde konuştu.
Harvard Tıp Okulu'nda görevli epidemiyolog Dr. I-Min Lee ise yürüyüşün biyolojik mekanizması üzerine yürüttüğü çalışmalarda, adım sayısından ziyade temponun kritik olduğunu vurguladı.
Lee, "Günde 4 bin 400 adım atmanın, kadınlarda ölüm oranlarını ciddi oranda düşürdüğünü gözlemledik. Ancak bu adımların ritmik ve sürekli olması, vücuttaki inflamasyonu baskılayarak bağışıklık sistemini normalize etti" ifadelerini kullandı.
HÜCRESEL GENÇLEŞME VE ZİHİNSEL SAĞLIK
Yürüyüşün sadece fiziksel değil, nörolojik etkileri de mercek altına alındı. Uzmanlar, yürüyüş sırasında salgılanan endorfin ve dopaminin yanı sıra, beyin türevli nörotropik faktörün (BDNF) sinir hücrelerini koruduğunu kaydetti. Bu durumun, yaşlılıkta görülen demans ve Alzheimer riskini de doğrudan aşağı çektiği belirtildi.