Hazal Adıyaman: Oyunculukta güzellik yeterli değil

‘Kalbimdeki Deniz’ dizisinin genç yeteneklerinden Hazal Adıyaman, aslında fizik okumuş. Cerrahpaşa’da Radyasyon Onkoloji bölümünde çalışan oyuncu, ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinden gelen teklifle oyunculuğa terfi olmuş.

- Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

Marmara Üniversitesi Fizik Bölümü mezunuyum. Okulu bitirdikten sonra Cerrahpaşa’da Radyasyon Onkolojisi bölümünde staj yaptım ve ardından çalışmaya başladım. Fakat toplamda 1 senelik bir süreç sonunda bu işin bir ömür yapmak için fazla üzücü olduğuna karar vererek işten ayrıldım. Bu dönemde ajansa kayıtlıydım, bir yandan reklam-dizi görüşmeleri yapıyordum. İlk işim olan Muhteşem Yüzyıl’la anlaşmamızla yaklaşık 1 sezon boyunca bu proje içerisinde yer alma şansına eriştim. Oyunculuğu deneyimledikten sonra yapmak istediğim işin kesinlikle bu olduğuna karar verdim.

ECE’YLE UYUŞMUYORUZ

- Dizide Ece karakterini canlandırıyorsunuz. Nasıl bir kız Ece?

Ece bu yaşına kadar gayet rahat yaşam koşulları içerisinde, yediği önünde yemediği arkasında yetişmiş bir genç kız.  Babanın kaybolması ve maddi çöküşün ardından hiç alışık olmadığı bir yaşam tarzına geçiş yapmak zorunda kalıyor. Bu da onu hırçınlaştırıyor fakat elbette ki zamanla asıl değerli olanın maddiyat değil maneviyat olduğunu anlayıp kendi içerisinde de bir değişime gidecek. Ece’yle çoğu konuda uyuşmuyoruz. Yaşadıkları tabiî ki çok zor ama sanırım ben ilk aşamadan itibaren daha destekleyici bir tutum sergilerdim.

- Sizce oyunculuk için güzellik mi yetenek mi daha önemli?

Güzellik hiçbir zaman başlı başına yeterli bir özellik değil. Evet, tabiî ki artıları olan bir durum. Fakat yetenek olmadan bu alanda ilerlemek, adım adım üst basamaklara çıkmak istiyorsanız imkansız. Sadece yetenek de kendi başına yeterli değil aslına bakarsanız. Çalışmak, sürekli çalışmak gerekiyor. Ucu bucağı olmayan, öğrenecek şeylerin bitmediği bir alan bu. 

EVCİL BİR YAPIM VAR 

- Bundan sonrası için oyunculukta hedefleriniz neler? Ulaşmak istediğiniz yer neresi?

Şu an için ilk isteğim bir filmde rol almak. Adım adım, sindirerek ilerlemeyi, acele etmemeyi tercih ediyorum. Ulaşmak istediğim yer… Bilmem, sizce “tamam, artık oldu” diyen bir oyuncu var mıdır? Ben sanmıyorum. Şu anki heyecanımın hiç geçmeden benimle olmasını diliyorum meslek hayatım boyunca. Ve sürekli bir sonraki adım diyebileceğim bir durumun var olmasını.

- Mesleğiniz dışındaki tutkularınız, hobileriniz neler? Boş vakitlerinizi nasıl geçiriyorsunuz?

Daha çok evcil bir yapım var. Gezmeyi, dolaşmayı seviyorum fakat her gün her gün hareketlilik bana göre değil. Fırsat bulduğum zamanlarda farklı yerlere gitmekten, görmediğim yerler görmekten daha çok keyif alıyorum son zamanlarda. Zaman zaman yalnız kalmaya, kendimi dinlemeye de ihtiyaç duyuyorum. 

- Etkilendiğiniz ya da kendinize örnek aldığınız, idolüm diyebileceğiniz bir oyuncu var mı?

Rol model aldığım, öykündüğüm yalnızca tek bir oyuncu yok. Çok etkilendiğim, hayran olduğum, izlediğim zaman tek bir anını tek bir bakışını kaçırmamak için göz kırpmak bile istemediğim oyuncular var. Birini söylesem diğerinde aklım kalacakmış gibi hissediyorum. Kendi hayatımdan, olduğum insandan oldukça uzak rolleri oynamak düşüncesi daha heyecan verici oluyor.