AZİME KAHYA
Dünyada ve Türkiye'de çevrim içi terapi uygulaması devam ediyor. Bunun üzerine bazı araştırmalar çevrim içi terapiyle yüz yüze terapinin etkisi arasında çok fark olmadığını ortaya koyuyor.
ARAŞTIRMA SONUÇLARI NE DİYOR?
Karolinska Enstitüsü Klinik Sinirbilim Bölümü'nden Dr. Fabian Lenhard, 8 Temmuz 2025'te The Conversation'da bir araştırma sonucu yayımladı: Kendisinin de araştırmacılar içinde bulunduğu çalışmada, çevrim içi görüşmelerin yüz yüze görüşmeden psikoz haricindeki bazı hastalıkların tedavisi konusunda çok da fark yaratmadığı ortaya konuluyor.
Elde edilen bulgularda pandemi döneminde uzaktan (çevrim içi) ziyaretlerin oranında önemli bir artış olduğu saptanıyor (oran %4,4'ten %71,6'ya çıkıyor); bu çevrim içi görüşmelerde depresyon hastalarının %38'inin, yaygın anksiyete bozukluğu hastalarının %56'sının, obsesif kompulsif bozukluğu hastalarının %46'sının ve travma sonrası stres bozukluğu hastalarının %59'nun iyileştiği ortaya çıkıyor. Bu iyileşme oranları pandemi öncesi ve sırasında neredeyse aynıydı.
TÜRKİYE'DEKİ PSİKOLOGLARIN TESPİTLERİ
Tercüman'a konuşan klinik psikolog ve psikiyatristler çevrim içi terapi mi yüz yüze terapi mi faydalı sorusunun cevabını verdi.
Klinik Psikolog İclal Aydın, Covid-19 öncesi ve sonrası çevrim içi terapinin kullanımına dair kendi gözlemlerini şöyle aktarıyor:
"Pandemiden önce de çevrim içi terapi yapılıyordu ama şimdiye kıyasla daha azdı. Pandemi başladığında çok fazla bir artık yaşanmadı, daha sonra azar azar artmaya başladı. Yüz yüze görüştüğüm bazı danışanlarım önce 'Bekleyelim' dediler, bazıları da ara vermek istedi. Ama pandemi devam edince birkaç ay içinde online olarak terapiye katılan danışan sayısında artış oldu. O noktadan sonra online terapinin kapısı açılmış oldu. Bugün artık praik olarak terapi süreçlerinin neredeyse yarısı çevrim içi ilerliyor diyebilirim."
PANDEMİ SÜRECİ YÖNLENDİRDİ
Covid-19 pandemisinin çevrim içi terapi için bir geçiş süreci olduğunu belirten Klinik Psikolog Mehmet Emin Sağan ise bu süreci şöyle anlatıyor:
"Covid-19 pandemisi her şeyin biraz belirsiz olduğu bir zamandı. O süreçte süpervizyon grupları içerisinde görüşmelerin nasıl bir çerçeve içerisinde yürütülmesi ve nelere dikkat etmemiz gerektiği ile alakalı görüşmeler yaptık. Pandemi o yüzden çevrim içi görüşme talep etmeleri durumunda çerçevenin nasıl olacağı, yani gizliliğin nasıl korunabileceği, nasıl bir ortamda terapi sürecinin devam edebileceğiyle alakalı bilgilendirmelere başladığımız bir süreç oldu. Pandeminin yıpratıcı ve zorlayıcı atmosferinde zaten güncel yakınmaları olan kişiler, ekstra stres faktörüyle birlikte psikolojik yardıma çok daha ihtiyaç duyan bir pozisyonda olmaya başladılar, bu noktada çevrim içi bir imkân sunmak onlar için bir destek kaynağı oldu. Pandeminin sona ermesiyle birlikte çevrim içi terapi biraz daha hayatımızın içine girmeye başladı. Terapiyi kolaylaştırıcı bir faktör olduğu için danışanlar 'Çevrim içi görüşme yapıyor musunuz?' sorusunu sık sık yöneltmeye başladılar. Biz de kullanabileceğimiz platformları, uygulamaları terapi seansına uygun olup olamayacağını değerlendirdikten sonra o aplikasyonlar yoluyla çevrim içi terapiye geçiş sürecini yürütmüş olduk."
Covid-19 pandemisinin çevrim içi terapiye olan etkisi konusunda İclal Aydın ve Mehmet Emin Sağan ile hemfikir olan Klinik Psikolog Esra Özsoy Bekmez, klinik deneyiminde çevrim içi terapinin yüz yüze terapiye göre terapi etkinliğinde bir farklılığının olmadığını belirtiyor. Danışanların terapiye devamlılığı konusunda çevrim içi terapinin daha başarılı olduğunu öne sürüyor.