Kadim tohumun kıymeti bilinmiyor: Kemikleri kaya gibi güçlendiriyor

Çok eski zamanlara ait bir tohum var. Chia tohumu ve kinoaya rakip olan bu tohumun kalsiyum depolarını doldurup taşırdığı tespit edildi. Bilim insanlarının önerdiği bu tohumun detaylarında neler var?

HABER MERKEZİ

Mutfaklarımızda yıllardır baş tacı ettiğimiz kinoa ve yulafın tahtını sallayacak, kökleri antik medeniyetlere dayanan gizemli bir süper gıda yeniden keşfediliyor. Bilim dünyasının son yıllarda üzerinde en çok durduğu bu 'kadim tohum', özellikle kemik yapısını adeta beton gibi güçlendiren mineral yoğunluğuyla diğer tüm tahılları geride bırakıyor. Peki, bu tohum hangisi, faydaları neler?

Günümüzde karbonhidratların sağlığa zararlı olduğuna dair yaygın bir ön yargı bulunsa da aslında bu durumun temel sorumlusu işlenmiş un ve rafine şeker içeren "basit" karbonhidratlardır. Oysa vücudun temel enerji kaynağı olan "iyi" karbonhidratlar yani tam tahıllar, baklagiller, sebzeler ve meyveler gibi lifli yapılarda bulunur ve genel kanının aksine sağlığı destekler. İyi karbonhidratlar, kan şekerini yavaş yükselterek uzun süre tokluk sağlar, sindirim sistemini düzenler ve kalp sağlığını koruyan mikro besinler sunar.

Tüm karbonhidratları aynı kefeye koymak büyük bir yanılgıdır, asıl mesele bu besin grubunu tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, işlenmiş olanları doğal ve kompleks formlarıyla değiştirebilmektir.

Özellikle son dönemlerde kinoa, yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarının önerildiği bilinse de bir tahıl var ki lif, mineral ve protein açısından sunduğu zenginlikle öne çıkıyor.

AZTEKLERDEN KALAN ŞİFA, BESLENME UZMANLARI DA ÖNERİYOR!

Azteklerden günümüze miras kalan ve "süper gıda" kategorisinin en güçlü üyelerinden biri olan amarant, son yıllarda sağlıklı beslenme dünyasının parlayan yıldızı hâline gelmiş durumda. Bir tahıl gibi tüketilse de aslında bir bitki tohumu olan (psödotahıl) amarantın en dikkat çekici özelliği, diğer pek çok tahılın aksine tam bir protein kaynağı olması.

Vücudun kendi başına üretemediği temel amino asitlerin tamamını, özellikle de genellikle tahıllarda eksik olan lisini yüksek oranda içeren bu tohum, kas dokusunu onarmaktan bağışıklığı güçlendirmeye kadar vücut için hayati bir yapı taşı görevi görüyor. Beslenme Uzmanı Kerry Torrens'a göre amarant, kahverengi pirinç, kinoa, yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarını geride bırakarak en sağlıklı tahıl olarak öne çıkıyor. 2020 yılında gerçekleştirilen araştırmalar da bu görüşü destekliyor.

KALP VE DAMAR DOSTU

Amarantın sağlığa olan en büyük katkısı ise kalp ve damar dostu profili oluyor. İçeriğindeki yüksek lif oranı sindirim sistemini düzenleyip uzun süre tokluk hissi sağlarken, doğal olarak bulunan skualen adlı bileşen sayesinde kolesterol seviyelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

Faydası kinoayı ve yulafı bile solluyor Haşlayıp kaşık kaşık yiyince kemikleri beton gibi güçlendiriyor

Bu küçük tohum mgnezyum, demir ve fosfor gibi mineraller bakımından da zenginlik gösteriyor. Bu da kemik sağlığını desteklerken gün boyu ihtiyacınız olan enerjiyi hücrelerinize taşıyarak sağlığınızı koruyor.

ÇÖLYAK HASTALARI İÇİN FAVORİ BESİN!

Özellikle çölyak hastaları ve glütensiz beslenmeyi tercih edenler için amarant, mutfaklarda eşsiz bir alternatif sunuyor. Doğası gereği glüten içermeyen bu tohum sadece un haline getirilip ekmeklerde değil, aynı zamanda patlatılarak atıştırmalık olarak veya haşlanarak salatalarda, çorbalarda ve kahvaltılık lapalarda kullanılabiliyor.

Güçlü antioksidan özellikleri sayesinde vücuttaki iltihaplanmayı (enflamasyonu) azaltmaya da yardımcı olan amarant, modern sofraların en kadim ve en sağlıklı misafirlerinden biri olarak görülüyor.