Arzum Onan'dan annelik üzerine samimi açıklamalar: ‘Ben söyledim oldu' dönemi bitti

Babaerkil düzenden çocukerkil dünyaya... Arzum Onan, Z kuşağı bir evlatla büyümenin getirdiği 'güncellemeleri' ve anneliğin sınır tanımayan saf sevgisini anlattı. İşte Arzum Onan'ın annelikle ilgili samimi açıklamaları…

Mor Papatya

Bazı yolculuklar sadece gidilen mesafeyle değil, o yolu gidenin karakteriyle anlam kazanır. Tıpkı Arzum Onan gibi... Standartların dışına çıkan yol haritasıyla tanıdığımız Onan, bugünkü duruşunu tek bir cümlede özetliyor: "Kendi özüme sadık kalmak." Bir kadının zarafetiyle bir otomobilin teknolojik zekâsının kesiştiği bu noktada; güç, sessizlik ve derinlik birer yaşam manifestosuna dönüşüyor.

Annelikle birlikte "korurken özgür bırakma" cesaretini keşfeden, Z kuşağının yüksek farkındalığıyla kendi dünyasını güncelleyen Arzum Onan, lüks kavramına da yeni bir tanım getiriyor. Onun için lüks; pırıltılı nesneler değil, bir kahveyi iç huzuruyla yudumlayabilme konforu... Peki, Arzum Onan nasıl bir anne?

Alem Dergisine açıklamalarda bulunan Arzum Onan, anneliği ve Z kuşağını değerlendirdi.

Annelik sizi en çok hangi yönünüzle tanıştırdı?

En çok, sevginin en saf halinin hiçbir karşılık beklemeden var olabildiğini öğrendim. Ayrıca sınırların önemini, alan açarken geri çekilmeyi, korurken aynı zamanda özgür bırakma cesaretini... Ve daha birçok duyguyu.

Bir Z kuşağı büyütürken ve onunla birlikte büyürken kendinize beklemediğiniz hangi güncellemeler geldi?

Onların dünyası çok hızlı. Algıları, tepkileri, tüketimleri... Aynı zamanda farkındalıkları çok yüksek, adalet duyguları güçlü. Ve bunlara çok erken yaşta sahip oluyorlar. Biz babaerkil bir düzen içinde büyüdük. Şimdi çocukerkil bir düzene evrildi. "Ben söyledim oldu" dönemi bitti. Diyalog ve karşılıklı öğrenme iletişimi var. Önemli güncellemeler...

Lüks sizin için ne anlama geliyor?

Benim için bir nesne ya da mekân değil; bir hâl. Örneğin, zamanı özgürce yönetebilmek. Hayır diyebilme konforu. Bir kahve bile içerken iç huzuruyla içebilmek mesela.