Bu takıların bir hikayesi var

Bir kadının günlük şıklığını tamamlayan en önemli parçasıdır aksesuar. Son yıllarda birbirinden farklı ve birbirinden şık aksesuar markası girdi hayatımıza. Bunun bir örneği Lucky Culture markası. Yonca Akbayrak ve Beste Cesur'un hem tasarlayıp, hem yönettileri Lucky Culture markasını onlardan dinledik.

Elif DEMİRTAŞ BİLİR

elif.bilir@aksam.com.tr

1-Lucky Cultıre markasının hikayesinden bize biraz bahseder misiniz?

Lucky Culture; kurumsal hayattan elini eteğini çekip, kendi işini yapmak, yaratmak isteyen iki kadının yollarının kesişmesi ile doğdu. Önceleri hobi olarak başladığımız bu iş, ortaya çıkan tasarımlar, hikayeler ile kendiliğinden büyüdü ve Lucky Culture kısa sürede tanınan ve sevilen bir marka haline geldi.  

2- Markayı iki ortak olarak yönettiğiniz biliniyor. Yaratım sürecinde iki ortak olmanın marka için artıları neler?

Öncelikle kendinizi hiçbir zaman yalnız hissetmiyorsunuz. Negatif veya pozitif bir durumla karşılaştığınız zaman, size destek olacak, duygularınızı paylaşacak biri hep yanınızda oluyor. Bizce ortak olmanın en büyük artısı da bu. Bunun dışında tabii ki 2 kişinin vizyonu, ortaya çok daha yaratıcı takıların çıkmasını sağlıyor. Birimizin fikri diğerininki ile birleşince orijinallik daha da artıyor.

3- Markanızın sloganı "Hikayesi olan takılar" , nereden ilham olarak bu sloganı seçtiniz?

Biz bu işe başlamadan, tasarımlara karar vermeden önce hikayelere karar verdik. Tasarımlarımızın çoğu hikayelerinden doğdu ve şekillendi. Bizce bir kolye sadece bir kolye olmamalı. Onu takacak kişiye hikayesi ile bir his ve ayrıcalık sunmalı. Yola çıkış noktamız hikayeler olunca sloganımız da kaçınılmaz olarak ‘’Hikayesi olan takılar’’ oldu.

4- Koleksiyonlarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?
Türk topraklarında inanılmaz bir tarih, kültür ve malzeme var. Ayrıca birimizin ailesi antikacılıktan geliyor. Durum böyle olunca, bize de bu zenginlikten yararlanmak kaldı. Eski Anadolu Uygarlıkları, evrensel semboller, kutsal geometri, doğanın önemli parçalarından olan doğal taşlar koleksiyonlarımızın temel taşlarını oluşturuyorlar.

5- Koleksiyonlarınıza baktığımızda Türk motif ve sembollerini taşıdığını görüyoruz.  Yurtdışı platformunda ileride bu tasarımlarla ülkemizi temsil etmeyi düşünüyor musunuz?
Türk kültürü ve topraklarının zenginliği maalesef dünyada hak ettiği değeri görmüyor. Bu yolla ülkemizin tarih ve kültürünün tanıtımına katkıda bulunmak ve ülkemizi temsil etmeyi elbette çok isteriz. Bununla ilgili çalışmalara da başladık.

6- Kristal koleksiyonundan bahsedelim. Kristaller insan ruhunu nasıl besliyor?
Daha önce de bahsettiğimiz gibi kristaller ve doğal taşlar bizim vazgeçilmezimiz. Bunun en büyük sebebi yapılarının insan DNA’sı gibi tek ve eşsiz olması. Bu da bize güzel hikayeler yaratmamız için fırsat veriyor. Ayrıca hepsinin kendi içinde enerjileri, özellikleri ve faydaları var. Bu sayede ihtiyacınız olanı kullanıp, bundan beslenebilir ve fayda sağlayabilirsiniz. Kristaller anlatmakla bitmez, fakat şunu söyleyebiliriz ki doğanın mucizesi olan bu yapı taşları gerçekten de insana sonsuz faydalar sağlıyor.

7- Bayan koleksiyonun yanı sıra Raw adını taşıyan bir de erkek koleksiyonunuz var, biraz da ondan bahsedebilir misiniz?
Türkiye’de erkek takısı konusunda bir açık olduğunu düşünüyoruz. Erkekler, eskisinden çok daha fazla giyimlerine, görünümlerine ve aksesuarlarına önem veriyorlar. Erkek koleksiyonumuz çok sade ve günlük olduğu için birçok erkek tarafından rahatça kullanılabiliyor. En az kadın takıları kadar tercih ediliyorlar.

8- Takıları daha çok bayanlar tercih ettiği için erkek koleksiyonu hazırlamak sizin için riskli bir karar mıydı?
Tam tersi erkek takısında rekabetin az olması bize avantaj sağladı. Yakın bir zamanda erkek koleksiyonumuzu genişletecek ve çok daha fazla modelle görücüye çıkacağız.