GÜLCAN TEZCAN
Vefatıyla Türkiye'yi hüzne boğan Cüneyt Arkın, rol aldığı filmlerle sadece ülkemizde değil İran ve İngiltere ve İtalyan sinemasında da büyük ilgi gören bir aktördü. Ancak Cüneyt Arkın, yurtdışı şöhretinin peşi sıra gitmek yerine ülkesinde sevdiği işe devam etmeyi seçti. Büyük usta Halit Refiğ, Cüneyt Arkın'ın kişisel web sayfasında yer alan bir yazısında oyunculuğundan övgüyle söz ettiği Arkın'ın dünya ölçeğinde ne kadar büyük ilgi gördüğünü şu cümlelerle anlatmıştı: "1970 yılında İranlılarla ortak bir yapım olan Adsız Cengaver'in çekimi için bir araya geldiğimizde Cüneyt Arkın Türkiye'nin en popüler oyuncusu haline gelmişti. Adsız Cengaver'in teknik işlemleri Londra'da Rank stüdyolarında yapılmıştı. Filmi seyreden İngilizler Cüneyt Arkın'ı atletik kabiliyetleri ve yakışıklılığı ile Burt Lancaster'dan bu yana en önemli sinema kişiliği olduğunu belirttiler. Adsız Cengaver'in İran'daki gösterimleri için Tahran'a davet edildiğimde şehrin en önemli beş sinemasında Cüneyt Arkın'ın beş ayrı fiImi oynamaktaydı."
Beyazperdede temsil ettiği imgelerin bugün kimi çevrelerce 'ırkçı' olarak değerlendirilmesi Arkın'ın böyle bir çizgiyi tercih ederek nasıl isabetli bir karar verdiğini doğruluyor.
Adaleti sağlayan, kötülere hak ettiği cezayı veren, sahtekarların, entrikacıların, bu milleti yok etmek isteyenlerin başına bela olan Kara Murat, Malkoçlu, Battal Gazi bizim kahramanımızdı. O yüzden tahta kılıçla on kişiyi yere sermesine şaşırmazdık. Onun rol aldığı kahramanlık filmleri kendimize inancımızı pekiştirirdi.
Arkın'ın canlandırdığı karakterlerin beyazperde nasıl bir anlam dünyasına karşılık geldiğini anlamak için Mustafa Metin'in Folklor Akademi Dergisi'nde yayınlanan Sözlü Anlatıların Bir Devamı Olarak Battal Gazi Filmlerinin Epik Karakteri başlıklı makalesine bakmakta fayda var: "Cüneyt Arkın, bu filmlerde vatansever, yiğit, savaşçı, dürüst, güçlü erkek tipini canlandırır. Bu tipler Türklüğün ve Müslümanlığın temsilcisidir, Türklüğe ve Müslümanlığa düşman olanları yok ederler. Yunanistan'la Kıbrıs ve kıta sahanlığı çatışmalarının, ABD ve NATO ülkeleri ile silah ve ekonomik ambargo sorunlarının ve ülke içinde çatışmaların yaşandığı bir dönemde Cüneyt Arkın'ın tarihî filmleri Türk milletine bu sorunlarla baş etmek için manevî bir güç vermiştir. Osmanlının son dönemlerinde Ömer Seyfettin'in Pembe İncili Kaftan, Topuz, Kütük vb. hikâyeleriyle yaptığını Cüneyt Arkın tarihî filmleriyle yapmıştır."
Pek çok filminde toplumsal sorunlara dikkat çeken ancak hayatı boyunca politize olmayan, herhangi bir izm'le bağ kurmayan Arkın'ın ısrarla milletine ve ülkesine bağlılığı, toplumsal değerlere saygılı olmayı tercih etmesi vefatında siyasetüstü bir kimlik olarak uğurlanmasının da en temel nedeni.