Çocuklarda kalp krizi belirtilerine dikkat! Ağrı göğüsten sol kola doğru başlıyor

Çocuklarda görülen kalp krizi nedeni doğuştan olabildiği gibi yaş grubuna göre de değişebiliyor. Çocuklarda kalp sorunlarına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, en sık hastaneye başvuru nedeninin açıklanamayan solunum sıkıntısı ve beslenme zorluğu olduğunu söyledi. Çocuklarda kalp krizi nedenleri ve tedavisi hakkında bilinmeyenler haberimizde...

Çocukların oyun oynarken, bisiklete binerken ya da koşarken kalp krizi geçirebiliyor. Çocuklarda kalp krizi nedeninin beslenme bozukluğu olabileceğini belirten uzmanlar, kalp hastalıklarında genetik faktörlerinde etkili olduğunu söyledi.

Çocukluk çağında görülen ani ölümlerin yüzde 99’u kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Aile öyküsünde 50 yaş altında kalbe bağlı ani ölüm belirlenen çocukların ise kalplerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

12-13 YAŞA DİKKAT

“Kalp krizine bağlı ölümler erişkin yaşlarda daha sık görülmesine karşın çocukluk çağında da daha seyrek de olsa benzer ölümlerin olduğu bilinmektedir” diyen Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu.

Yaşları 12 ile 13 olan çocukların antrenman yaparken, oyun oynarken, sınıfta otururken ya da bisiklete binerken kalp krizi geçirerek yaşamını kaybettiğine dair haberler sıklıkla medyaya yansıyor. Bu yaşananların kalp krizine bağlı ölümlere yol açabilecek kalp sorunlarına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, “Gerek çocuğun yaşam kalitesini artırmak, gerekse hayatını tehdit edecek kalp hastalıklarına karşı önlem almamız gerekiyor.” diye konuştu.

KALP KASININ BESLENME BOZUKLUĞU KRİZ NEDENİ

Kalp krizi olarak bilinen akut miyokard enfarktüsünü, “Kalbin tüm yapılarını besleyen koroner arter damarlarındaki daralma, tıkanma veya kasılmaya bağlı olarak kan geçişinin ani olarak durması ve kalp kasında oluşan doku ölümü” diye anlatan Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, şöyle devam etti:

“Kalp kasının yeterince oksijen alamaması sonucunda kalp kasında beslenme bozukluğu oluşur. Bu beslenme bozukluğu, kan akımı azalması veya kalp kasının oksijen gereksiniminin artması sonucunda gelişir. Koroner arterlerdeki kasılma veya daralmaya bağlı gelişen akım azalması kalp krizine neden olabiliyor. Ancak ciddi oksijensizlik durumlarında koroner kan akımı normal olsa bile kalp kasının oksijen kaynağı azalır. Bu duruma örnek olarak morarma ile beraber seyreden doğuştan kalp hastalıkları, ciddi kansızlık, genetik olarak nakledilen Ailesel Akdeniz kansızlığı verilebilir. Egzersiz gibi kalp kasının oksijen gereksinimi artıran durumlarda beslenme bozukluğu belirginleşerek kalp krizine yol açabilir. Çocukluk yaş grubu ve erişkin doğuştan kalp hastalıklarında kalp krizi bu zeminde ortaya çıkıyor.”

NEDENLER YAŞA GÖRE DEĞİŞİYOR

Çocuklarda görülen kalp krizi nedenlerinin doğuştan ya da sonradan gelişebildiğini ve yaş grubuna göre değişiklik gösterdiğini söyleyen Mustafa Koray Lenk, “İki yaş altındaki çocuklarda daha çok kalple ilgili yapısal bozukluklar karşımıza çıkıyor. Sonraki yaşlarda ritm bozuklukları, kalp kasının zayıfladığı veya kalınlaştığı durumlar ve genetik hastalıklar kalp krizine yol açıyor. Kalp krizinin tehlike etmenleri hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara kullanımı, daha önceden Kawasaki hastalığı geçirmiş olması, ailede ve çocukta kan yağlarının yüksekliği (trigiserid, özellikle kötü huylu kolesterol yüksekliği), ailesel kalp kası hastalıkları ve ailede erken yaşta ani ölüm öyküsü olmaktadır.” açıklamasında bulundu.

