Sena Parlar
Dünyada bilinen adıyla 'Hikikomori', yani 'odaya kapanma', son yıllarda gençler arasında çok yaygınlaşmış durumda. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hasan Belli, ekran bağımlılığının sanıldığından çok daha derin etkiler yarattığını belirtti.
Masum gibi göründüğüne aldanmayın
Ekran bağımlılığı çoğu zaman masum bir alışkanlık gibi görülüyor. Ancak hikikomori dediğimiz tabloda birey, sosyal ilişkilerden tamamen çekiliyor, odasından çıkmamaya başlıyor ve gerçek hayattaki bağlarını koparıyor. Bu durum ciddi bir psikiyatrik risk taşır. Anne ve babalar genellikle çocuklarında belirtileri olsa da ekran bağımlısı olduğunu kabullenmek istemezler. Oysa, günün büyük bölümünün ekran karşısında geçirilmesi, sosyal ortamlardan kaçınarak saatlerce odasından çıkmıyor olması, hatta aile ile iletişimin azalması, düzenli uyku alışkanlığının kaybolması, okul ya da iş hayatında yaşanan başarısızlıklar ile okul ve iş hayatından uzaklaşma ekran bağımlılığının göstergesidir.
Ekran bağımlılığı nelere sebep olur?
İnsan sosyal bir varlıktır. Uzun süreli yalnızlık, ruh sağlığını doğrudan etkiler. Hikikomori yaşayan bireylerde özgüven kaybı, değersizlik hissi ve ağır depresyon sık görülür. En tehlikeli yönlerinden biri de sosyal izolasyondur. Uzun süreli yalnızlık, depresyon ve anksiyeteyi tetikleyebilir. Bunların yanı sıra; uzun süre hareketsiz kalan bireylerde kilo artışı, duruş bozuklukları, sürekli ekrana bakmaktan kaynaklanan göz yorgunluğu, ve uyku bozuklukları görülür.
Çocuklarda sınırlandırma çok önemli
Özellikle çocuklar ve gençler arasında yayılan ekran bağımlılığı ile mücadelede ailelere büyük görev düşüyor. Bunların başında ise ekran süresinin sınırlandırılması, onlarla birlikte yapılan aktivitelerin artırılması, sosyal iletişimlerinin desteklenmesi ve uzman desteği alınması geliyor. Bu durum tedavi edilebilir, ancak erken müdahale şarttır. Psikiyatrik destek ve terapi ile birey yeniden sosyal hayata kazandırılabilir. Hikikomori, yani ekran bağımlılığı, sessiz ilerleyen ancak ciddi sonuçları olan bir sorundur. Erken farkındalık ve doğru yaklaşım büyük önem taşır.