Merve Kantarcı Çulha
Türkiye'de 2022'de 709 bin 348 ton tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Her geçen gün hem çevreyi hem de sağlığı tehdit eden plastikler özellikle sıcak yemeklerle temas ettiklerinde ciddi bir risk oluşturuyor. İşte araştırmalar ışığında plastik mutfak gereçlerinin 10 kritik zararı...
1. HORMONAL DENGENİN BOZULMASI (ENDOKRİN YIKIM)
Plastiklerin üretiminde kullanılan BPA (Bisphenol A) ve Fitalatlar, vücuda girdiğinde östrojen hormonunu taklit eder.
Araştırma: Endocrine Society tarafından yapılan çalışmalar, bu kimyasalların kısırlık, erken ergenlik ve polistik over sendromu gibi hormonal bozukluklarla doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir.
2. MİKROPLASTİK TÜKETİMİ
Plastik çatal ve kaşıklar kullanıldıkça aşınır ve gözle görülmeyen küçük parçalar yiyeceklere karışır.
Araştırma: Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan bir çalışma, ortalama bir insanın yılda 39.000 ila 52.000 arası mikroplastik parçacığını sadece besinler yoluyla tükettiğini ortaya koymuştur.
3. KANSER RİSKİ
Sıcak yemekle temas eden plastik, yapısındaki kanserojen maddeleri (Stiren vb.) gıdaya salar.
Araştırma: Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), plastiklerin ham maddesi olan stireni "muhtemel kanserojen" olarak sınıflandırmaktadır. Özellikle meme ve prostat kanseri riskiyle ilişkilendirilmektedir.
4. NÖROLOJİK SORUNLAR VE BEYİN GELİŞİMİ
Özellikle çocukların plastik gereçlerle beslenmesi, beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Plastik sızıntıları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumları tetikleyebilir.
5. KARACİĞER VE BÖBREK HASARI
Vücuda giren sentetik kimyasallar, vücudun filtreleme sistemleri olan karaciğer ve böbrekler tarafından süzülmeye çalışılır. Uzun süreli maruziyet bu organlarda doku hasarına ve kronik yetmezliğe yol açabilir.
6. GEBELİK VE DOĞUM KUSURLARI
Hamilelik sırasında plastik çatal-kaşık kullanımı, plasenta yoluyla fetüse kimyasal geçişine neden olabilir. Bu durum düşük doğum ağırlığına veya gelişimsel kusurlara yol açabilir.
7. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ZAYIFLAMASI
Sürekli kimyasal maruziyeti, vücudun savunma mekanizmasını meşgul ederek gerçek hastalıklara karşı direncini düşürür. Plastik katkı maddelerinin sitokin dengesini bozduğu bilinmektedir.
8. DİŞ VE DİŞ ETİ HASSASİYETİ
Kalitesiz plastiklerdeki keskin kenarlar, fark edilmeyen mikro kesiklere yol açarak ağız içinde bakteri üremesine ve diş eti enfeksiyonlarına zemin hazırlar.
9. ÇEVRESEL TOKSİSİTE VE BESİN ZİNCİRİ
Plastiklerin doğada yok olması yüzyıllar sürer. Bu süreçte toprağa ve suya karışan plastik zehirleri, önce bitkilere sonra hayvanlara geçer. Sonuçta, plastik kullanmasanız bile yediğiniz balık veya sebze üzerinden bu zararı geri alırsınız.
10. GIDA KALİTESİNİN BOZULMASI
Plastik gereçler gıdanın tadını ve kokusunu değiştirir. Polimerlerin gıdayla girdiği kimyasal etkileşim, yemeğin besin değerinin oksidasyon yoluyla azalmasına neden olabilir.
GÜVENLİ ALTERNATİFLER
Tahta veya Bambu: Tek kullanımlık ihtiyaçlar için biyobozunur ve sağlıklıdır.
Paslanmaz Çelik: En güvenli ve uzun ömürlü seçenektir.
Cam veya Seramik: Kimyasal etkileşime girmez.
