Uzmanı saç ekimi için uyardı: Kuaföre gider gibi saç ektiriyorlar, oysa karaciğer iflas edebilir

Türkiye'nin saç ekimi turizminde dünya markası olması, kalite standartlarında endişeleri de beraberinde getiriyor. Saç ekimi denilince akla gelen ilk isimlerden Dr. Koray Erdoğan, operasyonun basit bir ''kuaför ziyareti'' gibi görülmesinin sebep olduğu ölümcül tehlikelere dikkat çekti. Erdoğan, klonlama teknolojisinden yapay zekanın sınırlarına, genetik dökülme analizlerinden operasyon öncesi gizli kalan kalp ve karaciğer risklerine kadar sektörün bilinmeyenlerini Merve Kantarcı Çulha'ya anlattı. Erdoğan, ''Ucuz işlem ararken sağlığınızdan olmayın'' uyarısında bulundu.

Merve Kantarcı Çulha

Türkiye, sağlık turizminde özellikle saç ekimi alanında dünyanın çekim merkezi konumunda. Ancak bu yoğun talep ve endüstrileşme, "merdiven altı" uygulamaların artışını ve ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Peki, saç ekiminde teknoloji gerçekten nereye gidiyor? Klonlama ile kelliğe son vermek mümkün mü? Saç ektirmeden önce hangi sağlık sorunlarına baktırmak gerekiyor?

Merve Kantarcı Çulha'nın sorularını yanıtlayan saç ekiminde Uzman Dr. Koray Erdoğan, saç ekiminin püf noktalarından en çok yapılan hatalara kadar birçok konuya açıklık getirdi.

Elon Musk'ın teknolojik vizyonundan Da Vinci robotlarına, kadınlarda saç ekimi kriterlerinden operasyonun hayati risklerine kadar pek çok konuya değinen Koray Erdoğan, özellikle operasyonu basite indirgeyenleri sert bir dille uyardı: "Saç ekimi cerrahi bir işlemdir; kullanılan ilaçlar karaciğeri iflas ettirebilir, gizli kalp sorunlarını tetikleyebilir."

"Artık saç ektirmeyip klonlamayı mı beklesek?" diye söylenen birçok insan var. "Saç ekiminde 'Klonlama' ve 'Hücre Tedavisi' gibi devrimsel beklentiler her yıl gündeme geliyor. Sizce biz şu an saç ekiminin 'Altın Çağı'nı mı yaşıyoruz, yoksa cerrahi müdahalenin tamamen tarih olacağı o büyük teknolojik kırılmanın eşiğinde miyiz?

Bence altın çağını yaşıyoruz. Çünkü klonlama konusu, insanların zannettiği gibi çok ilerlemiş bir teknoloji değil. Örneğin, geçmişte meşhur olan koyun Dolly'nin klonlanması gibi örnekler olsa da, klonlama teknolojisi henüz o seviyeye ulaşmış değil. Şu an için, bir saç folikülünü sıfırdan inşa edebilmek ve hiçbir insandan saç almanıza gerek kalmadan o saçı çoğaltıp ekleyebilmek mümkün değil. Çünkü bilim, DNA'nın hangi bölümlerinin vücutta ne amaçla kullanıldığını hala tam olarak çözemedi. Bu yüzden, bir insan DNA'sından saç folikülü üretmek gibi bir aşamaya henüz gelmiş değiliz ve belki de bu asla mümkün olmayacak.

Peki, Elon Musk'ın açıklamasını bu sektör için değerlendirirsek ne söylemek istersiniz?

Bu sektör için şunu diyebilirim. Ben yapay zekâyı kullanan bir hekimim. Yapay zekâyı teknolojinin yeterli olduğu ölçüde doğru kullanmak önemli. Dünyanın en gelişmiş firmaları robotik cerrahi konusunda inanılmaz. İşte Da Vinci denen çok bilinen bir sistem var. Ya da saç hekiminde de başka firmalar da var. Ama insanın yetenekleri, hassasiyeti ve kabiliyeti, Da Vinci de dahil olmak üzere, en gelişmiş robotik sistemlerin bile ulaşamadığı bir seviyededir. Yani saç ekiminde hiçbir teknoloji, insanın gösterdiği yeteneği, performansı gösterecek seviyede henüz değil. Onun için altın çağındayız diyebilirim.

