Hüsna Köşger
TRT ortak yapımı Öğretmen filmi 20 Ekim'de vizyona girmeye hazırlanıyor. Kafalar adlı grubun üyesi olan ve sosyal medyaya çektikleri videolar ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan oyuncu ve müzisyen Bilal Hancı, Öğretmen filminde rol alan isimler arasında yer alıyor. Kafalar grubu üyesi oyuncu ve müzisyen Bilal Hancı, hem yeni filminde kimsenin bilmediği detayı hem de Kafalar grubuyla ilgili hayranlarını mutlu edecek yeni çalışmalarını, AKŞAM'dan Hüsna Köşger'e anlattı.
Daha önce beyaz perdede görmediğimiz, belki bundan sonra da görebilir miyiz kesinliği olmayan; futbolda Fenerbahçe - Trabzon karşıtlığını anlatan bir hikaye Öğretmen. Senaryoyu okuduğunuzda, sizi etkileyen kısımları neydi peki?
Film ilk geldiği zaman bana, yapımcımız Bilal Ağabey, Fenerbahçeli öğretmeni oynamamı teklif edeceğini, bana reddedemeyeceğim bir para teklif edecek de oynamayı reddedemeyeceğim diye düşünmüştüm. Filmde beni etkileyen şeyi şimdi söyleyemem, filme gidip görülecek bir şey. Çok etkilenmiştim ama ondan. Çünkü Trabzonspor ve Fenerbahçe arasındaki bu gerilim benim çok istediğim bir şey değil. Tabii 20'li yaşlarımda ben de, kanım kaynarken öyle düşünüyordum ama olgunlaştıktan sonra öyle düşünmüyorum. Bu filmin de Trabzonspor ve Fenerbahçe arasındaki gerilimin aza düşmesine hizmet edeceğini düşünüyorum.
Peki Bilal Hancı nasıl bir rolde seyirci karşısına çıkıyor?
Rolüm filmde şöyle; köyde yaşayan ve birbirlerine düşman iki aile var. Bu ailelerin de birbirleriyle gizli gizli sevdalık eden çocukları var. Ailelerinin izin vermeyeceklerini bildikleri için bir türlü kavuşamıyorlar. Ancak kız da, evlenebilmeleri adına sevdiği düşman ailenin oğlunu zorluyor. Bu tarz bir macerada karakterim.
TRT ortak yapımı olarak seyirciyle buluşacak Öğretmen filmi. Bu bağlamda TRT'nin sunmuş olduğu desteği nasıl yorumlarsınız?
TRT geniş kitlelere ulaşan, Türkiye'de en fazla izlenme oranları alan kanal. Onun özellikle reklam gücünü arkamızda hissetmek çok önemli. Konusu da ilginç bir film; Fenerbahçeli bir öğretmen, Trabzon'un Çaykara köyüne tayin oluyor. Ve koyu fanatik bir Fenerbahçe taraftarı, maçları nasıl izleyecek ve sevinçlerini nasıl yaşayacak? Böyle bir konuya sahip bir filmin tanıtımını TRT yaptığı zaman, arkamızda o gücü hissetmemek imkansız.
"Karadeniz filminde oynamayı hep çok istemiştim"
Memleketinizde film çekmek nasıldı? Bildiğiniz bir ortamda çalışmak, sizi daha özgür hissettirmiştir illa ki.
Hep istemiştim. İnternet dünyasında kariyerime başlayıp ünlü olduktan sonra iki tane film çektik ama hiçbiri bir Karadeniz filmi olmadı. Bir tane Karadeniz filminde oynamayı çok istemiştim hep. Yapımcımız da benim çok sevdiğim bir ağabeyim. Ondan da teklif gelince, keyifli geçeceğini düşündüm ve kabul ettim.
Bu sizin üçüncü sinema filminiz oluyor. Rol aldığınız iki projede de önemli isimlerle kamera karşısına geçtiniz, kendinizi şanslı hissediyor musunuz?
