Elon Musk'ın çıkışı sonrası kritik soru: Robotlar doktorların yerine mi geçecek? Uzman isim açıkladı

Elon Musk'ın “Tıp okumayın, robotlar geliyor” sözleri sağlıkçılar ve bilim insanları tarafından tartışılmaya başlandı. Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Elon Musk'ın “Tıp okumayın, robotlar geliyor” sözlerinin kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu belirterek, yapay zekânın tıbbın yerini almayacağını vurguladı. Yapay zekânın hekimlere destek olan bir araç olduğunu ifade eden Kırık, tıbbın insan, etik ve sorumluluk boyutunun teknolojinin ötesinde bir alan olduğunu söyledi.

Merve Kantarcı Çulha

Elon Musk'ın "Tıp okumayın, robotlar geliyor" yönündeki açıklamaları tartışılmaya devam ederken, Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Marmara Üniversitesi Akademik Gelişim Koordinatörü Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekanın öğrencilere ve akademisyenlere avantajları ve dezavantajları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yapay zekânın tıp alanında giderek daha fazla kullanıldığını ancak hekimliğin insan merkezli yapısı nedeniyle tamamen makineler tarafından devralınmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kırık, teknolojinin tıbbın alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

DOKTORLUK BİTECEK Mİ?

Bu tür söylemlerin ilk bakışta çarpıcı ve hatta ürkütücü geldiğine dikkat çeken Murat Kırık, şöyle devam etti:

"Tıbbı yalnızca makinelerle yapılabilecek teknik bir alan gibi görmek doğru değil. Tıp, bilimsel bilginin yanında insanla temas eden, sorumluluk ve etik boyutu olan bir meslek. Yapay zekâ bugün tıp dünyasında zaten aktif olarak kullanılıyor. Radyoloji, patoloji, görüntü analizi, erken tanı ve klinik karar destek sistemleri bu alanların başında geliyor. Yapay zekâ hekimlerin işini kolaylaştırıyor, hata payını azaltıyor ve zaman kazandırıyor. Ancak bu sistemler kendi başına karar veren değil, hekime destek olan araçlar olarak çalışıyor."

YAPAY ZEKA TIBBIN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Hekimin hastayı değerlendirmesi, belirtileri yorumlaması, hastayla iletişim kurması ve nihai kararı vermesi hâlâ insan merkezli bir süreç. Bu süreci değerlendiren Kırık, şunlara dikkat çekti:

"Empati, klinik sezgi ve etik sorumluluk gibi unsurlar yapay zekâ ile kolayca ikame edilebilecek şeyler değil. Bu nedenle yapay zekânın tıbbın yerini alması değil, tıbbın bir parçası hâline gelmesi daha doğru bir tanım olur."

AKDEMİSYENLER EN ÇOK HANGİ KONUDA ZORLANIYOR?

Üniversitelerden hastanelere kadar her kurum yapay zekayı kullanıyor. Bunun avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendiren Prof. Dr. Kırık, şu ifadeleri kullandı:

"Bir akademisyen olarak yapay zekâ konusunda hocaların en çok zorlandığı noktanın teknik detaylardan çok bu dönüşümü nasıl yönetecekleri olduğunu düşünüyorum.

Yapay zekâyı tıp eğitimine nasıl entegre edeceğiz, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini nasıl koruyacağız ve sorumluluk sınırlarını nasıl çizeceğiz gibi sorular hâlâ tartışılıyor. Asıl zorluk, teknolojiyi doğru çerçevede kullanmayı öğretmekte.

Tıp öğrencilerinin bu tür açıklamalardan etkilendiğini de görüyoruz. Bazı öğrenciler mesleğin geleceğiyle ilgili kaygı yaşayabiliyor. Ancak bu söylemleri bir tehditten ziyade bir uyarı olarak okumak daha sağlıklı.

Geleceğin hekimleri, yapay zekâyı dışlayan değil, onu anlayan ve doğru kullanan hekimler olmak zorunda. Bu da tıp eğitiminin değerini azaltmak yerine daha da artırıyor."

15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağı nasıl anlatılmalı? Arkadaşlarım kullanıyor derse...

Kışın bulaşıcı hastalığı: Depresyon! Uzmanı kurtulmanın tek yolunu açıkladı