Türkiye, dünyanın saç ekim merkezi haline geldi ancak bu durum kalite standartlarında bir aşınmaya da neden oldu. Bir cerrah olarak, saç ekimi turizmindeki bu 'endüstrileşme' ve kalite kaybı hakkında ne düşünüyorsunuz? Hastalar güvenli limanı nasıl bulmalı?

Türkiye dünyanın saç ekim merkezi haline geldi. Artık talepler yüksek. Ülkeler daha da çeşitlendi. Orta Doğu'dan çok hasta geliyordu ama şu an Avrupa'dan da gelen çok fazla hasta var.

Önceden saç ekimini yapabilen, Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmiş hekim sayısı çok azdı. Bu durum sektöre olan talep inanılmaz bir boşluğa sebep oldu. Talep var. Yetkili adam yok. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu hem bu konuda hem de sağlık turizmine yaklaşımı konusunda inanılmaz değişimlere imza attı. Bu sektör için çok faydalı oldu.

Buna rağmen merdiven altı yerlerin olmasını engellemek için doğru insana doğru yetkiler vermek gerekir. İnsanların uyanık olması gerekir. Sağlık Bakanlığı bu konuda titiz. Buraya devamlı denetime geliyorlar, çünkü buranın ruhsatı var. Ama şu apartmandaki ruhsatı olmayan bir yeri nasıl denetlesin? O bilgi ona nasıl ulaşsın? Her şey insanda bitiyor. Yani İstanbul'da saç ekimi yapan 2 binden fazla merkez var. Bu rakam sadece bilinen. Bir de inanılmaz oranlarda bilinmeyen yerler var. Bu işi biraz öğrenen, hatta hemşire dahi olmayan insanlar çok uygun fiyatlara yaptılar... Bakanlığın attığı doğru adımlar bunlara engel oluyor.

SAÇ EKİMİ MUTLAKA HEKİM KONTROLÜNDE OLMALI

Bunun sebebi biraz da aslında insanların saç ekimini cerrahi bir işlem olarak görmemesi olabilir mi? İnsanlar saç ekimi için yer seçerken en çok hangi hataları yapıyor?

Evet, kesinlikle. Bazı insanlar saç ektirmeye, kuaföre gider gibi gidiyor. Bu çok tehlikeli ve riskli bir yaklaşım. İnsanların saç ekimi konusunda en sık yaptığı hata, ucuz yer aramaktır. Saç ekimi düşünen bir hasta mutlaka bir hekimle görüşmelidir.

Bir diğer önemli nokta ise, saç ekimi yapılacak kişinin duruşuna, tarzına ve saçını ne kadar incelediğine dikkat edilmesidir. Çünkü genellikle, sadece bir fotoğrafa bakarak 'şu kadar saç gerekir, bu kadar gerekir' şeklinde yapılan önerilerle bu işe girilmemelidir. Kötü bir saç ekimini düzeltmek inanılmaz zor ve emek isteyen bir süreçtir. Bu işin estetik tarafı bir de estetik tarafın dışında sağlık tarafı da çok önemli. Saç ekimi cerrahi bir işlem olarak algılanmadığı için, olabilecek herhangi bir sıkıntı insanlar tarafından pek düşünülmez. Yani, kuaföre gider gibi gidip saç ekletmek yaygın bir hata.

Hâlbuki saç ekimi sürecinde bir dizi ilaç kullanılır. Bu süreçte, kişinin beklemediği bir koroner kalp problemi, stent takılmış bir kişi ya da kan sulandırıcı kullanan biri olması mümkün. Ayrıca, kişinin karaciğerinde hiç ummadığı bir sorun da yaşanabilir. Karaciğer sağlığı göz ardı edilirse, alınan ilaçlar karaciğeri iflas ettirebilir. Bu nedenle, saç ekimi mutlaka bir hekim kontrolünde yapılmalıdır.

Saç ekimi için en çok hangi ülkelerden talep geliyor?

Bana en çok Amerika'dan geliyorlar. Türkiye'ye iki türlü hasta geliyor. Türkiye bu anlamda tecrübeli ve fiyatları en uygun ülke. Bir kısmı bu yüzden geliyor.

