Böbrek taşı hastalıkları Doğu ve Güneydoğu'da daha sık görülüyor! Uzmanı sebebini açıkladı

Böbrek taşı belirtileri genellikle bulantı, kasıklarda ağrı, sık sık idrara gitme, idrarı varmış gibi hissetme ve idrar yaparken yanma hissi şeklinde sıralanıyor. Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mert Altınel, böbrek taşının sinsi şekilde ilerleyebileceğine dikkat çekti. Ülkemizde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde taş hastalığının daha sık görüldüğünü belirten Mert Altınel, böbrek taşını düşürmekten tedavisine kadar tüm merak edilenler hakkında bilgi verdi.

Merve Kantarcı Çulha

Böbrek taşı her yaş grubunda görülebiliyor. Böbrek taşı ağrısı başladığında hastanelik ediyor. Peki, böbrek taşı belirtileri neler, böbrek taşı ağrısı nasıl geçer?

Merve Kantarcı Çulha'nın böbrek taşıyla ilgili sorularını yanıtlayan Türk Böbrek Vakfı Danışma Kurulu Üyesi ve Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mert Altınel, böbrek taşı hastalıklarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha sık görüldüğünü ve bunun sebebinin genetik yatkınlık ve içilen suyun içeriğinin olabileceğini belirtti. İşte böbrek taşı ağrısından tedavisine kadar uzmanından tüm soruların cevabı...

Böbrek taşları kimlerde ve neden oluşur?

Böbrek taşlarının oluşumu normalde idrar içinde çözülmüş olarak bulunan kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddelerin yoğunlaşıp önce küçük kristaller meydana getirmesi ile başlar. Bu küçük kristaller birleşerek ve büyüyerek önce küçük taşları oluşturur. Daha sonra bu taşlar üzerlerine yeni kristallerin eklenmesi ile böbrek taşı büyür.

Böbrek taşı her ırkta, her cinste ve her yaşta oluşabilir. Eğer ailede böbrek taşı öyküsü var ise aile fertlerinde böbrek taşı olması riski artar. Yine bazı ırklarda ve bazı coğrafi bölgelerde böbrek taşları daha sık olarak görülür. Örneğin ülkemizde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde taş hastalığı görülmesi sıklığı diğer bölgelerden daha yüksektir.

Bölgeden bölgeye böbrek taşı sıklığının değişmesi; genetik yatkınlığa, bölgede tüketilen suyun içeriğine, hava sıcaklığına ve bölgedeki beslenme alışkanlıklarına bağlı olabilir. Çok sıcak olan bölgelerde içilen suyun büyük kısmı terle atıldığı için idrar hacmi daha az ve idrarın yoğunluğu daha fazla olur. Kalsiyum gibi maddelerin bu yoğunluk içinde taş oluşturması kolaylaşır.

İdrar yolu enfeksiyonu böbrek taşı anlamına gelebilir mi?

Bazı böbrek taşı türleri ise idrar yolu enfeksiyonlarına bağlı oluşur, bunlara enfeksiyon taşları diyoruz. Aslında böbrek taşları ile idrar yolu enfeksiyonları arasında bir kısır döngü mevcuttur; enfeksiyonlar taş yapar, taşlar enfeksiyonlara sebep olur. Bu kısır döngünün ortadan kaldırılması için hem enfeksiyonlar hem de taşlar tedavi edilmelidir.

Böbrek taşlarının belirtileri nelerdir?

Böbrek taşları çok ciddi belirtilere sebep olabileceği gibi hiçbir belirti vermeyebilir ve sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Taşlar genellikle böbrek içindeyken pek belirti vermeyebilir.

Böbreğimizin iç kısmının ağrı hissi yoktur, sadece idrar yollarında taşa bağlı bir tıkanma olursa böbreğin içinde basınç yükselir, böbreği çevreleyen kapsül gerilir ve bunu şiddetli bir ağrı olarak hissederiz. Bunun olması için çoğu zaman taşın hareket etmesi, böbreğin çıkış kısmında veya üreter denilen idrar kanalında tıkanmaya neden olması gerekir.

Böbrek taşı ağrısının birkaç katrakteristik özelliği vardır. Ağrı genellikle ani başlar ve çok şiddetli bir ağrıdır. Çoğu zaman evde alınan ağrı kesicilerle rahatlama sağlanamaz ve hastane acil servislerine başvurma ile sonlanır.

Vücudumuzun arka kısmında, omurgamızın sağ veya sol tarafında olur, vücudumuzun yan kısımlarına doğru yayılır. Ağrı, taşın idrar yolunu tıkadığı taraftadır, hasta net olarak sağda veya solda olduğunu söyleyebilir. Genelde taraf bulgusu vermeyen sırt ve bel ağrıları böbrek taşlarına bağlı ağrılar değildirler.