Tabii ki de şanslı hissediyorum. Özellikle Metin Akpınar kısmında çok heyecanlanmıştım. Metin Akpınar ile filmde sadece bir replikli sahnem vardı. Metin Akpınar bana doğru dönüyor ve "Öyle değil mi evladım?" diye soruyordu, "Evet, öyle dedeciğim" diyordum. Bütün filmin içerisinde, en çok heyecanlandığım sahneydi. Çocukluğumuz, onların filmlerini seyretmek ile geçti yani. Onda şöyle enteresan bir durum fark etmiştim. Sette sadece kendi laflarımızı ezberlerdik ama o, sahne içerisindeki bütün oyuncuların sözlerini ezberliyordu. Sahne sırasında lafını unutan birisi olursa, hemen söylüyordu o kişiye. Kısa hızlandırılmış bir okul gibi oldu. Onlardan çok şeyler öğrendik oyunculukla alakalı.
YouTube'de yakın arkadaşlarınız ile beraber kurmuş olduğunuz Kafalar grubunun yayınları ile tanınmaya başladınız. Yola ilk çıktığınızda, bu denli bir geniş çaplı tanınmayı bekliyor muydunuz? Yoksa her şey yolda kendiliğinden mi gelişti?
Umut ediyordum ama bu kadar olacağını beklemiyordum. Evet buralardan tanınıp para kazanmak, insanların ilgisini ve sevgisini kazanmak... Bunu hep düşündüm, umut ettim, hayal ettim. Ama bu kadar olacağını, milyonlara ulaşacağını düşünmemiştim. O yüzden bu konuda da, Allah'ın yürü ya kulum dediği insanlardanım herhalde.
"Kafalar ile dijitale sürpriz bir projemiz var"
Kafalar ile ilgili sürpriz bir proje gelir mi?
Evet sürpriz bir projemiz var. Dijital bir iş yapmayı düşünüyoruz. Şu anda oluşum aşamasında. İyi bir dijital platformda olacak inşallah.
Sosyal medyanın ya da diğer bir deyişle YouTuberlığın halen eski konumunda/değerinde olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce Z kuşağı dediğimiz kuşaktakiler de, yeterince ilgi gösteriyor mu bu alana?
Tabii ki. Özellikle TikTok'tan sonra. TikTok çok muazzam bir şekilde orayı ele aldı. Eskiden biliyorsunuz belirli akımlar oluşuyordu, şu anda bütün akımları TikTok oluşturuyor. Çok güçlü. Öyle ki Kibariye'nin 20 yıl önce çıkmış şarkısını bile TOP1 yapabiliyor oluşturduğu akımlarla.
Bireysel çalışmalarınıza ağırlık veren birisiniz, peki bir gün kendi yazdığınız bir senaryoyla film projesi gelir mi?
Kalemim çok kuvvetli değil. Fikir anlamında tamamım ama bir senaryoyu oluşturabilecek kadar bu işin üstüne düşmedim hiç. Düşsem belki yaparım ama şu anlık öyle bir şey düşünmüyorum.
"Sosyal medya tanınırlığım olmasaydı, müziğe adım atmazdım"
Bir yandan Bilal Hancı deyince müzik de geliyor. O nasıl hayatınıza dahil oldu? Profesyonel anlamda sahneye çıkmak hep hayalinizde olan bir şey miydi?
Müzik hep hayalimdi. Küçüklüğümden beri hep şarkı ve türkü söylerdim, etrafımdakiler de ne kadar güzel sesin var derlerdi. Okulda, üniversitede çıkar söylerdim. Bu tanınırlığı yakaladıktan sonra, bir tane deneyeyim neden olmasın dedim. 2018 sonunda Ağlama Beni Ana isimli şarkım yayımlandı, 70 milyon dinlenmeye ulaştı. Sonra dedim ki insanlar beğeni ve yapmaya devam ettim, sırayla diğer şarkılarım geldi.
Sosyal medya tarafı olmasaydı, müzik yine bir şekilde hayatınızda olur muydu?
Hayır olmazdı, o cesareti bulamazdım ben bilmiyorum. Sıfırdan birisinin şarkıcı olması çok zor bir şey. Çok yetenekli insanlar, inanılmaz yetenekli sesler var Türkiye'de ama o kıvılcımı yakalamak çok zor bir şey.