Bir de sadece kalite için gelenler var. Çünkü Türkiye'de bu konuda çok tecrübeli cerrahlar var. Bir sürü benim bildiğim meslektaşlarım var. Evet, ben bu doktora gideceğim diyenler var.

Hatta Türkiye'de bu işi çok iyi bilen doktorlar ve hemşireler, bu alanda çalışmalar yapmaları için yurt dışına davet ediliyor. Türkiye'den saç ekimi için yurt dışına ekip götürmek prestij meselesi oldu.

Ülkelere göre seçimi değerlendirirsek, nasıl oluyor?

Orta Doğu dediğimiz kitle her ne kadar maddi durumları iyi de olsa aslında biraz daha ucuz ve uygun yerleri tercih ediyor. Avrupa'dan ve Amerika'dan gelenlerin genelde aklında bir doktor ismi oluyor.

KIZ ÇOCUKLARI BABASINI SAÇLI GÖRMEK İSTİYOR

Saç ekimi sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda ciddi bir özgüven restorasyonu. Operasyon sonrası aynaya ilk kez bakan bir hastanın gözlerindeki değişimi binlerce kez gördünüz. Sizi bu mesleğe bunca yıl sonra hala tutkuyla bağlayan o 'insani an' tam olarak nedir? Bu anlamda hiç unutamadığınız bir anı var mı?

Mesleğe ilk başladığım yıllardan bahsediyorum. İtalyan bir hastam vardı. Yani bahsettiğim yıllar bayağı 2000'li yılların başı. Saçları dökülmüş, sessiz, çekingen genç bir çocuk geldi. Ondan sonra saçını ektim. Unuttum sonra ben onu. 2 yıl sonra e-mail'den bir fotoğraf geldi. Düğün resimleri... Birbirinden farklı ve çok havalı pozlar. Artist gibiydi, hatta ünlü sandım. Mailde şöyle teşekkür ediyor: "Sizin sayenizde evlendim, özgüvenim sizin sayenizde geldi." Bu mail üzgün

Yeni bir anımı da paylaşmak istiyorum. Geçen sene bir hastam geldi. Saçı dökülmüş bir baba, kızıyla fotoğraf çektirirken kızı kendi saçlarını babasının başının üzerine yerleştirmiş. Babasını saçlı görmek istiyormuş hep. Hastam geldi ve böyle olmasa bile buna yakın saç istiyorum dedi. Saç ektik ve küçük kızın mutluluğu bizi de çok mutlu etti. Kız çocukları babasını süslemeyi ve saçlı görmeyi istiyor.

Son yıllarda kadınların da saç ektirme talepleri var. Buna nasıl karar veriyorsunuz? Kadınlarda saç ekimine engel olan estetik türleri var mı?

Aslında saç ekimini etkileyecek çok ciddi bir estetik operasyon yok. Genelde şu taleplerle çok karşılaşıyoruz biz. Belli bir yaşın üzerinde ya da doğuştan itibaren alnı çok geniş olan kadınlar var. Bu kadınlarda istiyorlar ki yüzü daha dengeli bir hale gelsin ve ön çizgilerini aşağıya insin. Şimdi bu gibi durumlarda bazen kesiklerden dolayı yüz gerdirme operasyonları bazen sorun olabiliyor.

Genelde kadınlarda en başarılı olan teknik ön çizginin genişleyen alnı, yüzü dengelemek için aşağıya alınması tekniğinde mükemmel sonuçlar alıyoruz.

En başarısız sonuçlar ise gebelik sonrası lohusalık döneminde oluyor. Çünkü bu evrede kadınlarda hormonlara bağlı saçlarında incelme olabilir. Mesela bu süreçte saç ekimi yapmamak lazım.

Kadınlarda saç dökülmesi kafa yapısının her bölgesinde olduğu için saç ekimi çok kesin sonuçlar vermiyor. PRP, mezozom gibi destekleyici tedaviler var. Bunlar araştırılabilir.

Erkeklerde son yıllarda sakal ve kaş ekimine de çok fazla talep var. Kimler için uygun bir tedavi yöntemi olur?

İnanılmaz bir talep var. Özellikle Orta Doğu ülkelerinde sakal ekimi için gelenlerin sayısı fazla. Biz saçtan alıp, sakalı ekiyoruz. Bazen de tam tersini de yapıyoruz. Bu ikisinin de transferi mümkün.