Ağrının yanında sıkça olan bir bulgu da idrarda kan görülmesidir. Bu bazen idrar renginde pembe görünüm olabilirken, bazen daha koyu bir kanlı idrar da olabilir. Gözle görülen bir kanama olmaması durumunda hastanede bakılacak idrar tahlilinde çoğu zaman mikroskopik düzeyde kanama kendini gösterir.

Bulantı ve kusma da böbrek taşı ağrısına sıkça eşlik eden diğer bulgulardır. İdrar kanalına giren taşlar mesaneye yaklaştıkça idrar yapmakla ilgili şikayetlere de yol açarlar. Sık sık idrara gitme, idrarı varmış ama yapamıyormuş gibi hissetme ve idrar yaparken yanma hissi sıkça görülen idrar bulgularıdır. Bu dönemde ağrı erkeklerde testislere, kadınlarda da kasık bölgesine vurabilir.

Böbrek taşına idrar yolu enfeksiyonu da eşlik ediyorsa tüm bu yakınmalara ek olarak yüksek ateş de olabilir. Özellikle dereceyle bakıldığında 38 dereceyi geçen ateş ciddi bir idrar yolu enfeksyonunun belirtisi olabilir.

Böbrek taşı tanısı nasıl koyulur?

Böbrek taşı şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalara ilk olarak fizik muayene yapılır. Fizik muayenede böbrek taşı düşündüren bulgular varsa hemen idrar tahlili yapılır. Burada mikroskopik kanamanın görülmesi önemlidir. Aynı zamanda eşlik eden idrar yolu enfeksiyonu varsa bunun da tanısı koyulmuş olur. Daha sonra görüntüleme olarak ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi yapılabilir. Ultrasonografi yapılması çok kolay ve ucuz bir tetkik olması ile öne çıkarken, taşların yerinin ve boyutunun saptanmasında pek hassas bir tetkik değildir. Bilgisayarlı tomografi milimetrik taşların bile yerini ve boyutunu hassas bir şekilde saptar. Bunun yanında yüksek radyasyon içermesi ve pahalı olması gibi dezavantajları vardır.

Böbrek taşı tanısı koyulduktan sonra ne yapılır?

Böbrek taşı tanısı koyulduktan sonra hastalığın geleceğini belirleyen en önemli faktör taşın boyutudur. 5 milimetreden küçük taşlar genellikle takılmadan idrar yollarından geçip idrar ile atılabilirler. 5-10 milimetre arasındaki taşlar kendi kendine düşebileceği gibi idrar yollarında takılabilir ve müdahale gerektirebilirler. 10 milimetreden büyük taşların kendi kendine düşmesi neredeyse imkânsızdır ve bu taşlara müdahale etmek gerekir.

Peki, ne yapmak gerekiyor?

İdrar yolundaki taşların atılmasını sağlamak için doktorunuz size idrar yollarını gevşeten ve genişleten ilaçlar verebilir. Bu sayede taşın atılma hızı ve atılma ihtimali de artar. Buna ek olarak evde kullanmak üzere ağrı kesici, bulantı önleyici ilaçlar verilebilir. Tabii taşın atılabilmesi için bol su tüketilmesi gereklidir. Bol su darken, günlük en az 2 litre, tercihen 3 litre civarında su tüketilmesi önerilir.

Taş düşürmek ne kadar sürer?

Bunun için tam bir süre vermek imkânsızdır. Genel olarak taş ne kadar küçük ise düşme hızının o kadar yüksek olacağı söylenebilir. Ama yine de bu kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Kimi hastalar 6-12 saat gibi kısa sürede taşlarını düşürürken, bazı hastalarda bu süre haftalarca olabilir, hatta taş bu süre sonunda da düşmeyebilir ve ameliyat gereksinimi oluşabilir.

Taşın düşürülmesi için makul bekleme süresi genelde 4-6 hafta olarak kabul edilir. Bu kadar sürede taş böbreğe bir zarar vermez ve böbrekler belli mekanizmalar ile kendilerini korur. 4-6 haftalık ilaç tedavisi ve bekleme süresi sonunda taş hala sebat ediyorsa taşa tıbbi müdahalede bulunmak gerekir.

Düşmeyen böbrek taşlarında tek tedavi seçeneği ameliyat mıdır?

Hayır. Vücut dışından ses dalgaları ile taş kırılması (ESWL) da hastaneye yatmadan, ayakta yapılabilecek ve etkili olabilen bir tedavidir. ESWL tedavisi ile kendi başına düşemeyecek, örneğin 15 milimetre boyutlu bir taş, 3-4 milimetrelik küçük parçalara bölünebilir ve bu kırık taş parçaları idrar yoluyla atılabilir. Çok sert taşlarda ESWL başarısız olabilir. Kırılmayan bu taşlar ameliyat gerektirebilir.

