Rol için heyecanlanmam gerekiyor

‘Çakallarla Dans 5’te rol alan Didem Balçın, AKŞAM Life’ın konuğu oldu. Başarılı isimle, film üzerine sohbet ettik.

’Çakallarla Dans’ serisinin beşincisi geldi. Sizce, seyirciyi filme çeken şey ne oldu?

İlle de bir nedene gerek olmuyor sanırım. Seyircinin empati kurabilmesi, doğal oyunculuklar, doğru senaryo diye bir çok şey sıralayabilirdim ama ‘Çakallarla Dans’ın bir büyüsü var. Bu seyirciyi hep takipte tutuyor demek geliyor içimden.

Sette film kadar renkli anlar yaşadınız mı?

Emin olun daha da renkli anlar yaşadık. Perdeye çektiğimiz her şey yansısa film 6 saat olurdu. Gördükleriniz göremediklerimizin fragmanı diyelim. (gülüyor).

Beşinci seride, canlandırdığınız Fatma karakterini bu kez nasıl maceralar bekliyor?

Canlandırdığım Fatma değişmez, insanın değişmediği gibi. Ama zaman ve istekleri Fatma’yı az da olsa duygusal yapmış durumda… 

Oyuncu olarak sizi mesleğinizde en çok ne besliyor?

Oynayacağım rol için heyecanlanmak, korkmak, endişe duymak, hevesli olmak ve başarabilmek beni besleyen duygulardır. 

İSTEDİĞİN SÜRECE OYUNCU OLURUM

‘Çakallarla Dans 6’ gelir mi sizce?

66 bile gelir bence... (gülüyor). Şaka bir yana, seyirci seyrettiği müddetçe bu seri devam edecektir. 

Gelen teklifleri neye göre değerlendiriyorsunuz?

Beni besleyenleri cevapladığım soruda ki maddelere göre değerlendiririm her zaman. 

Kamera önüne yakışan herkesin oyuncu olması fikrine katılıyor musunuz?

Katılıp katılmama gibi bir durumum yok, açıkçası ilgilenmiyorum. Bir şekilde kameranın karşısında olmak değil, mühim olan yaşadığın ve istediğin müddetçe olabilmek. Ben istediğim müddetçe orada olacağım. 

Çevrenizde çok çakal var mı? 

Tabii ki çok fazla var. Çakallık çok garip bir kavram. Yani ben çakalım. Ben çakal değilim diye bir şey değil. Hayatta hepimiz bir şekilde bir yerlerde bir çakallık yapıyoruz çünkü...