ELİF ÇARMAN
Kahvaltı sofralarının baş tacı, pratik yemeklerin kurtarıcısı sosis, özellikle çocukların ve gençlerin favorisi. Ancak lezzetiyle cezbeden sosis, sık tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2015 yılında yayınladığı bir raporda, işlenmiş et ürünlerini (sosis, salam, sucuk, jambon vb.) Grup 1 kanserojenler arasında sınıflandırdı. Bu, işlenmiş etlerin insanlarda kansere neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış anlamına geliyor. Özellikle kolorektal kanser (bağırsak kanseri) ile güçlü bir ilişki bulunuyor.
Günlük hayatta pratikliğiyle öne çıkan işlenmiş gıdalardan biri olan sosis gibi ürünler sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar düzenli olarak sosis tüketmenin kansere yakalanma riskini artırabileceği konusunda uyarıyor. Peki sosis gerçekten kanser yapar mı? Sosisin vücuda zararları nelerdir? İşte detaylar...
Sosis üretiminde kullanılan sodyum nitrit ve nitrat gibi katkı maddeleri, vücutta nitrozamin adı verilen kanserojen bileşiklere dönüşebilir. Bu maddeler mide ve bağırsaklarda kanser oluşumuna zemin hazırlayabilir.
Sosis, doymuş yağ ve sodyum bakımından oldukça zengindir. Bu da yüksek tansiyon, kolesterol artışı ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskini yükseltir.
İşlenmiş gıdalar lif bakımından fakirdir. Bu da sindirimi zorlaştırır ve kabızlık, şişkinlik gibi problemleri beraberinde getirir.
Sosis, yüksek kalori ve yağ içeriği nedeniyle kilo alımına neden olabilir. Obezite ise başlı başına birçok kanser türü için risk faktörüdür.
Uzmanlar, özellikle çocukların sık sık sosis, salam ve sucuk gibi ürünlerle beslenmesinin bağışıklık sistemlerini zayıflatabileceği ve uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Çocuklarda hücresel yapı daha hassas olduğu için kimyasal katkı maddelerine maruz kalmaları daha büyük tehlike arz eder.