Böbrek taşı ameliyatlarında hangi teknikler kullanılıyor?

Öncelikle idrar yollarındaki taşlarda vücudun kesilerek yapıldığı açık ameliyatlar neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır.

Kamera, ışık, monitor ve görüntüleme sistemlerinde son 10 yılda görülen büyük ilerleme ile idrar yolarından birkaç milimetre kalınlığında kameralarla girilerek idrar yollarının tüm kısımlarına ulaşılabilir.

İdrar kanalından mesaneye, oradan böbreklere kadar bu kameralarla çıkılabilir. Taşlar tespit edilip görüntülendikten sonra saç teline benzeyen lazer fiberleri taşa kadar ilerletilir ve lazer ile taşlar toz şekline çevrilerek yok edilir.

Büyük böbrek taşlarında ne yapılıyor?

Büyük böbrek taşlarında vücudun arka kısmına yapılan 1 santimetre bir kesiden böbreğin içine bir tüp yerleştirilir. Bu tüp içinden kameralarla böbrek içine girilir, taşlara ulaşıldıktan sonra taşlar kırılır ve tüp içinden vücut dışına çıkarılabilir.

Yine büyük böbrek taşlarında vücuda açılan 4-5 milimetre boyutundaki kesilerden kamera ve alet sistemleriyle girilip taşlar bütün olarak çıkarılabilir. Laparoskopik cerrahi denilen bu teknik taşın yerleşimi ve böbreğin yapısının uygun olduğu hastalarda çok etkilidir.

Böbrek taşı ameliyatlarından sonra hastalara neler önerilmektedir?

Bu dönemdeki hastaların öncelikle bilmesi gereken şey böbrek taşının nüks etme ihtimalinin bulunduğudur. Bunu engellemek için hastalara önerilen en önemli şey, her gün bol su tüketmektir. Bol su tüketen ve idrar rengi her zaman beyaz ve idrarı kokusuz olan insanlarda taş oluşumu riski azalır. Böyle seyreltik bir idrar içindeki kalsiyum iyonları, kristal oluşturacak kadar yoğun hale gelemezler, bu da kristal ve dolayısıyla taş oluşumunu engeller.

Böbrek taşını azaltmak için ne yapılabilir?

Tuz tüketiminin azaltılması da taş oluşumunu azaltabilir. Aşırı miktarda kahve tüketimi de taş oluşum riskini arttırır. Taş ameliyatı olan hastalara da yüksek miktarda kahve tüketmemeleri önerilir.

Kalsiyum vücudumuz için önemli bir elementtir ve vücutta birçok sistemde önemli görevleri vardır. Kalsiyum taşları olan hastaların kalsiyum alımını tamamen kesmeleri bu sebeple önerilen bir şey değildir. Süt, peynir ve yoğurt gibi kalsiyumdan zengin yiyecekler ölçülü olmak kaydıyla tüketilebilir. Aşırı hayvansal protein almamak, aşırı et ve sakatat tüketmemek taş oluşumunu önlemek açısından hastalara önerilebilir.

Bir kez böbrek taşı olmuş olan hastalara sonraki yıllarda nasıl takip yapılır?

Böbrek taşı hastalığı tanısı koyulmuş, taş düşürmüş, taşa ses dalgası ile kırma yapılmış veya taşı ameliyat edilmiş hastaların sonraki yıllarda da tıbbi takipte kalmaları önemlidir. Aynı veya diğer böbrekte yeni taşlar oluşması veya mevcut taşların büyümesi ihtimali nedeniyle bu hastalara yılda bir kez kontrole gelmeleri önerilir. Bu kontrollerde idrar ve kan testleri yapılır, hastaların böbrek fonksiyonları takip edilir ve gerektiğinde ultrasonografi ile görüntüleme yapılabilir.

Böbrek taşı hastalığı ile ilgili en önemli sağlık önerilerini nasıl özetleyebiliriz?

Bol su içmek bu önerilerin en önemlisidir. Günlük su tüketimimiz 1,5 – 2 litrenin altına düşmemelidir. Sağlıklı bir kiloda olmak, aşırı tuz veya aşırı hayvansal gıda tüketmemek taş hastalıklarını önlemede önemlidir. Ailesinde böbrek taşı öyküsü olan insanlar bu önerilere daha da özen göstermelidirler. Taşa bağlı olabilecek herhangi bir şikâyetiniz olduğunda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak da erken tedavi ile böbreklerimizi oluşabilecek hasarlardan korur.

Çocuklarına çikolata yedirenler yandı! Uzmanı Japon çocuklarda zekanın sırrını açıkladı