Y ve Z kuşağının güzellik tercihi değişti! Uzmanından saç dökülmesi ve kolajen için en iyi yağlar

Güzellik dünyasında kurallar yeniden yazılıyor! Kimyasal içeriklerden yorulan yeni nesil, çareyi annelerinden ve anneannelerinden kalma kadim bilgilerde arıyor. Güzellik Uzmanı Selda Özkök, Merve Kantarcı Çulha'ya verdiği röportajda; bıttımdan susam yağına, ilikli kemik suyundan keten tohumu sütüne kadar güzelliğin ''yerel'' formüllerini açıkladı. “Saç dökülmesine en etkili maske nedir, kışın egzamaya ne iyi gelir, vücutta kolajen nasıl artar, cilt nasıl parlar?” gibi tüm güzellik sorularının cevabı röportajda…

Merve Kantarcı Çulha

Son yıllarda kozmetik raflarını süsleyen karmaşık içerikli ürünler, yerini binlerce yıllık geleneksel yöntemlere bırakmaya başladı. Özellikle Z ve Y kuşağının "doğala dönüş" talebiyle birlikte, asırlık sabunlar ve şifalı yağlar yeniden güzellik merkezlerinin ana gündemi haline geldi. Peki, pürüzsüz bir cilt ve sağlıklı saçlar için sadece doğal yağlar yeterli mi?

Merve Kantarcı Çulha'nın sorularını yanıtlayan Güzellik Uzmanı Selda Özkök, "genetik kodlarımda var" dediği susam yağının etkilerinden, evde hazırlanabilecek kolajen deposu tariflere kadar merak edilen her şeyi anlattı.

Kadınların güzellik konusunda en sık yaptığı hatalardan roza, egzama ve saç dökülmesi için özel maske tarifleri röportajda...

Mardin'deki yerel ürünlerin modern güzellik anlayışıyla birleşmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunun size faydası oldu mu?

Annemden ve anneannemden öğrendiğim kadim bilgileri modern güzellik anlayışıyla harmanlayabilmek, benim için gerçek bir zenginlik oldu. Bu birliktelik sayesinde hem kişisel hayatımda hem de profesyonel kariyerimde büyük bir dönüşüm yaşadım. En değerli yanıysa, bu geleneksel bilgi hazinesini genç nesillere aktarma şansına sahip olmam.

Mardin'de yerel halk tarafından asırlardır kullanılan bazı doğal ürünler var: Bıttım sabunu, defne sabunu, zeytinyağlı sabun, defne yağı, susam yağı, susam sabunu, kantoron yağı, ısırgan otlu sabun ve keçi sütü sabunu bunların en başında geliyor. Bu ürünler sadece günlük bakım rutinlerinde değil, nesiller boyu aktarılan bir kültürel miras olarak da yaşamaya devam ediyor.

Y VE Z KUŞAĞININ GÜZELLİK ANLAYIŞI DEĞİŞTİ

Mardinli bir güzellik uzmanı olarak, bölgede güzellik sektörünün gelişimi konusunda ne gibi değişiklikler gözlemliyorsunuz? Yıllara göre yerel halkın güzellik anlayışında nasıl bir dönüşüm yaşanıyor?

Son yıllarda özellikle Z ve Y kuşağının güzellik ve bakıma olan ilgisinde çok büyük bir artış gözlemliyorum. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye erişim kolaylaştı ve yeni nesiller bakım konusunda çok daha bilinçli ve meraklı hale geldi. Ancak ilginç bir şekilde, yerel halkın geleneksel güzellik anlayışı değişmedi.

Büyüklerinden öğrendikleri defne sabunu, defne yağı, kantoron yağı, zeytinyağı ve susam yağı gibi doğal ürünleri hâlâ tercih ediyorlar. Hatta bir nevi 'eskiye dönüş' trendi başladı; bu doğal yağlar ve sabunlar her zamankinden daha popüler. Modern kozmetik ürünlere olan ilgi büyük olsa da insanlar günlük hayatlarında doğal ve organik ürünleri kullanmayı seçiyor.

Güzellik alanında çalışan bir profesyonel olarak, kadınların en çok hata yaptığı bakım ve güzellik rutinleri neler? Bu anlamda önerilerinizi alabilir miyiz?

