Mucizevi proje: Taştan su çıkıyor!

Balıkesir’in Edremit ilçesinde geliştirilen özel bir teknik sayesinde taştan su çıkarılıyor. Daha önce yapılan çalışmalarda taş suyunun hayvanlara verildiğini ve zararsız olduğunun saptandığını söyleyen Prof. Dr. Ayhancı, “Balıkesir Üniversitesi’nde anti bakteriyel etkilerinin olduğu saptandı. Biz de anti kanser etkisine baktık. Ülkemizde çok yaygın olan bir kanser türü prostat kanseri. Diğeri de akciğer kanseri. Çalışmaları hem Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi hem de Adapazarı’nda Sakarya Üniversitesi ile beraber yaptık'' dedi.

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Faruk Durukan tarafından 20 milyon dolar harcanarak geliştirilen özel bir teknik sayesinde bazı taşların suyu çıkarılıyor. Çıkarılan taş suyunun etkilerini inceleyen Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayhancı, "Taş suyu kanserin yayılmasını engelliyor ve bu taş suyunun farklı dokuları hem akciğer kanserinde hem de prostat kanseri hücrelerinde çok ciddi bir şekilde önleyici, azaltıcı ve giderici bir etkiye sahip. Projenin geliştirilmesi ve tıbbi anlamda kullanılabilir hale getirilmesiyle birlikte kanser oluşumunu önlenebilir. Gerekli destekler sağlanırsa 1-2 yıl içerisinde ürünü elde edebiliriz” dedi.

Edremit’te faaliyet gösteren AR-GE firması sahibi Faruk Durukan tarafından 20 yıl önce başlayan ve 5 yıl süren çalışmalarla taştan su çıkarılması sağlanırken, farklı alanlarda etkileri test edilen taş suyu yangınlara karşı önleyici madde olarak da gündeme gelmişti. Balıkesir Üniversitesi tarafından kuvvetli bir ‘antioksidan’ özelliği olduğu tescillenen taş suyu, 1,5 ton lağım suyuna 6 litre karıştırılarak içerisindeki mikropları öldürecek güce sahip. Antioksidan özelliğinin ortaya çıkmasının ardından, kanser hastalığı üzerinde etkileri araştırılmaya başlandı. Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi (ESOGÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayhancı, taş suyunun akciğer ve prostat kanseri hücrelerini önleyici etkisi olduğunu tespit ettiklerini belirterek, gerekli kaynaklar sağlandığı takdirde 1-2 yıllık bir çalışmayla ürünün halka arz edilebileceğini söyledi.

“KANSER HÜCRESİNİ İNTİHARA SÜRÜKLÜYOR”

Daha önce yapılan çalışmalarda taş suyunun hayvanlara verildiğini ve zararsız olduğunun saptandığını söyleyen Prof. Dr. Ayhancı, “Balıkesir Üniversitesi’nde anti bakteriyel etkilerinin olduğu saptandı. Biz de anti kanser etkisine baktık. Ülkemizde çok yaygın olan bir kanser türü prostat kanseri. Diğeri de akciğer kanseri. Çalışmaları hem Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi hem de Adapazarı’nda Sakarya Üniversitesi ile beraber yaptık. Kanada Ryerson Üniversitesi’nde görevli Doktor Sıla Apak da çalışmalara destek verdi. Taş suyu kanserin yayılmasını engelliyor ve bu taş suyunun farklı dokuları hem akciğer kanserinde hem de prostat kanseri hücrelerinde çok ciddi bir şekilde önleyici, azaltıcı ve giderici bir etkiye sahip. Apoptoz dediğimiz bir mekanizmayla öldürüyor. Bu bilimsel bir literatür. Bu su kanser hücresini intihara sürüklüyor. Kanser hücresinin bölünmesini durdurarak ortadan kaldırıyor. Dışarıdan belli dozlarda 5 farklı dilüsyon yaparak bunların hangi oranda kanser hücrelerini öldürdüğüne baktık. Kanser hücreleri üzerinde çok etkili bulduk. Normal hücrelere zararı olmadığını anlamak için normal insan göbek kordonu toplar damarının epiteryal hücrelerini kullandık kontrol olarak. Bunlara da zarar vermediğini gördük. Bu çok ciddi bir olay” dedi.

'2 YIL İÇİNDE HALKA ARZ EDİLEBİLİR’

Kanserin dünyada çok büyük bir hızla yayılarak etkilenen insan sayısının arttığını belirten Prof. Dr. Ayhancı, her yıl kanser ilaçlarına milyarlarca dolar para harcandığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu şekilde elde edilmiş bir suyla önleyici olarak bunu insanlarımıza verirsek, insanlığa sunarsak bu dışarı giden paralar çok daha iyi yerlerde kullanılacak. Tabi bu konuda desteğe ve fonlara ihtiyacımız var. Bir maddenin ilaç olması aşamasında hipotez, teori, hayvan deneyleri, akabinde insan çalışması yer alıyor. Biz çok hızlı bir şekilde insan çalışmasına geçebiliriz. Çünkü bizim suyumuz taş suyu, zararlı hiçbir maddeyi içermiyor. İnsan vücudunda bulunan mineralleri içeriyor. Bu suyun içerisinde iyonlar, iyon kanallarını belli şekilde kanser hücrelerini etkileyerek ortadan kaldırıyor. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde insan üzerinde çalışmalara geçeceğiz. Ama bir anti kanser ilacının gelişmesi için 10 yıllık bir süreç gerekiyor. Bizim çalışmalarımız hızlanırsa çok çabuk bir şekilde 1-2 yıl içerisinde zannedersem insan aşamasına geçeceğiz ve insanlara bunu verebileceğiz.”

6 LİTRESİ 1,5 TON LAĞIM SUYUNU TEMİZLİYOR

Taşın suyunu çıkarmayla ilgili projeye 20 yıl önce başladığını belirten Faruk Durukan, çalışmaların 5 yıl sürdüğünü söyledi. Proje için 20 milyon dolar harcadığını söyleyen Durukan, “Amerikalıların yoğun çalışmalarından bir tanesi taşı suya çevirmekti fakat başaramadılar. Dünyada bizden başka yapabilen yok. Balıkesir Üniversitesi tarafından yapılan çalışma ile çok güçlü bir antioksidan olduğu kanıtlanmış. Hatta 1,5 ton lağım suyuna 6 litre atıldığı zaman içilecek hale geldiğini, tüm bakterileri öldürdüğü raporlarda var. İnsan ve çevre sağlığı açısından zararsız. Daha önce de birkaç üniversitede kansere karşı kullanılması için ön çalışmalar yapmıştı ve sonuçlar umut vericiydi. Adnan hocam ve ekibi bunu daha derinlemesine inerek anti kanserojen çalışmasına ağırlık verildi. İleri faz çalışmaları için destek gerekiyor. Bu desteklerin de çıkacağını düşünüyorum. Çıkmasa da biz bunları yapacağız ama süreç oldukça uzar. Dünyaya, Türk bilimine, dünya bilimine bu gelişme hayırlı olsun” dedi.