Virüslerle Spartaküs gibi savaşan bitkiler! Eris varyantı ve gribi hissetmeyeceksiniz

Soğuk havalar virüslerin başlangıcı. Eris varyantı bir çok kişinin korkulu rüyası haline geldi. Peki hastalıklara karşı bağışıklığı nasıl güçlendirebiliriz? İşte yanıtı...

Virüsler, gripler, varyantlar... Gün boyu bitkisel çaylar ve su içmek vücudun direncini sağlıyor. Katı beslenmek ise şişkinliğe neden olabilir. İşte grip karşıtı beslenme rutini...

HAFİF YİYİN, PROBİYOTİKLİ YİYECEKLER TÜKETİN

Soğuk algınlığını bol yiyerek mi yoksa aç kalarak mı yenmeliyiz? europeanreview.org'da yer alan bir araştırmaya göre vücudunuzun tüm enerjisini kendini iyileştirmeye odaklanması gerektiğinde klasik yemek düzeninizi bozmanız gereklidir. Her yemek yediğinizde yemekleri sindirebilmek için bağışıklık sisteminizin kaynağını kullanırsınız. Bu durumda hastalığınızla savaşmak yerine yediğiniz yemeklerdeki bakteri, virüse ve diğer zararlı etkenlerden sizi korumaya çalışır.

Gastrointestinal yolunuza daha fazla bakteri girmesi bağırsak mikro florası ve bağışıklık sisteminiz için tehdit oluşturur. Bağırsaktaki mikroplar bağışıklık sistemi ile etkileşime girer, bu iletişim bağışıklık sisteminin, birden fazla bağışıklık (koruyucu) tepkisi vermesini sağlar ki bu iltihaplanmaya yol açar, bu da daha uzun iyileşme süresi yaşamanızı sağlar.

Hastalıkla savaşırken acıkırsanız, bağışıklık savunmalarını artırabilecek yiyecekleri yiyin.

Yer elması, enginar, pırasa, narenciye gibi prebiyotik ve probiyotik maddeler bakımından zengin gıdalar sebzeler, kefir tüketmeniz bağırsak bakımı yapan bakterileri besler ve daha güçlü bir bağışıklık sisteminiz olmasını sağlar.

Az yemenin faydaları (Oruç – Fasting)

(Günde 14-16 saat katı gıda tüketmeden, bu süreçte su ve bitki çayları tüketip, günün geri kalanında yemek yemek)

Enerji artışı

Daha güçlü bağışıklık

Ciğer fonksiyonlarında artış

Alerji semptomplarında azalma

Metabolizmada hızlanma

Kilo kaybetme

Bağırsak çalışmasında artış

Eklem ağrılarında azalma

Kaliteli uyku düzeni

Daha iyi odaklanabilme ve düşünebilme

Duygu durumunun daha stabil olması

Daha huzurlu hissetme

Yemek, nikotin veya alkole karşı aşırı isteğin azalması

BOL SIVI TÜKETİN

National Library of Medicene'ye göre bağışıklık sisteminiz, gerekli detoksifikasyon yollarını harekete geçirebilmek için enzimleri ve diğer biyolojik ajanları uyarması gerekir. Bunun için bol sıvıya sahip bir vücuda ihtiyaç duyar, bu sayede patojenleri temizler ve zarar görmüş dokuları onarır. Limonlarda, elma sirkesinde, bitki çaylarında ve hatta antioksidan zengin et sularında bulunan polifenoller, bağışıklık sistemini onarır ve sindirim sistemindeki mikropları yok eder.

Boğaz ağrısı ve öksürük belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmak için, bu polifenol bakımından zengin sıvıları tüketin:

Bir bardak suya elma sirkesi damlası ekleyin veya bitki çayları için!

Bitki çayları, virüslerden, bakterilerden ve hatta mantardan kaynaklanan enfeksiyona karşı mücadeleye yardımcı olan antioksidan destek sağlar.

Zencefil çayı glutatyon aktivitesini artırır ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur ve Ekinezya, ayurvedik bitkisel tedavilerde de uzun yıllardır, destekleyici vitamin ve antioksidan olarak kullanılmaktadır.

Limonlu suyu gün boyunca yudumlamak, karşı karşıya olduğunuz hastalığı gidermenize yardımcı olur. Bir araştırma grubundaki 300 katılımcının arasında, soğuk algınlığı ve grip belirtilerini tedavi etmek için yüzde 73'ünün limon kullandığı belirlendi.

Bakteri ve mikrobik iltihaplanmaları önlemek için tavuk ve sığır kemiklerinden hazırlanan kemik sularındaki glisin ve aminoasit prolinler çok etkilidir. Aynı zamanda kas ve eklem ağrılarını azaltmak için potasyum ve magnezyum içerirler.

ŞİFALI OTLARIN GÜCÜNDEN YARARLANIN!

National Library of Medicene'de yer alan araştırma sonuçlarına göre modern tıbbın sürekli ilerlemesi sonrasında bile şifalı bitkilerin kullanımı, insan vücudundaki güçlü antioksidan ve antienflamatuar etkileri nedeniyle devam etmiştir.

Şifalı otlar, zararlı mikroplar da dahil olmak üzere vücuda zararlı maddeleri ortadan kaldırmak için güçlü bir silahtır.

Avrupa ülkeleri, aşağıdaki bitkileri ve otları, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde sıklıkla ve etkili bir şekilde kullanmaktadır:

Mor Ekinezya

Ahududu

Kekik

Civanperçemi

Papatya

Zencefil

Kekik

Söğüt kabuğu

Sarımsak

Soğan

Sarımsak ve soğan, soğuk algınlığı ve gribin belirtileri ile mücadele için yiyebileceğiniz en iyi besinlerdendir. Bu çiçekli bitkilerin her ikisi de, virüsler, bakteriler ve mantarların tedavileri için uzun süredir kullanılmaktadır. Sarımsak ve soğan, kükürt içeren ve enflamasyondan vücudu iyileştirmek için sayısız yollar sağlayan allisin adı verilen bir bileşik içerir.