Önemli Not: Eğer plastik kullanmak zorundaysanız, ürünün altında yer alan geri dönüşüm üçgeni içindeki numaranın 2, 4 veya 5 olmasına dikkat edin. 3, 6 ve 7 numaralı plastiklerden kesinlikle uzak durun.
TÜRKİYE'DE 2022'DE 709 BİN 348 TON TEK KULLANIMLIK PLASTİK ÜRÜN TÜKETİLDİ
Bakanlık, yeni yönetmelik için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile bir araştırma yaparak vatandaşların tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik tutumlarını inceledi.
Araştırmaya göre, bireylerin yüzde 77,65'i günlük yaşamlarında tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı desteklerken, yüzde 9,99'u desteklemedi. Bireylerin yüzde 72,52'si tek kullanımlık plastik ürünleri daha az satın almayı desteklerken, yüzde 11,68'i bu görüşe katılmadı.
Araştırmaya katılanların yüzde 76,40'ı plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık ve bardak gibi bazı tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımının kısıtlanmasını faydalı bulurken, yüzde 60,02'si bu ürünlerin yasaklanmasını destekledi.
Katılımcıların yüzde 78,71'i bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanır veya yasaklanırsa kağıt, karton ve ahşap gibi alternatif ürünlerin kullanımını desteklediğini belirtirken, yüzde 80,12'si metal, porselen ve seramik gibi çok kez kullanılabilen ürünlere yönelimi destekledi.
Türkiye'de 2022'de, 2 bin 858 ton kulak pamuğu çubuğu, 32 bin 406 ton çatal kaşık, 25 bin 584 ton tabak, 10 bin 234 ton pipet, 5 bin 117 ton plastik karıştırıcı, 63 bin ton gıda kabı, 120 bin ton plastik bardak, 155 bin 935 ton plastik içecek şişesi gibi ürünlerden oluşan 709 bin 348 ton tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Tek kullanımlık plastik tüketimi ilerleyen yıllarda daha da arttı.
AVRUPA'DA BİRÇOK ÜLKEDE KALDIRILDI
Avrupa Birliği'nin (AB), 2019'da kabul ettiği "Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi" kapsamında Fransa, tek kullanımlık plastik ürünlerin birçoğunu ülke genelinde yasaklanmasını sağlayarak AB direktifinin ötesine geçen kapsamlı yasaklar ve yüksek geri dönüşüm hedefleri uygulamayı başardı.
Almanya direktif maddelerini neredeyse bire bir ulusal yasaya aktararak üreticilerden raporlama talep eden ve "Tek Kullanımlık Plastikler Fonu (Single-Use Plastics Fund)" gibi finansal mekanizmalarla çevresel projeleri destekleyen uygulamaları hayata geçirdi.
İspanya da tek kullanımlık plastiklerin satışını yasaklayan maddeleri hayata geçirirken, plastik ambalajlara kilogram başına vergi gibi teşvik/ücret uygulamalarıyla sürdürülebilir malzemelere geçişi teşvik etti.
Hollanda, 2023'ten itibaren belirli tek kullanımlık ürünlerde ücretlendirme uygulamaya başladı ve 2024'ten itibaren bazı ürünlerin satışını aşamalı olarak kaldırdı.
İrlanda ise direktifin ötesine geçerek ıslak mendil ve tek kullanımlık servis ürünlerini yasaklama ve bardaklar için ek ücret/latte levy" gibi tüketimi azaltıcı vergiler planlıyor.
İtalya AB direktifi kapsamında temel yasakları uygularken kompostlanabilir plastiklere (EN 13432) istisna tanıyan düzenlemelerle özellikle gıda ambalajlarında alternatif çözümler üretmeye çalışıyor. Yunanistan kamuda tek kullanımlık ürünleri yasakladı.
Estonya, Letonya, Polonya, Slovenya ve Finlandiya, direktifi tamamen ulusal yasalara aktarmak için süreçleri tamamlamaya veya eksik maddeleri uygulamaya dönüştürmeye çalışıyor.