Siz dünyada manuel FUE tekniğinin en önemli savunucularından ve uygulayıcılarından birisiniz. Ancak aynı zamanda saç ekiminde dijitalleşmeyi en üst seviyede kullanıyorsunuz. Bir cerrahın 'el hassasiyeti' ile 'teknolojik verinin' mükemmel kesişim noktası sizce neresidir?

Çok güzel bir soru. Şu anda yapay zeka tabii ki insandan çok daha hızlı hesap yapabiliyor. Bizim işimizin bir parçası da işi kolaylaştıran teknolojik ürünleri faydalı kullanmak. Matematiksel olarak hangi bölgeden, kaç kök alınmalı, nerede, ekilmeli, bunları hesap ederken mutlaka insan yeteneği de devreye giriyor.

Saç ekiminde çoğu zaman sadece ekilen alana odaklanılıyor. Ancak donör alanı da önemli. Saç ekimi yaptırmak isteyen bir gencin, 20 yıl sonraki saç haritasını bugün nasıl planlıyorsunuz?

Saç ekiminde bazı çok klasik kurallar vardır. İşte denir ki 25 yaşın altında saç ekmek doğru değildir. Çünkü hani saçın geleceğini de düşünmek gerekir. Ben de ilk zamanlarda bunlara itibar ediyordum. Ama zaman içerisinde anladım ki bunlar o kadar da gerçeğe yansıyan durumlar değil.

Şimdi saç dökülmesinin öncesi ve sonrası için nasıl olduğunu, olacağını tahmin edebilmek belli bir deneyimden sonra mümkün. Yine bu robotik sistemler devreye giriyor. Saçların incelme oranlarına bakıyoruz.

Mesela kişinin ortalama saç kalınlığına bakıyoruz. Dökülmeye başlamadan önce çünkü saç incelmeye başlıyor ve siz onların ortalamasını aldığınız zaman saç kalınlığı ortalaması düşüyorsa siz anlıyorsunuz ki önümüzdeki 5 yıl içerisinde o bölgeyi kaybedeceğiz. Bu tahminlerde bulunmak artık daha kolay.

SAÇ DÖKÜLMESİ DAHA ÇOK ANNE TARAFIYLA İLGİLİ OLABİLİYOR

Peki, sizce saç dökülmesi genetik mi?

Evet, saç dökülmesi biraz da genetik bir faktöre bağlı. Genelde gözlemlerimize göre saç dökülmesinde anne tarafı daha etkili. Ama bu yüzde 100'ünde değil. Yani yüzde 70'inde anne tarafına yani evet işte mitokondriyal DNA ile ilgili bir durum bu. Mesela bir aile benimle görüşmeye geliyor. Baba ve oğlu yan yana. Babanın saçları dökülmüş. Ama çocuğun dökülme karakteri babanınkine benzemiyor. Ben onun anne tarafına çektiğini anlayabiliyorum yani. O çocuk 18 yaşındaydı. Ben o 18 yaşındaki çocuğun anne tarafına mı, baba tarafına mı daha yakın bir dökülmesi olacağını tahmin edebiliyorum.

Onun için saç ekiminde yaş sınırını koymak çok da doğru bir yaklaşım değil. Bu biraz doktorun tecrübesi ve yine teknolojiyi kullanarak yaptığınız analizlerle az çok tahmin edilebilir.

Sizin 'Saç Çizgisi Tasarımı' konusundaki titizliğiniz biliniyor. Bir hastanın yüz hatlarına uygun saç çizgisini belirlerken altın oran gibi matematiksel verileri mi, yoksa bir sanatçının estetik sezgilerini mi ön planda tutuyorsunuz?

İlk mesleğe başladığımda bu rakamların üzerinde ben de hesap yapıyordum. Matematiksel hesaba göre hareket ediyordum. Ama şuan özgüven ve tecrübeyle rakam işlerini bıraktım. Mesela kişinin yüzü genişse, şakak bölgelerinin tepe noktalarını birazcık yukarıda almak lazım. Onu yukarıda aldığınız zaman yüz daha çok uzuyor. Yani yüzle ilgili her şeyi düşünerek, estetik sezgileri, tahminleri yürüterek karar veriyorum. Her yüze farklı bir teknik uygulanabilir.