Kadınların en sık yaptığı hatalar:

* Güneş koruyucu kullanmadan dışarı çıkmak

* Makyajı temizlemeden uyumak

* Sosyal medyada görülen her uygulamayı ve ürünü denemek

* Tonik kullanmayı ihmal etmek

* Yağlı ciltleri nemlendirmemek

* Yaz aylarında retinol kullanmak

* Her akşam asitli ürünlerle cildi yormak

* Solaryum veya güneşlenme seanslarına girmek

* Şekerli, hazır ve paketli gıdalar tüketmek

* Aşırı kahve ve siyah çay tüketimi

* Dijital cihazlara uzun süre, özellikle gece maruz kalmak

Gençlerde çok sık rastladığım hatalar:

* Sivilce sıkmak, üzerine diş macunu veya kolonya gibi tahriş edici maddeler sürmek

* Ağır makyaj ürünleri kullanarak cildin nefes almasını engellemek

* Sivilce kurutucu ürünleri bilinçsizce kullanarak cilt bariyerini inceltmek

* Arkadaş tavsiyesiyle yanlış ürün kullanıp cildi bozmak

* Olgun yaşta kullanılması gereken ürünlere erken yaşta başlamak

* Cilde uygun profesyonel bakımları ihmal etmek

* Bilinçsizce estetik uygulamalar yaptırmak

Bu hataları düzeltmek için neler önerirsiniz?

* Antioksidan açısından zengin doğal gıdalarla beslenin ve cildinizi içten destekleyin

* Günde 7-8 saat düzenli uyku alarak uyku düzeninizi oluşturun

* Her gün 3 saatte bir güneş koruyucunuzu yenileyin

* Omega-3 bakımından zengin besinlerle beslenin veya takviye kullanın

* Seramid ve hyaluronik asit içeren nemlendiricilerle cildinizi güçlendirin

* Çok sıcak duş ve buhardan kaçının

* Solaryum ve aşırı güneşlenmeden uzak durun

* Bol su için, kahve ve çay tüketimini azaltın

EL KURULUĞUNA ÇÖZÜM: SUSAM YAĞI

Kış aylarında özellikle ellerde kuruluk ve saç dökülmesi şikâyetleri artıyor. Bunun için ne önerirsiniz?

Kış aylarında havaların soğumasıyla ellerde kuruluk şikâyetlerinde belirgin bir artış gözlemliyorum. Bu soruna karşı susam yağı, zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı gibi doğal yağları düzenli olarak uygulayabilirsiniz.

Saç dökülmesini önleyen ve saç tellerini güçlendiren maske öneriniz nedir?

Malzemeler:

* 1 tatlı kaşığı Hint yağı

* 1 tatlı kaşığı keten tohumu yağı

* 1 tatlı kaşığı badem yağı

* 5-6 damla biberiye yağı

* 1 adet E vitamini ampulü

Uygulanışı

Tüm malzemeleri karıştırın ve saç diplerinizden uçlarınıza kadar masaj yaparak uygulayın. 3-4 dakika nazikçe masaj yaptıktan sonra en az 2 saat bekletin ve ardından yıkayın.

Haftada 2 kez düzenli olarak uyguladığınızda uzun vadede belirgin fayda göreceksiniz. Unutmayın, bir veya iki uygulama ile sonuç beklemek doğru değildir; sabır ve düzen şarttır.

Roza, egzama gibi cilt hastalıklarıyla mücadele edenler var. Bu kişiler için önerdiğiniz bir maske tarifi varsa bizimle paylaşır mısınız?

Roza ve egzamalı ciltlerin bariyeri oldukça incelmiştir ve son derece hassastır. Bu nedenle cildi tahriş edebilecek, kızartıcı veya hassasiyeti artırabilecek asitli içeriklerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu tür cilt problemlerinde mutlaka bir dermatoloğa başvurulmalı ve gerekli medikal tedavi uygulanmalıdır. Ev yapımı maskeler bu tip hastalıklar için yeterli olmayacaktır.

Son yıllarda cilt için serumlar ve kolajen takviyeleri çok popüler. Bunları sık kullanmak ne kadar doğru? Sizce bunlardan daha değerli olan doğal bir karışım var mı?

Kimyasal içermeyen, doğal, organik veya temiz içerikli cilt serumları cilt tipinize uygun olduğu sürece her gün güvenle kullanılabilir. Kolajen takviyeleri de tüketilebilir; ancak ben kişisel olarak kolajeni doğal yollarla artıran gıdaları önceliklendiriyorum.

Peki, kolajen üretimini destekleyen doğal gıdalar neler?

