buketkahramanbk@gmail.com
Günümüz aşklarının, âşıkların insanı yorduğu şu günlerde, mutsuzluğun had safhada dolaştığı şu günlerde geçmişte yaşanılan “ölümsüz aşklar” olarak nitelendirdiğim, o temiz duyguların gerçek anlamda var olduğu aşklardan bahsetmek istiyorum. Çünkü hepimizin biraz gerçek aşkın inancına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bakınız ölümün bile ayıramadığı Türk sanat camiasının en büyük âşıkları, aşkları…
Kemal Sunal- Gül Sunal: 1944 yılında İstanbul’da doğan Kemal Sunal, Ertem Eğilmez’in yönettiği Hababam Sınıfı serisiyle sinemaya transfer oldu. Sinemanın gülen yüzü, 1974 yılında Gül Sunal ile nikâh masasına oturdu. Çiftin bu evlilikten Ali ve Ezo ismini verdikleri iki çocukları oldu. Uçaktan hiç hoşlanmayan ve uzun yıllar boyu binmeyen Kemal Sunal, Balalayka filmlerinin çekimleri için arkadaşlarıyla birlikte Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirerek 56 yaşında vefat etti
Erol Günaydın- Güneş Günaydın: Usta oyuncu Erol Günaydın, 1965 yılında İzmir’e yaptığı bir turne sırasında tanıştığı Güneş Günaydın ile nikah masasına oturdu. Aile yaşantılarına gıptayla bakılan çiftin mutluluğuna, Güneş Günaydın’ın kanser hastalığına yenik düşerek 64 yaşında hayatını kaybetmesiyle gölge düştü. Erol Günaydın yaşadığı acıyı ‘Güneşimi kaybettim’ sözleriyle açıkladı. Eşinden 7 yıl sonra 2012’de hayata gözlerini yumdu.
Perihan Savaş- Zafer Savaş: Tiyatro yaptığı için okulda herkesin tanıdığı popüler bir öğrenciydi. Onun bir üst sınıfında okuyan Yılmaz Zafer de Savaş’ın gizli hayranlarından. Aradan yıllar geçti, bir gün İstanbul’da sanatçılar arasında popüler olan bir barda karşılaştılar. Bir yıl sonra da Bir Daha Umut adlı filmde birlikte rol aldılar. Çift 1987 yılında evlendi. Hem meslek hem de özel hayatları mutlu bir şekilde sürüyordu. Ta ki o beklenmedik olay gerçekleşene kadar. Yılmaz Zafer; 1994 yılında bir kalp krizi geçirdi. Henüz 38 yaşındaydı. Hayata geri döndü. Ama geçirdiği kriz yüzünden beyni zarar görmüştü. Savaş büyük aşkını kurtarmak için çok çabaladı, çok mücadele verdi. Ama başaramadı. Yılmaz Zafer 1995 yılında çok sevdiği eşini ve kendisini daha yakından tanıyamayacak olan oğlunu geride bırakıp hayata veda etti.
Yıldız Kenter- Şükran Güngör: Uzun yıllar önce tiyatronun parlayan genç yıldızlarından biriydi Yıldız Kenter... Bir gün aşk onun da kapısını çaldı ve karşısına Şükran Güngör çıktı. Çift, gözlerden uzak gerçekleştirilen sade bir törenle 1964 yılında dünyaevine girdi. Tam 46 yıl birlikte yaşayan ikiliden Şükran Güngör, yakalandığı amansız hastalık nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında yaşama veda etti.
Hakan Peker- Sinem Meriç: Müzik dünyasının en başarılı isimlerinden biri olan Hakan Peker, özel hayatını basından uzak tutmayı tercih eden bir isim... Son olarak üniversite öğrencisi Sinem Meriç ile aşk yaşayan Peker, sevgilisini bir an olsun yanından ayırmıyordu. İlişkileri basına yansıdıktan sonra evlenecekleri haberleri ortaya çıkan çiftin arasına ölüm girdi. Hakan Peker ile yaklaşık 2 yıl aşk yaşayan Sinem Meriç, okuduğu üniversitenin yurdunda intihar etti. Sevgilisinin ölümüyle sarsılan sanatçı, gözyaşlarına boğuldu. Hakan Peker şu an Arzu Peker’le evli.
Şarkıcı Hatice-Güney Aydan: Müzik piyasasına ‘Fidayda’ şarkısıyla hızlı bir giriş yapan Hatice, kendisi gibi şarkıcı olan Güney Aydan ile gizlice nikâh masasına oturdu. Güney Aydan, yakın zaman sonra lösemi hastalığına yakalandı. Güney Aydan, bu üzüntüye dayanamadı ve geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Hatice ise ‘o benim her şeyim’ dediği eşinin cenazesine sağlık sorunları nedeniyle katılamadı.
BİR RİHANNA DA SEN OLSAN BARİ
Cesur yeniliklerden hiç çekinmeyen Rihanna yine yapmış yapacağını, Barbados Cumhuriyeti’nde katıldığı festival için saçlarını turkuaz mavisine boyayan Rihanna festival için giyindiği kıymetli taşlardan oluşan tasarım kıyafet ile meşhur ‘Avatar’ filmini hemen getirdi akıllara. Dünya çapında böyle yenilikçi düşünceye sahip olan Rihanna’nın düşüncelerine en yakın bizde Hande Yener vardı. Ama gel gör ki, müzik gençleşiyor, yeni kişiler sağlam geliyor. Ben abartısız söylüyorum ki şu anda Aleyna Tilki’nin Rihanna ile baş edebileceğinin düşüncesindeyim. Genç yaştaki bu tatlı kızın inanıyorum ki birçok yeniliğe daha imza atacağına. O yüzden Aleyna Tilki’ye sesleniyorum bir Rihanna’da sen olsan bari, O sen olsan bari…