Anoreksiya nedir kimlerde görülür Anoreksiya nedenleri tedavisi nasıl? (Bahar Candan kimdir)

Kanal D'de yayınlanan 2. Sayfa programına katılan İşte Benim Stilim yarışmasının genç kızı Bahar Candan, zayıflığı hakkında durumunu anlatarak, erkek arkadaşından sıkıldığını başka çocuklarla çıkmak istediğini belirtti. Paylaştığı bu pozlarla anoreksiya hasta olduğu iddia edilen Bahar Candan, Kanal D 2. Sayfa programında photoshop kullandığını ve bir hastalığını olmadığını söyledi. Candan, ''Anoreksiya değilim. Onun kötü bir şey olduğunun farkındayım. Ben ve arkadaşlarım beni çok beğeniyoruz. Photoshop yapmadığım bir fotoğrafım yok. Daha çok photoshop yaptığım fotoğrafım var.'' şeklinde konuştu. ''Benim anoreksiya olan bir sürü arkadaşım var. Olmak istemiyorum, onlara üzülüyorum. Bazen insanlara şaka yapıyorum. 'Anoreksiya aşk' yazıyorum. Çünkü yanımdaki arkadaşım anoreksiya.'' ''Beyaz pantolonlu fotoğrafımda daha çok photoshop var. Ablam beni aradı. ‘Çok endişelendim’ dedi. ‘ablacım photoshop yaptım’ dedim. Ben zayıf değilim, boyum çok uzun.'' Anoreksia Nervoza’ nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.

Yarışmada yaptığı garip hareketlerle ve konuşma tarzıyla sosyal medyada bir dönemin alay konusu olan Bahar Candan, sosyal medyada paylaştığı pozlarla konuşulmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir fotoğrafta zayıflığı gözden kaçmayan Bahar Candan'ın hasta olduğu iddia edilmişti. Anoreksiya Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95'i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır. En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur. Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar. Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

Anoreksiya nedir? 

Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95'i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.

En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur. Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar.

Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler gözlenebilir. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

Anoreksia Nervoza’ nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.

Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir:

1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.

3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.

4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması

Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda “patlayıncaya dek” yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.

Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar

Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun Alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.

Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir.

Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.

Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.

Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.

Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:

Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.

Kimlerde görülmektedir:

Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.

Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.

Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:

- Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.

-Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok Diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.
- Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.
-Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı
-Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı
- Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:

- Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler
- Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.
- Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler
- Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.

Hastalığın seyri:

Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.

Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:

-Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam
-bulimianın hastalığa eslik etmesi
-Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları
-Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)
-Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.
Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.

Tedavi:

Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlamıştır. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir. Eğer yeme bozukluğu hayati tehdir eden kilo kayıplarına neden olmuşsa bu hastalara tüple beslenme desteği (nazogastrik veye PEG ile) hayat kurtarır.

İşte Benim Stilim Bahar Candan anoreksiya hastası mı Kanal D'de itiraf etti

Paylaştığı bu pozlarla anoreksiya hasta olduğu iddia edilen Bahar Candan, Kanal D 2. Sayfa programında photoshop kullandığını ve bir hastalığını olmadığını söyledi. Candan, "Anoreksiya değilim. Onun kötü bir şey olduğunun farkındayım. Ben ve arkadaşlarım beni çok beğeniyoruz. Photoshop yapmadığım bir fotoğrafım yok. Daha çok photoshop yaptığım fotoğrafım var." şeklinde konuştu.

ONLARA ÜZÜLÜYORUM

"Benim anoreksiya olan bir sürü arkadaşım var. Olmak istemiyorum, onlara üzülüyorum. Bazen insanlara şaka yapıyorum. 'Anoreksiya aşk' yazıyorum. Çünkü yanımdaki arkadaşım anoreksiya." "Beyaz pantolonlu fotoğrafımda daha çok photoshop var. Ablam beni aradı. ‘Çok endişelendim’ dedi. ‘ablacım photoshop yaptım’ dedim. Ben zayıf değilim, boyum çok uzun."

BENİM ANNEM KOLEJDE TÜRKÇE ÖĞRETMENİ

Atasözleri ve deyimleri çok iyi bildiğini söyleyen Candan, "Benim annem bir kolejde Türkçe öğretmeni. Ben atasözleri ve deyimleri çok iyi biliyorum. Bir konuşma içerisinde insan bazen takılabiliyor." dedi.

