ÇAĞLA GÜRSOY
Dilimize yerleşen en lezzetli ve keyifli yabancı kelime ‘Brunch’…
Cumartesi sabahı orada yaşayan arkadaşlarımızın tavsiyesiyle İskenderun sahilinde hem deniz kenarı hem de bahçe içerisindeki Petek Pastanesi’nin brunch’ına katıldık. Açıkçası beklentimi oldukça düşük tutarak gittiğim mekanda ‘yok yok’ dedirtecek türden bir açık büfeyle karşılaştım. Yöresel peynir çeşitleri saymakla bitmez. Reçeller, pekmezlerin yanında bir de mini pastalar, kazandibi, tavuk göğsü vb. tatlı büfesi. En can alıcı bölüm ise çeşit çeşit Türk mezelerinin sıralandığı büfeydi.
Brunch kültürü İstanbul’da bayağı yol katetmiş durumda. Dev açık büfe yanında döner servisi yapanmı istersiniz, çeşit çeşit şampanya kokteylleri sunanmı. İstanbul brunch’ında popülarite açık ara pazar günleri Four Seasons Otel’in düzenlediklerinde. Boğaz manzaralı, şampanyalı bu pazar keyfi için kişi başı 300 TL gibi bir bütçe ayırmalısınız. Arkasından Çırağan Sarayı ve Shangri La Otel’in brunchları lezzet ve lüksü bir araya getiriyor. Kahvaltımda havyar, ıstakoz biraz da sushi istiyorsanız buralar tam sizlik. Ben Türk kahvaltısının dibine vururum. Menemenim, mini pidelerim, pişilerim hatta boyoz’um önümde olsuncular için ise favoriler Karaköy Namlı Gurme ve Nezih Rumelihisarı buralarda da aşağı yukarı ayırmanız gereken bütçe 80 TL. Büfe veya fiks mönü değil de neyden ne kadar yiyeceğime ben karar veririmciler için hem rahat hem de ekonomik brunch favorileri Rumelihisarı Kale, Lokma, Emirgan Sütiş ve Çengelköy Çınaraltı. Dünya lezzetleri tatmak croissantlarla ağzınızı tatlandıracak sonrasında hamburgere atlayacağınız kafe brunchları için favoriler ise Emirgan La Boom, Yeniköy Sırçacı14, Moda Munchies Pancakes ve Nişantaşı Hardal.
Manzara ve lezzet ikisi bir arada
Beyoğlu Fındıklı’da Anjer Otel’in terasında bulunan ‘Lulu Hookah Lounge’ açıldığı ilk günden beri etrafımda konuşulup duruyordu. Birçok yeni kafe ve nargileci arasında neden herkes buradan bahsediyor derken kendim gidip görmek istedim ve müdavimleri arasına katıldım. Kış bahçesine çevrilmiş terasta üşümeden Boğaz manzarasının keyfini çıkarıyorsunuz. Dünya mutfağından enfes seçmelerle hazırlanmış yemek mönüsü yanında muhakkak denenmesi gereken tatlılar hele ki dondurma ve frambuaz sosla servis edilen kestane püresi ‘Kestaneli Mont Blanc’ açık ara favorim oldu. Kapanışı ise mekânın özel nargilelerini deneyerek yaptık. Nargile sunumlarının hepsi birbirinden güzeldi. Lulu Hookah Lounge benden tam not aldı meraklılarına tavsiye ederim.
Teras’taki bu ocakbaşının ‘Müptela’sı olacaksınız
Şehrin ocakbaşı konseptli ilk teras meyhanesine merhaba deyin. Güllerin Savaşı dizisinde Taner karakterini canlandıran yakışıklı oyuncu Uğur Kurul ve ortağının çiçeği burnunda mekânı Pera Müptela Ocakbaşı. Adanalıların İstanbul’da arayıp bulamadıkları lezzete çözümü Adana’dan kebap ustası getirerek bulmuşlar. Mezeler ise mevsime göre günlük çıkıyor. Mekânın en keyifli özelliği ise fonda çalan 80’ler ile 90’ların Türkçe parçaları. 75 kişilik bu ufak ve samimi meyhane Pera’daki en keyifli akşamlarımıza imza atacak gibi gözüküyor.