90'lı yılların en popüler programlarından olan 'Yasemin'in Penceresi' programı ile ekranları kasıp kavuran Yasemin Bozkurt, Hürriyet'e özel açıklamalarda bulundu. İbrahim Tatlıses'i programına konuk ettiği bölümü anlatan Yasemin Bozkurt, şunları söyledi:
'İbrahim Tatlıses o dönem fenomendi ve yanına kimse yaklaşamıyordu. Telefon ettim; 'Size kıro diyorlardı, şimdi de kral. Gelin kıroluk ve krallık günlerinizi anlatalım. İnsanlar bundan ders alsın. Mağarada doğan bir adamın, kendine güvenirse bir gün Türkiye'nin en ünlüsü olacağını sizinle öğrensinler' dedim. Bu İbrahim Bey'i çok etkiledi, 'Tamam yapalım' dedi. Dehşet bir hayattı... Bununla yetinmeyip Urfa'ya gittim. Orada çok önemli röportajlar yaptık. Ama kanal dedi ki 'İbrahim Tatlıses'in hayatında iki önemli kadın var; Derya Tuna ve Perihan Savaş. İkisiyle de evlenmemiş, ikisinden de çocuğu var. Bunların ikisi de gelmezse program olmaz.
Perihan Savaş'ı aradım, 'Senin yediğin bir yumruk var, yıllar sonra gel ekranda hesabını sor. Sen gelmezsen bu program olmayacak' dedim. O da geleceğini söyledi. Derya Tuna çok kolaydı, çünkü mutlaka İbrahim Bey ona anlatmıştı. O da kabul etti.
Akşam 9 buçukta İbrahim Tatlıses stüdyoya geldi, biz de 9'da Perihan Savaş'ı otelden alıp stüdyoya getirdik. Reji arabasında beklettik. Önce Perihan hakkında VTR girdi. İbrahim Bey gelmediğini sandı ve birden kapı açıldı, içeri Perihan girdi.
Ben 'Perihan Savaş'ın hangi gözünü morartmıştın?' diye sordum. Biraz bozuldu ama cevapladı. Şimdi bile o soruyu sormak cesaret ister. Aksiyon filmlerini andıran bir çekimdi.
Program pazartesi akşam yayınlandı. Ertesi sabah erken bir saatte telefon çaldı. Kanaldan, önemli mevkiden birisi arıyordu. '1 numara olmuşuz, en çok izlenen programız' dedi.'