‘Survivor’da kendimi ifade edemedim

Eda Akkaya, oyunculuk kariyerinde emin ve sağlam adımlarla ilerlerken Survivor 2016 yarışmasına katılarak dikkatleri üzerine çekti. Ünlüler takımında yer alan ve yarışmalarda başarılı bir performans sergileyen Akkaya, 54 gün boyunca zor ada şartlarında yarıştı. Şimdilerde birçok dizi ve film projeleri için görüşmeler halinde olan genç oyuncu, hayalini ve ideallerini AKŞAM Life’a anlattı.

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı? 

Çok asi ve dediğim dedik bir çocuktum. Bugüne kadar hep burnumun dikine gittim. Oyunculukta onlardan biriydi. Çocukluktan bu yana aklımda olan tek şeydi diyebilirim. Babam kesinlikle oyuncu olmamı istemiyordu. Nedeni de her ailede olduğu gibi maaşlı bir işin mesai saatlerin bir güvencen olsun mantığıydı. Bunun üzerine hırslandım ve oyunculuk üstüne eğitimler aldım. 
Dizide oynarken bir anda Survivor’a katılmak nereden aklınıza geldi? 
İlk başta gerçekten çok korktum. Her işe umutla ve hevesle başlıyorsunuz sonuçta. Yapımcımızın karşısına geçip durumu anlattım ve kendisinden izin istedim. Fakat hâlâ endişelerim vardı; döndüğümde işsiz kalırsam diye… Ancak çevremdeki herkese şunu söylemiştim. “Gitmezsem çok pişman olacağım ‘evet’ korkuyorum ama kendimi denemek istiyorum” demiştim. Şimdi de iyi ki ‘gitmişim’ diyorum. 

ADADA BÖCEK YEMEDİM 

Adaya ilk ayak bastığınız anda neler hissettiniz? 

Adaya ilk ayak bastığımda temizlik hastası olduğum için ve karıncalardan çok korktuğum için kafamda ‘sen ne yaptın?’ sorusu belirdi. Ellerim ve ayaklarım çamur, kıyafetlerim nemli, ayakkabılar ıslak, havlu yok, sabun yok... ‘Sakin ol Eda’ dedim. Elindeki tek materyaller kendinsin dedim ve ağlamaya başladım. Sonrasında kendime şunu hatırlattım: Müjgan Dinç’in kızısın, dayanıklısın, güçlüsün. Annen bunu öğretti sana! Kurtlar sofrasındasın ve savaşman lazım dedim.
Gerçekten aç kaldığınızda böcek tarzı bir şeyler yediğiniz oldu mu?  
Survivor boyunca sürekli açlık çekiyorsun zaten bunu insanlara anlatman çok zor. Döndüğümden bu yana sürekli şu soru soruluyor: yemek veriyorlar mı, vermiyorlar mı? Gerçekten yemek vermiyorlar. O açlık sizi öyle bir terbiye ediyor ki kuru ekmeğin değerini bile anlıyorsunuz. Böcek yemedim hiç... Şanslıyım galiba (gülüyor). Ama şunu hatırlıyorum. Kumsalda otururken kumun üzerine yemeklerin ismini yazıp hayal kuruyordum. Tabii ki onun üstüne gidip tek yiyebileceğin bir şey var: O da coconat… 
Adada düşman olduğunuz, kesinlikle görüşmem dediğiniz kimse var mıydı? 
Survivor’da herkes birbirinin arkasından eleştiriler yapmıştır. Bu çok normal açsın ve sürekli yarışman lazım karnının doyması için… O yüzden düşmanlık demeyelim de iletişim kuramadığım insanlar tabii ki var ama onlarda bende kalsın. 

SURATSIZ BİRİ DEĞİLİM

Sizce neden elenmiş olabilirsiniz? 
Duygusallığı bu kadar fazla had safhada yaşayacağıma asla inanmazdım. Fakat duygusallığım arttıkça performans anlamında da kendimi bıraktım. Ve kendimi ifade etmemeye başladım. Bu ikisi olmayınca Survivor’da tutunmanız biraz zor ve çıkınca gördüm ki sürekli surat asmışım. “Bu ben olamam, hayat dolu bir insanım. Bu kadar mutsuz nasıl görünebilirim” dedim. 
Yarışma sonrası en büyük pişmanlığınız ne oldu? 
Survivor’daki mutsuzluğum ve performans konusunda büyük pişmanlık yaşadım. Keşke daha çok çabalasaydım ve eğlenceli taraflarımı insanlara gösterebilseydim dedim... Onun dışında bir pişmanlığım herhalde yoktur (gülüyor). Daha 25 yaşındayım ve yaşamı hayatı yeni öğreniyorum. 
Peki şimdi sizi nasıl projelerle ekranda göreceğiz? 
Yeni sezonda başlayacak diziler için yapımcılarla görüşüyorum. Şu an tüm enerjimi bu görüşmelere yönlendirdim. Eski formuma dönmek için de crosfitt ve pilates yapmaya başladım. 
Hayalinizde nasıl bir kariyer hedefi var? 
Bugüne kadar hiçbir şey için acele etmedim. Yavaş olsun fakat sağlam olsun dedim. Karşımda basamaklar çok dik ve yüksek olan bir kariyer merdiveni var ve basamakları bilgi tecrübe gibi argümanlarla doldurmam gerekiyor ki istediğim noktaya ulaştığımda başarı balonu yerine ego dolu bir balonla karşılaşmak istemiyorum. Ve oyunculuk bir meslek değil, bir hayat biçimiymiş. Her ilerlemede, yeni bir dizide şunu öğreniyorum. ‘Asla ben artık oyuncuyum’ dememelisiniz. Çünkü asla sonu yok... Hayat gibi.