Burun tıkanıklığı kanser belirtisi olabilir dikkat! İşte kanserle sinüzit arasındaki fark

Sinüs ve burun boşluğu kanserlerinin ve sinüzit belirtileri ile karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Tolga Kandoğan, ''Bu kanserler çok büyüdüklerinde kendini yüzde ağrı, şişlik, burun tıkanıklığı ve burun kanaması belli eder. Bunun yanı sıra baş ağrısı, uyuşma, duyu kaybı gibi nörolojik; göz kapağı düşmesi, çift görme ve dişlerde sebebi açıklanamayan ağrı ve sallanma gibi diş bulguları meydana gelebilir.'' dedi.

DHA

Sinüs ve burun boşluğu kanser belirtileri ile sinüzit belirtileri birbirine benzetiliyor. Burun tıkanıklığı, burun kanaması, baş ve yüz ağrısı gibi yakınmaların burun ve sinüs kanserlerinin de bulguları arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Tolga Kandoğan, sinüs ve burun boşluğu kanserinin sinüzitle karıştırıldığı için geç tanı koyulduğu konusunda uyardı.

DHA'da yer alan habere göre Prof. Dr. Tolga Kandoğan, sinüs ve burun boşluğu kanseri ile sinüzit arasındaki belirti farkları hakkında bilgi verdi.

BELİRTİLER GEÇ FARK EDİLİYOR

Tedavi için belirtilerin erken fark edilmesi konusunda uyaran Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Kandoğan, şu bilgileri verdi:

ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Sinüs ve burun boşluğu kanserlerinin birçok belirtisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Kandoğan, şöyle devam etti:

"Erkeklerde daha sık görülür. Özellikle 50 yaş üzerinde izlenir. Sinüs ve burun boşluğu kanserleri erken dönemde bulgu vermese de uzun süre sinüzit benzeri şikayetlere neden olur.

Bu kanserler uzun vadede çok büyüdükleri zaman kendini yüzde ağrı, şişlik, burun tıkanıklığı ve burun kanaması belli eder.

Bunun yanı sıra baş ağrısı, uyuşma, duyu kaybı gibi nörolojik; göz kapağı düşmesi, çift görme ve dişlerde sebebi açıklanamayan ağrı ve sallanma gibi diş bulguları meydana gelebilir. Bazen damakta şişlik, ağız içinde yara izlenebilir.

Tutulum yerine göre çiğneme zorluğu ve çene açamama dahi meydana gelebilir. Tanı için rutin KBB muayenesine ek olarak bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) den faydalanılmaktadır.

Tanı biyopsi ile konur. Tedavisi öncelikle cerrahi ve radyoterapi kombinasyonundan oluşmaktadır ve kanserli bölge hayati önem taşıyan yapılara yakın olduğu için zordur. Kemoterapi ileri veya tekrarlayan vakalarda daha yoğun olarak kullanılmaktadır."