SOĞUK TERLEME VARSA DİKKAT

Kalp kasında beslenme bozukluğu olan yeni doğan ve süt çocuklarının öyküsünde en sık hastaneye başvuru nedeninin açıklanamayan solunum sıkıntısı ve beslenme zorluğu olduğunu aktaran Lenk, koroner arter anormalliği olan küçük bebeklerde ciddi ağlama krizlerinin ortaya çıktığını söyledi.

Büyük çocuklarda ise kalp krizinin ‘Geliyorum’ diyen en sık belirtisinin göğüs bölgesinde yerleşen rahatsızlık hissi olduğunu aktaran Mustafa Koray Lenk “Kalp krizinde hastaların yüzde 67’sinde göğüste ağrı, baskı, yanma ve sıkışma yakınmaları bulunuyor. Bu bulguların saatlerce devam etmesi yerine 2-10 dakika gibi kısa süreli olması kalp krizini düşündürmelidir. Bunlarda göğüs ağrısı istirahatten çok egzersizle birlikte olmaktadır.” dedi.

KALP KRİZİ AĞRISI GÖĞÜSTEN SOL KOLA DOĞRU BAŞLAR

Kalp krizi ağrılarının göğüsten başlayarak sol kola doğru yayıldığını belirten Mustafa Koray Lenk, çocuklarda görülen ağrılar konusunda şu noktalara dikkat çekti:

“Çocuklardaki göğüs ağrısının kalp krizi kaynaklı olup olmadığının göstergesi, ağrının sona erme şeklidir. Eğer koşma veya oynamayla ağrı geçiyorsa kalp krizi düşünülmemelidir. Baygınlık ve baş dönmesi bazen açlık bazen ayağa hızlı kalkma bazen de kalp krizi sonucu oluşabiliyor. Ancak göğüste rahatsızlık, nefes darlığı ile birlikte oluyorsa kalp krizi akla gelmelidir. Tek başına boğaz ve çene ağrısının kalp yönünden bir önemi olmamakla birlikte önce göğüsten başlayan daha sonra boğaz ve çeneye yayılan ağrılarda kalp krizi açısından değerlendirilmeli. Özellikle soğuk terleme ile göğüste olan ağrılar kalp krizinin habercisi olabilir. Hiçbir nedeni yokken ani başlayan ve geçmeyen nefes darlığında kalp krizi düşünülmelidir. Göğüs ağrısıyla birlikte bulantı, kusma, mide ağrısı ve yanma yakınmaları da kalp krizine dikkat çekebilir.”

KÜL RENGİNİ ANDIRAN SOLUKLUK

Özellikle diyabet, kan yağı yüksekliği ya da tansiyon sorunu gibi rahatsızlıkları olan çocukların elektrokardiyografilerinin (EKG) mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk “Ritim sorunu, çabuk yorulma, bayılma ve göğüs ağrısı yakınmalarında mutlaka çocuk kardiyoloji uzmanına başvurulmalı. Kalp krizinin en önemli komplikasyonları ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği olduğu düşünüldüğünde fizik muayenede ritme, kan basıncına ve dolaşım yeterliliği bulgularına odaklanılmalı. Kalp krizi anında çocuklarda terleme, kül rengini andıran solukluk, el ve ayakların soğukluğu bulunabilmektedir.” diye bilgi verdi.

SPORA BAŞLAMADAN ÖNCE KONTROL ŞART

Çocukların sportif aktivitelere başlamadan önce kalp sağlığı açısından muhakkak değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Koray Lenk, “MR ve bilgisayarlı tomografi ile koroner arterlerdeki genişlemeler, daralmalar ve diğer anormallikler gösterilmeli, kalp kası enzimleri alınan kan örneklerinde değerlendirilmelidir. Çocuğun sportif aktivitelere katılmasının uygunluğuna genel fizik muayene, EKG, Doppler Ekokardiyografi ve efor testleri sonrası karar verilebilir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.