2050'ye kadar 2 milyar kişi karaciğer hastası olabilir! Organ Nakli Uzmanı uyardı: Gizli belirtilere dikkat!

Karaciğer yağlanması hem dünyada hem Türkiye'de en önemli sağlık problemlerinden biri haline geldi. Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, Türkiye'nin obezite oranlarıyla ''yüksek riskli'' bölgede olduğunu vurgulayarak 2050 yılına kadar 2 milyar insanın karaciğer hastası olabileceğini belirtti. İnsülin direncinin karaciğer sertleşmesindeki korkutucu rolünü ve ekonomik durumun karaciğer sağlığı üzerindeki etkisini anlatan uzman isim, ''Bu sadece bir yağlanma değil, tüm vücudu etkileyen bir metabolik buzdağıdır'' uyarısında bulundu.

Merve Kantarcı Çulha

Günümüzde modern yaşamın en büyük tehditlerinden biri haline gelen obezite, karaciğer sağlığını adeta kuşatma altına almış durumda.

2023 yılında dünya genelinde 1,3 milyon kişide görülen karaciğer yağlanmasının, 2050 yılına gelindiğinde 2 milyar kişiye yaklaşacağı tahmin ediliyor.

Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, karaciğer yağlanmasının basit bir organ sorunu olmadığını; tansiyondan şeker metabolizmasına, uyku apnesinden kısırlığa kadar tüm sistemleri felç eden bir "metabolik sendrom" olduğunu ifade ediyor.

Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Remzi Emiroğlu'nun karaciğer yağlanmasına ilişkin açıklamaları aşağıda yer almaktadır.

Karaciğer yağlanması basit bir hastalık mı?

Obezite ve karaciğer yağlanması giderek artan bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. 2023 yılında dünyada 1,3 milyon kişide karaciğer yağlanması tespit edilmiştir. Bu sayının 2050 yılında 1,8 milyar olacağı tahmin edilmektedir.

Bugün biz karaciğer yağlanmasının basit bir organın yağlanması olmadığını biliyoruz. Bu antite bugün metabolik sendrom denen; tansiyon yüksekliği, kan yağlarının yükseldiği, şeker metabolizmasının bozulduğu, yüzde 90 şişmanlık ile korele giden ve immün sistem dahil kalp, böbrek, uyku apnesi, erkeklerde erkeklik hormonunun azalması, kadınlarda düşük ve kısırlık gibi tüm sistemleri etkileyen bir hastalığın bir parçasıdır.

Türkiye, maalesef obezitenin yüksek olduğu ülkeler listesindedir. Ortalama erişkinlerde yüzde 30 civarında olan obezite, çocuklarda yüzde 1,9 ile yüzde 30 arasında değişmektedir.

Karaciğer yağlanması (yeni adıyla MASLD) ve buna bağlı fibrozis (karaciğer doku sertleşmesi) üzerine yapılmış güncel ve oldukça çarpıcı veriler sunan çalışmalara göre:

Risk Altındaki Her İki Kişiden Biri MASLD Hastası

Türkiye'de obezite (%32) ve diyabet (%15) oranlarının yüksekliği, ülkeyi karaciğer hastalıkları açısından "yüksek riskli" bir bölge hâline getiriyor. Yapılan bir çalışmada katılan ve en az bir metabolik risk faktörüne (tansiyon, şeker, kolesterol vb.) sahip 1.039 yetişkinin %57,5'inde (neredeyse her iki kişiden biri) karaciğer yağlanması tespit edilmiştir.

Karaciğer yağlanmasının gizli belirtileri neler?

Çalışma, Türkiye'de karaciğer yağlanmasının en güçlü habercilerini şu şekilde sıralıyor:

* Santral (Merkezi) Obezite: Bel çevresi genişliği, genel vücut ağırlığından bağımsız olarak karaciğer yağlanması riskini yaklaşık 2,8 kat artırıyor.

* İnsülin Direnci: Tek başına karaciğer yağlanması riskini 2 katın üzerinde artırıyor. İlginç bir bulgu olarak, bu çalışmada insülin direncinin karaciğer yağlanmasını tahmin etmede diyabet tanısından daha etkili olduğu görülmüştür.

Çalışmalar ve istatistikler ne diyor?

Çalışma sadece tıbbi değil, ilginç bir toplumsal veriye de değiniyor:

* Gelir Düzeyi Etkisi: "Yüksek gelir grubu"ndaki bireylerin, çok düşük gelir grubuna göre karaciğerde ciddi sertleşme (fibrozis) geliştirme olasılığı yüzde 75 daha düşük bulunmuştur. Bu durum, sağlıklı gıdaya erişim ve yaşam tarzı kalitesinin karaciğer sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini göstermektedir.

* Obezite ve Fibrozis: Karaciğerde kalıcı doku hasarı (fibrozis) riskini en çok artıran faktör obezitedir (4,8 kat).

* Diyabet (Şeker Hastalığı): Karaciğer hasarı (fibrozis) için güçlü bir risk faktörü (2,1 kat artış).

* İnsülin Direnci (HOMA-IR ≥ 2,5): Fibrozis riskini tam 4,2 kat artırıyor.

Sonuç: Kişinin şeker hastası olması gerekmiyor; sadece insülin direncinin olması bile karaciğerin sertleşmesi için diyabetten daha büyük bir risk oluşturuyor.

Türkiye'de "şekerim henüz sınırda" diyen hastaların aslında karaciğer hasarı açısından büyük risk altında olduğu vurgulanıyor.

Karaciğer yağlanması erkeklerde daha mı fazla?

Türkiye verilerine göre erkeklerde karaciğer yağlanması görülme oranı kadınlara göre daha yüksektir. Ancak fibrozis (hasar) aşamasına gelindiğinde kadınlarda oranların erkeklerle benzer olduğu, hatta çok hafif daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Türkiye'de karaciğer yağlanması hastalığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'de karaciğer yağlanması artık sadece bir "bulgu" değil, bir salgın boyutundadır.

Araştırma sonuçlarına göre özellikle metabolik sendromu (tansiyon, şeker ve kolesterol üçlüsü) olan bireylerde karaciğerin taranmasının kritik önemde olduğu vurgulanmaktadır.

Karaciğer yağlanması sadece karaciğeri değil; tüm vücut sistemini (kalp, damar, hormonlar) etkileyen "metabolik bir buzdağının" görünen kısmıdır.

Amerika Birleşik Devletleri gibi obezitenin yüksek olduğu ülkelerde sigaradan sonra ikinci en sık ölüm sebebidir.

Günümüzde karaciğer kanserinden ölüm oranları artmaya devam etmektedir. Artan obezite, karaciğer yağlanması ve iltihabı karaciğer tümör oluşumu için yeterlidir; illa siroz olmak gerekmemektedir.

Karaciğer yağlanması olan kişilerin ölüm oranları sağlıklı bireylerden 12 kat fazladır.

Bir uzmana göre vicdanlı çocuk yetiştirmek için 5 öneri

Pekmez ve yoğurt birlikte tüketilir mi? Uzmanından yeni öneri: Pekmezi C vitaminiyle tüketin

Kronik böbrek hastalığı risk gruplarında kimler var? Nefroloji Uzmanı testleri açıkladı

Balık yoğurtla yenirse zehirler mi? İşte bu konuda uzmanların söylediği