* İlikli kemik suyu çorbası

* Protein zengini et, balık, yumurta

* Koyu yeşil yapraklı sebzeler (yüksek C vitamini ile kolajen sentezini destekler)

* C vitamini deposu narenciyeler: limon, portakal

* Kırmızı meyveler: ahududu, böğürtlen, yaban mersini, kızılcık

* Sarı-turuncu meyveler: balkabağı, havuç, kayısı, mango, şeftali, ananas

* Sülfür içeren sebzeler: soğan, sarımsak, pırasa, kereviz

* Bamya

* Peynir çeşitleri

* Propolis (doğadaki en yüksek kolajen içeriğine sahip)

KOLAJEN İÇİN HAFTADA 1 KERE İÇMEK YETİYOR

Kolajeni artıran bir karışım öneriniz var mı?

Keten tohumlu karışım önerebilirim. Yüksek oranda omega-3 içeren keten tohumu, kolajen üretiminin en güçlü destekçilerinden biridir. İçeriğindeki antioksidanlar cildi derinlemesine temizliyor, sivilce oluşumunu engelliyor ve yoğun nemlendirme sağlıyor. Haftada birkaç kez içeceğiniz bir çay bardağı keten tohumu sütü, kolajen yapılanmasını hızlandırarak gençlik sürecinizi uzatacak.

Tarif:

* 1 çay kaşığı keten tohumu

* 1 su bardağı su

* Yarım çay kaşığı tarçın

* 1 çay kaşığı doğal bal

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri blenderdan geçirin, bir süzgeç yardımıyla süzün ve için.

KOLAJENİ ARTIRAN DÜĞÜN ÇORBASI TARİFİ:

Malzemeler:

* 2 parça gerdan

* 2 parça kuzu incik

* 2 yemek kaşığı un

* 2 yemek kaşığı tereyağı

* 4 yemek kaşığı yoğurt

* 1 yumurta sarısı

* 1 tatlı kaşığı pul biber

* Tuz

* 6 bardak su

YAPILIŞI:

Kuzu gerdanı ve inciği yıkayarak bir tencereye koyun, üzerine suyu ekleyin. Etler kemiklerinden kolayca ayrılacak kıvama gelene kadar pişirin.

Piştikten sonra et suyunu süzerek etleri bir tabağa alın ve kemiklerinden ayırarak tekrar et suyunun içine aktarın. Derin bir kapta yoğurt, un, yumurta, limon suyu ve bir bardak suyu güzelce çırpın.

Hazırladığınız karışımı et suyu ve etlerin olduğu tencereye yavaşça, sürekli karıştırarak ekleyin (aksi halde topaklanma olur). Tuzu ekledikten sonra bir taşım daha kaynatalım. Küçük bir tavada kızdırdığınız zeytinyağı ve pul biberi çorbanın üstünde gezdirerek servis edin.

Sosyal medyada çörek otu yağından keten tohumu yağına kadar birçok baharatın, bitkinin yağını öneriyorsunuz. Sizin için olmazsa olmaz olan hangisi ve neden?

Benim için olmazsa olmaz yağ hiç şüphesiz susam yağı. Çocukluğumdan beri en iyi tanıdığım ve bildiğim yağdır. Hatta genetik kodlarımda kayıtlı olduğunu düşünüyorum çünkü gözümü açtığımda sofrada tahin vardı.

Dedem, babam ve amcalarım 1940'lı yıllarda Mardin'de tahin üretimi yapan bir imalathaneye sahipmiş. Ürettikleri tahini Mardin, Diyarbakır ve Suriye'ye satarlarmış. Bildiğiniz gibi tahin susamdan yapılıyor, dolayısıyla susam yağı ailemizin önemli bir parçası olmuş. Yıllar içinde küçük yaralar, hafif yanıklar ve cilt bakımında susam yağının sayısız faydasına tanık oldum.

Mardinli kadınlar susam yağının cilde iyi geldiğini, saçları parlatıp güçlendirdiğini çok iyi bilir. Annem ben küçükken susam yağını adeta bir güzellik iksiri gibi minik şişelerde saklayıp krem, cilt ve saç maskesi olarak kullanırdı. Hâlâ haftada bir kez cildime ve saçlarına susam yağıyla bakım yapar.

Susam yağının faydası nedir?

Susam yağı kolajen üretimini artırır, kırışıklıkları azaltır. İçeriğindeki çinko cildi yatıştırır ve onarır. Haftada 2 gün maske olarak kullanabilirsiniz. Ben cildimi kuru ve yorgun hissettiğimde nemlendiricime yarım damla ekliyorum. Susam yağının etkisi o kadar güçlü ki yanık tedavisinde bile kullanılıyor.

DİĞER HABERLER İÇİN GÜZELLİK SAYFASINA BAKABİLİRSİNİZ.