HATİCE GÖVENÇ
Cilt sorunları, eklem ağrıları ve kronik inflamasyonla mücadelede kortizonlu kremler sıkça tercih edilse de uzun vadeli kullanımın yan etkileri nedeniyle alternatif arayışlar artıyor. Bu noktada uzmanlar, doğru beslenmenin vücudun inflamasyonla mücadelesinde destekleyici bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. İşte doğanın sunduğu, anti-inflamatuar özellikleriyle bilinen güçlü besinler...
KORTİZONLU KREMLERE ALTERNATİF
Doğru besinlerle desteklenen bir yaşam tarzı, vücudun inflamasyonla baş etme kapasitesini artırabilir. Kortizonlu ürünlere alternatif arayışında olanlar için doğanın sunduğu bu güçlü besinler, bilinçli kullanımda önemli bir destek sunabilir.
1. Zerdeçal
Zerdeçalın içeriğinde bulunan kurkumin, doğal anti-inflamatuar bileşenler arasında en çok araştırılanlardan biridir. Düzenli ve dengeli tüketildiğinde, vücuttaki inflamatuar süreçlerin baskılanmasına katkı sağlayabileceği belirtilmektedir. Karabiberle birlikte tüketilmesi emilimini artırabilir.
2. Zencefil
Zencefil, hem bağışıklık sistemini desteklemesi hem de iltihap karşıtı etkileriyle öne çıkar. Özellikle eklem sertliği ve kas ağrılarında destekleyici bir besin olarak tercih edilir. Çay, toz veya taze formda tüketilebilir.
3. Zeytinyağı (Soğuk Sıkım)
Akdeniz beslenmesinin temel taşlarından biri olan sızma zeytinyağı, içerdiği oleokantal sayesinde doğal bir anti-inflamatuar etki gösterebilir. Düzenli tüketimi, hücresel düzeyde iltihaplanmanın azaltılmasına yardımcı olabilir.
4. Yeşil Yapraklı Sebzeler
Ispanak, pazı, roka ve kale gibi yeşil yapraklı sebzeler; antioksidanlar ve polifenoller açısından zengindir. Bu özellikleri sayesinde vücudun inflamasyonla mücadelesini destekler.
5. Omega-3 Kaynağı Besinler
Ceviz, keten tohumu ve yağlı balıklar (somon, sardalya) omega-3 yağ asitleri bakımından güçlüdür. Omega-3'lerin inflamatuar yanıtı dengeleyici etkisi olduğu bilinmektedir.
Bu besinler kortizonlu kremlerin yerine doğrudan tedavi amacıyla kullanılmamalıdır. Ancak:
Sağlıklı bir beslenme planının parçası olarak
Doktor veya diyetisyen önerisiyle
Destekleyici yaklaşım kapsamında değerlendirilebilir.