ARKADAŞLARIM DA BENİM GİBİ KONUŞUYOR

"Benim sosyal ortamımda benim konuşma şeklime alıştık. Benim arkadaşlarım da benim gibi konuşuyorlar. Bize normal. Benim gittiğim yerlere baktığınızda, benim arkadaşlarımla zaman geçirdiğinizde ben standardım."

ESER YENENLER'İN EVİNE GEÇTİK

Murat Boz ve Eser Yenenler'le beraber yakalanan Candan, “Biz o gece ablamla Emirgan’da bir restorandaydık. Sonrasında Eser Bey’in evine geçtik. Onun evi adeta bir restoran gibi son derece ferah ve rahat bir ortama sahip… Bizim yaptığımız şey de ev oturmasıydı, ben kola içtim ve ‘Dondurma’ şarkımı söyledim. Zaten onların hayranıyım ve Murat Boz ve Eser Yenenler, benden 15 yaş büyük! Ayrıca yazılıp çizildiği gibi bir ilişkiyi bitirme durumumuz olmadı çünkü Aslı Enver ve Murat Boz ayrıydı.” şeklinde konuştu.

Avukat olunca tarzını değiştireceğini belirten Bahar Candan, "Anladığım kadarıyla benim Instagram sayfamı eleştiriyoruz. Gelecekte avukat olunca tarzımı değiştireceğim. Benim Instagram sayfama bakarsanız ben ne popülerse onu yaptım. Sarı saç modaysa benimkiler beyazdı. Şuanda mirror selfie moda." dedi.

BENİM GİBİ DAVRANMAYA BAŞLIYORLAR

"İnsanlar benimle arkadaş olmaya çalışıyorlar. Oluyoruz. Sonra benim gibi davranmaya başladıklarında o ilişki çatırdamaya başlıyor. Ben daha olgun istiyorum. Ama benim gibi davranmaya başlayınca olmuyor. Ben Einstein’in denge teorisine çok inanıyorum. Ben çok iyi okullara gitmiş bir kızım."

NASIL OLSA BARIŞACAĞIZ

İlişki hayatı hakkında konuşan Bahar Candan, "Çıktığım çocuklara bakarsanız ayrılıyoruz, geri barışıyoruz… Ayrılıyoruz, geri barışıyoruz… Neden ayrılıyoruz bilmiyorum. Nasıl olsa geri barışacağız. Şuanda ayrıyız. 2 yıl oldu ilişkimiz.."

DAHA İYİ ÇOCUKLARLA ÇIKMAK İSTİYORUM

"Şuan 20 yaşındayım. O benden 6 ay büyük. 20,5 yaşında… Ben daha iyi çocuklarla çıkmak istiyorum. Çünkü o bazen kötülük yapıyor. Çok daha iyi çocuklarla çıkabilirdim o da onu daha çok seven kızlarla çıkabilir. Arkadaş çevremiz de çok kalabalık değil. Yeni insanlarla tanışsak…"

MESAJIMA GEÇ CEVAP VERİYOR

"Hayal gücünü geliştirirsen beni anlayabilirsin, yoksa anlayamazsın. Mesajıma geç cevap veriyor, o zaman çok sinirleniyorum. Mesaj atınca bekliyorum çünkü. Son görülme, mavi tik…"

BAHAR CANDAN KİMDİR

 İşte Benim Stilim yarışmasıyla adını duyuran Bahar Candan, 17 Şubat 1998 yılında İstanbul’da doğdu.

BABASI DOÇENT DOKTOR

Aslen Yardımcı Doçent Doktor Hakan Candan'ın ortanca kızı olan Bahar Candan, Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıfta okuyor ve avukat olmak istiyor.

Sesi, tarzı ve kendine has kişiliğiyle sık sık magazin sayfalarına konu olan Bahar Candan, Elizitm isimli Instagram hesabında iddialı paylaşımlarda bulunuyor. Instagram hesabının sadece elitlere yönelik olduğunu dile getiren Bahar Candan, sık sık bahsettiği babasını ise şu sözler anlattı: “Babam eğitimci olmasının yanında dinini yaşayan biri. Namaz kılan, oruç tutan, düşünceleri muhafazakâr bir insan.”