Mobilya yerleşiminde yapılan 3 kritik hata

Ev ve ofislerde yapılan mobilya yerleşimi hataları, mekânın hem estetik görünümünü hem de kullanım konforunu doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre ölçüye uygun seçim yapmamak, dolaşım alanlarını kapatmak ve işlevselliği geri plana atmak, en sık karşılaşılan üç temel sorun olarak öne çıkıyor. Mobilya yerleşiminin püf noktaları haberimizde…

HİLAL ÇAKIR

Mobilya yerleşimi, bir mekânın ferah, kullanışlı ve dengeli algılanmasında belirleyici rol oynuyor. Ancak doğru planlama yapılmadan tercih edilen mobilyalar ve yerleşim kararları, yaşam alanlarını olduğundan daha dar ve işlevsiz hale getirebiliyor.

MOBİLYA YERLEŞİMİNDE 3 HATA

İç mekân düzenlemelerinde sıkça karşılaşılan hatalar arasında mekân ölçeğini dikkate almadan mobilya seçimi yapmak, dolaşım alanlarını göz ardı etmek ve estetik kaygılarla işlevselliği ikinci plana atmak bulunuyor.

Uzmanlar, bu tür hatalardan kaçınmak için yerleşim öncesi ölçü almanın ve günlük kullanım ihtiyaçlarını merkeze alan bir planlama yapmanın önemine dikkat çekiyor.

1. Mekân Ölçeğini Dikkate Almadan Mobilya Seçmek

Mobilya yerleşiminde yapılan en yaygın hataların başında, mekânın ölçülerine uygun olmayan mobilyalar tercih etmek gelir.

Küçük bir alana büyük ve hacimli mobilyalar yerleştirmek, alanı olduğundan daha dar ve kullanışsız gösterir. Aynı şekilde geniş mekânlarda çok küçük mobilyalar kullanmak da boşluk hissi yaratır ve bütünlük algısını bozar.

Yerleşime başlamadan önce alan ölçülerinin doğru alınması ve mobilyaların bu ölçülere göre seçilmesi kritik öneme sahiptir.

2. Dolaşım Alanlarını Göz Ardı Etmek

Estetik kaygılarla yapılan yerleşimlerde, çoğu zaman hareket alanları ihmal edilir. Oysa mobilyalar arasında rahat geçiş sağlayacak boşluklar bırakılmadığında, mekân hem konforsuz hem de işlevsiz hale gelir.

Özellikle salon ve oturma alanlarında, kapı önleri ve ana geçiş akslarının kapatılması günlük kullanımda ciddi sorunlara yol açar. Fonksiyonel bir yerleşim için dolaşım alanlarının net ve engelsiz olması gerekir.

3. İşlevselliği Estetiğin Gerisinde Bırakmak

Sadece görsel olarak şık duran bir yerleşim, her zaman doğru bir yerleşim değildir.

Oturma gruplarının televizyona yanlış açıyla konumlandırılması, sehpanın erişim mesafesinin dışında kalması ya da depolama alanlarının yetersiz olması, mekânın kullanım kalitesini düşürür.

Mobilya yerleşiminde estetik ile işlevsellik arasında denge kurulmalı; alanın günlük kullanım ihtiyaçları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Göz rengine göre makyaj nasıl olmalı? Influencerların tercihi genelde...