KADİR TEKİN
Birçoğumuzun "5 dakika daha" diyerek bastığı o erteleme tuşu, aslında beynimize en büyük ihaneti yapıyor. Alarmı ertelediğinizde vücudunuz yeni bir uyku döngüsüne girmeye çalışır ancak bu döngü tamamlanamadan tekrar uyanmak zorunda kalır. Meğer bu durum "uyku ataleti" denilen bir sersemliğe yol açarak tüm gününüzü mahvediyormuş!
AKŞAM KAHVESİ DEĞİL, "YORGUNLUK KAHVESİ" HATASI
Öğleden sonra saat 16.00'dan sonra içilen o son kahve... Meğer kafein, vücutta 6-8 saat boyunca aktif kalabiliyormuş.
Siz uyuduğunuzu sansanız da kafein, beyninizin derin uykuya (REM) geçmesini engelliyor. Sonuç: 8 saat uyusanız bile beyniniz dinlenemiyor.
MAVİ IŞIK: BEYNİNİZE "GÜNDÜZ" YALANINI SÖYLÜYORUZ
Yatakta son bir kez Instagram'a bakmak ya da mailleri kontrol etmek... Meğer telefonlardan yayılan mavi ışık, vücudun uyku hormonu olan melatonini tamamen baskılıyormuş.
Beyniniz ekran ışığını gördüğünde hala "gündüz" olduğunu sanıyor ve siz uyusanız bile biyolojik saatiniz dinlenme moduna geçemiyor.
YATAK ODASI SICAKLIĞINA DİKKAT!
Meğer ideal uyku için oda sıcaklığının 18°C - 20°C arasında olması gerekiyormuş. Çok sıcak bir odada uyumak, vücut ısısının düşmesini engelleyerek uykunun bölünmesine ve sabahları baş ağrısıyla uyanmaya neden oluyor.
DİNÇ UYANMAK İÇİN ALTIN FORMÜL
Alarmı asla ertelemeyin: İlk çaldığında kalkmak beyni daha hızlı ayıltır.
Mavi ışığı kesin: Uykudan en az 1 saat önce telefonla vedalaşın.
Magnezyum dengesi: Sabah yorgunluğunun bir diğer gizli sebebi meğer vücuttaki magnezyum eksikliğiymiş. Beslenmenize kuruyemiş ve yeşil yapraklı sebzeler ekleyin.
Kaliteli bir yaşam, kaç saat uyuduğunuzla değil, uykunuzun ne kadar derin olduğuyla ölçülür. Bu gece telefonunuzu odanın dışında bırakmayı deneyin; meğer çözüm bu kadar basitmiş!