HABER MERKEZİ
Dünya genelinde artış gösteren kronik solunum yolu şikayetlerine karşı geleneksel tıp literatürü modern laboratuvar çalışmalarıyla birleşti. Uzmanlar, akgünlük sakızının içeriğindeki bileşenlerin inatçı öksürüğü dindirmede klinik düzeyde başarı sağladığını bildirdi.
Modern tıbbın çözüm aradığı kronik öksürük ve bronşiyal inflamasyon sorununa karşı antik çağlardan beri kullanılan akgünlük sakızı (Boswellia serrata), bilim dünyasının merceği altına alındı.
Kış aylarından sonra geçmek bilmeyen ve yaşam kalitesini düşüren öksürük nöbetlerine karşı bu reçinenin sunduğu fitokimyasal destek, yabancı bilim insanları tarafından mercek altına alındı.
BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?
Almanya'daki Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi bünyesinde yapılan fitoterapi araştırmaları, akgünlük sakızının içerisinde bulunan boswellik asitlerin, vücuttaki iltihap yapıcı enzimleri baskıladığını ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, bu doğal reçinenin sadece semptomları hafifletmekle kalmadığını, aynı zamanda akciğer dokusundaki ödemi azalttığını kanıtladı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İngiliz Fitoterapi Derneği Üyesi Dr. Simon Mills, bitkisel reçinelerin solunum yolları üzerindeki bariyer etkisine dikkat çekti.
Mills, "Boswellia, lökotrien sentezini bloke ederek hava yollarındaki aşırı duyarlılığı minimize etti. Bu durum, özellikle astım kökenli veya alerjik kaynaklı inatçı öksürüklerde kimyasal ilaçlara güçlü bir alternatif oluşturdu" şeklinde konuştu.
Amerikalı İmmünolog Prof. Dr. Heather Zwickey ise akgünlük sakızının bağışıklık sistemi üzerindeki düzenleyici etkisini vurguladı.
Zwickey, "Yaptığımız gözlemlerde, akgünlük sakızı kullanımının solunum yolu mukozasını onardığı ve enfeksiyon sonrası devam eden 'kuru öksürük' evresini kısalttığı saptandı" ifadesini kullandı.
KULLANIM YÖNTEMİ VE UYARILAR
Yer alan verilere göre, sakızın tütsü olarak solunması veya doğrudan çiğnenmesi yerine, standardize edilmiş özlerinin tüketilmesinin biyoyararlanımı artırdığı kaydedildi.
Uzmanlar, kronik rahatsızlığı olan bireylerin bu tür takviyeleri kullanmadan önce mutlaka hekim görüşü alması gerektiğini önemle hatırlattı.