HABER MERKEZİ
Yapılan son bilimsel araştırmalar, yüzme ve dans gibi aerobik aktivitelerin zihinsel sağlığı korumada klinik tedaviler kadar güçlü sonuçlar verdiğini kanıtladı. Uzmanlar, ritmik hareketlerin ve suyun meditatif etkisinin depresyon ile kaygı semptomlarını hızla minimize ettiğini bildirdi.
Bilim dünyası, fiziksel aktivitenin ruh sağlığı üzerindeki devrimsel etkilerini kanıtlayan kapsamlı verileri kamuoyuyla paylaştı.
Araştırmalar, özellikle yüzme ve dans gibi aerobik egzersizlerin depresyon ile kaygı belirtilerini hafifletmede ilaç kadar etkili olduğunu ortaya koydu.
FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ
Fiziksel aktivitenin sadece beden sağlığını korumakla kalmayıp, zihinsel bozukluklarla mücadelede de birincil savunma hattı olduğu bilimsel olarak tescillendi.
Yapılan son araştırmalar, suyun direnciyle yapılan yüzme antrenmanlarının ve ritmik hareketler içeren dansın, beyindeki stres hormonlarını dengelemede kritik bir rol oynadığını doğruladı.
Avustralya'daki South Australia Üniversitesi tarafından yürütülen ve 97 incelemeyi kapsayan devasa bir meta-analiz, egzersizin depresyon ve anksiyete üzerindeki etkisinin, standart psikoterapiden veya temel ilaç tedavilerinden 1.5 kat daha etkili olduğunu saptadı.
Araştırma sonuçları, özellikle yüksek tempolu aerobik hareketlerin beyindeki nöroplastisiteyi artırdığını ve kortizol seviyelerini hızla aşağı çektiğini belgeledi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Harvard Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü Dr. John J. Ratey, hareketin beyin üzerindeki etkisini bir "onarım mekanizması" olarak tanımladı.
Dr. Ratey, "Egzersiz yapmak, beyin türevli nörotrofik faktör (BDNF) salgılanmasını tetikleyerek sinir hücrelerini güçlendirdi ve doğal bir antidepresan etkisi oluşturdu" ifadelerini kullandı.
Stanford Üniversitesi'nden sinirbilimci Dr. Kelly McGonigal ise dansın ve grup aktivitelerinin sosyal bağları kuvvetlendirirken endorfin salınımını maksimize ettiğini vurguladı.
McGonigal, "Müzikle uyumlu hareket etmek, beynin ödül sistemini harekete geçirerek kronik kaygının fiziksel semptomlarını belirgin şekilde dindirdi" şeklinde konuştu.
Uzmanlar, yüzmenin suyun kaldırma kuvveti sayesinde eklemlere baskı yapmadan meditatif bir ortam sunduğuna dikkat çekti.
Ritmik nefes alışverişi ve suyun serinliği, sinir sistemini sakinleştirirken; dansın karmaşık ayak hareketleri ve ritim takibi, bilişsel fonksiyonları canlandırarak kişinin "şimdi ve burada" kalmasını sağladı.
Bu iki aktivite türünün, majör depresif bozukluk yaşayan hastalarda dahi semptomların şiddetini azalttığı gözlemlendi.