''Şimdi ben neye sinirlendim?'' Diyenler için yaşam koçundan 2 öneri

Neye sinirlendiğini bilmemek, yönü olmayan bir fırtınada sürüklenmek gibidir. Sorunları çözmek, rotanızı yeniden çizmek için öfkenizin altına gizlenen gerçekleri ortaya çıkarmak şart. Peki, ama nasıl? İşte yaşam koçundan sinirlerin sebebini ortaya çıkaracak öneriler…

HİLAL ÇAKIR

İnsan bazen neye sinirlendiğini anlayamaz. "Şu an ben neden böyleyim?" diye düşünür. Çünkü öfke bazen kapıyı çalmadan gelir ama çoğu zaman aslında uzun bir yoldan yürüyerek bize ulaşır.

Bazen nedenini bilmediğimiz bir öfke tüm günümüzü ele geçirir. Peki, asıl düşman kim? Masadaki bardak mı, yoksa gün boyu sustuklarınız mı? İşte yaşam koçundan öfkenin röntgenini çeken o 2 öneri...

1. "DUYGUSAL ARKEOLOJİ" YAPIN: ÖFKE SADECE BİR MASKEDİR

Yaşam koçluğunda öfke, genellikle "ikincil duygu" olarak tanımlanır. Yani öfke, altta yatan daha kırılgan bir duyguyu (hayal kırıklığı, yetersizlik, korku veya haksızlık) korumak için devreye giren bir kalkandır.

Öneri: Sinirlendiğiniz o an, öfkenize odaklanmak yerine kendinize şu soruyu sorun: "Eğer şu an öfkeli olmasaydım, hangi duygumun canı yanıyor olurdu?"

Neden Önemli?

Trafikte birine sinirlenmenizin sebebi o kişinin hızı değil, işe geç kalma korkunuzun yarattığı "yetersizlik" hissi olabilir. Maskeyi düşürdüğünüzde, gerçek sorunu çözebilirsiniz.

2. "BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA" GÜNLÜĞÜ TUTUN

İnsanlar genellikle "sebepsiz" yere patladıklarını düşünürler. Oysa zihin, gün boyu küçük rahatsızlıkları biriktirir.

Akşam eşinizin masaya bıraktığı bir bardak, aslında sabahki toplantıda sustuğunuz o anın patlamasıdır.

Öneri: Kendinizi sinirli hissettiğinizde ama nedenini bulamadığınızda, son 12 saatinizi hızlıca gözden geçirin.

Sizi huzursuz eden ama "neyse şimdi sırası değil" diyerek yuttuğunuz 3 küçük olayı not edin.

Neden Önemli?

Birikmiş stresi fark etmek, sinirinizin bardağa değil, bardağı dolduran sürece olduğunu anlamanızı sağlar. Bu farkındalık, bir sonraki sefere "biriktirmeden" konuşma becerisi kazandırır.

Gardıropta 3 parça varsa demodesiniz!

Evleri mağaza vitrini gibi döşemeyin! Mimardan öneri: Dededen kalan o parça dekorasyonu kurtarıyor