HABER MERKEZİ
Dünya genelinde milyonlarca insanı etkisi altına alan ve "modern çağın gizli epidemisi" olarak adlandırılan kronik yorgunluk, tıp dünyasının öncelikli gündem maddesi haline geldi.
Yapılan son araştırmalar, geçmek bilmeyen halsizliğin sadece uykusuzlukla değil, vücudun biyokimyasal dengesindeki bozulmalarla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Bilim insanları, bu kısır döngüden kurtulmak için magnezyum takviyesi ve sirkadiyen ritim düzenlemesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
MAGNEZYUM: VÜCUDUN ENERJİ SANTRALİ
Harvard Tıp Fakültesi'nden beslenme uzmanı Dr. Uma Naidoo, magnezyum eksikliğinin vücutta bir "enerji krizi" oluşturduğunu belirtti.
Naidoo, magnezyumun vücuttaki 300'den fazla enzimatik reaksiyonda rol oynadığını ve özellikle hücrelerin enerji para birimi olan ATP (Adenozin Trifosfat) sentezi için vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
Klinik gözlemlerinde, magnezyum seviyeleri stabilize edilen hastalarda bilişsel sisin dağıldığını ve fiziksel direncin arttığını kaydetti.
IŞIK HİJYENİ VE MİTOKONDRİYAL YENİLENME
Yorgunluğun ikinci ana nedeni olarak gösterilen uyku kalitesi bozuklukları konusunda ise Stanford Üniversitesi Nörobiyoloji Bölümü'nden Dr. Andrew Huberman, sirkadiyen ritim ve ışık maruziyeti arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Huberman, sabah saatlerinde alınan doğal güneş ışığının kortizol salınımını tetikleyerek vücudu uyandırdığını, akşam saatlerinde ise mavi ışıktan kaçınmanın melatonin üretimini desteklediğini aktardı. Bu dengenin, hücrelerin enerji üretim merkezi olan mitokondrilerin onarımı için şart olduğunu ifade etti.
ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, kronik yorgunluk şikayeti olan bireylerin %60'ından fazlasında magnezyum emilim bozukluğu yaşandığını doğruladı.
Uzmanlar, bu iki yöntemin eş zamanlı uygulanmasının, vücudun biyolojik saatini sıfırlayarak hücresel bazda bir tazelenme sağladığını altını çizerek hatırlattı.